Antep Mutfağından Yumurtalı Keme Kavurması

Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi sizlerin ve bizlerin üzerine olsun. Hayat bir çok vesileyle yenilenip yineleniyor. Her yeni doğan aile ferdiyle yeniden doğulur… Üretilen her sanat eseriyle sanatçı yenilenmeyi hisseder. Ev hanımları büyük temizlikleri bitirince, uzun zamandır sonucu beklenen bir hadisenin tatılya bağlanmasıyla, sağlık sorunlarından sonra hep bu yenilenme yaşanır. Ve bu yenilenme aynı zamanda bir yinelenme, kendini tekrar etmedir. Bahar asırlardır kuşkusuz bütün topulumlar üzerinde aynı etkileri yaparak devrini tamamlamış. Baharı “aşk” mevsiminden ziyade Allah tarafından lütfedilen nimetleri daha derin soluma zamanı olarak değerlendirmek lazım.

Kendimi son bir haftadır çocuklar gibi hafif ve rahat hissediyorum. Güneşi her gördüğümde içimde çiçekler açıyor, çok şükür Rabime! Bu rahatlığın sebebi sadece bahar değil. Bir çok sağlık sorununun bir arada tedavisi amaçlanan, bir aylık bitkisel bir tedaviye başladım. Kullandığım doğal ilaçların etkileri de var. Bu kür Allah’ın izniyle başarıyla tamamlandığında sizlerle paylaşacağım. İnşallah benim gibi sıkıntısı olan başkalarına da vesile olur.

Bahar da bahar gibi tatlar yakışır. Mantarın çok çeşidini bilmem. Ama mantar dünyası keşfedilmeyi bekleyen gizli hazineler gibi gelir bana. Tarifim farklı bir mantar ile bilindik bir yemek. Keme, domalan, yermantarı benim bildiğim isimlerinden. Türüf mantarının ekonomik değeri az olan bir çeşidi. Bu mevsimde Antep mutfağında keme mantarının en sevilen hali kebabı olmak üzere çeşitli yemekleri yapılır. Tevafuk Konya’da da domalan olarak bilinen kemeyi görmek beni çok mutu etti. Eşim bensiz çıktığı bir alışverişte sadece görüntüsüne bakararak -benim otu kökü sevdiğimden- alıp bana hoş bir sürpriz yapmış. Gerçekten kısa zaman içinde yakalanabilecek güzel bir fırsattı. Piştikten sonra tadı ve dokusu bana patatesi hatırlattı.

Kabuklu resmini ekliyorum, bulabilirseniz denemenizi tavsiye ederim.GEDSC DIGITAL CAMERAGEDSC DIGITAL CAMERA

Malzemeler:

  • 1 tabak kadar keme mantarı
  • 5 tane yumurta
  • 2 kaşık tereyağı
  • Tuz,karabiber, pulbiber

Yapılışı:

Kemenin temeizlenmesi ve soyulması biraz zahmet istiyor. Ben sabahtan su dolu bir kap içine ıslamaya bıraktım, zira üzerinde epey toprak oluyor. Suya ıslanan kemeleri dikkatlice soyacak yardımıyla soydum. Mümkün mertebe ince soymaya çalışın. Hatta Antep de kalın soymammak için yüzeyi pütürlü taşlara sürerek kabuklarından temizlerlermiş.

Soyulan kemeleri küçük küçük doğrayın ve tereyağında kavurun. Rengi hafif pembeleşip dokusu değişince tadına bakın ve yumuşamışsa çırpılmış yumurtaları kırın. Gerisi bildiğiniz gibi.

Afiyet olsun.

Reklamlar

Antep Mutfağından Bakla Tavası

Allah’ın selamı bizlerin üzerine olsun. Baharın kendini ufak ufak hissttirmesiyle fıtrat gereği damak tadımızda mevsime göre değişmeye başladı. ne kadar ilginç ve mükemmel bir sistem! Kışın başında mandalinalar nasıl sevilerek tüketiliyordu. Sonra portakal… Şimdi artık bahar sebzeleri, meyvaları…  Mevsim şartlarına göre ihtiyaç neyse vücut onu istiyor.

Baklayı pazarda görünce mevsimin açılışını yapmak istedim. Bakla ve taze sarımsak beni çocukluğuma götürür. Antep insanının sarımsak tutkusu malum ve bahar gelince taze sarımsak mevsimiyle yemekler daha bir lezzetlenir. Bakla tavasının aslı kuşbaşı etle yapılır ama ben kullanmak istemediğimden etsiz yaptım.  Et kullanmak isterseniz aşağıdaki tarif için 250-300 gr kuşbaşı yeterli olacaktır

GEDSC DIGITAL CAMERA

Malzeme:

  • 500 gr  taze bakla
  • 7-8 tane  taze sarımsak
  • 1 baş kuru soğan
  • 1 kaşık domates biber karışık salça
  • Zeytinyağı
  • Tuz, karabiber
  • Servis için  süzme yoğurt

Yapılışı:

Baklaları yıkayıp doğrayın. Üzerini geçecek sıcak suyla hafif yumuşayana kadar haşlayın. Soğuk sudan geçirip süzün.

Yıkanıp ayıklanmış sarımsakların sadece bütün beyaz kısımlarını yarım parmak olacak şekilde doğrayın.

Soğanı kıyıp yağda hafif pembe kavurun. Salçayı katıp bir iki çevirin. (Etli yapmak isterseniz eti tencerede etin yağına göre yağ ilavesiyle soldurun ve kıyılmış soğanları ekleyin. Soğanlar hafif pembeleşince salçasını katıp bir iki çevirin. Etin üzerini geçecek suyla et yumuşayana kadar pişirin. Daha sonra bakla ve sarımsakları iave edin.)

salça kavrulunca üzerine bir bardak kadar sıcak su ve tuz  koyup kaynatın. Kaynayınca baklaları atın ve daha sonra doğradığınız sarımsakları ilave edin. Sarımsak ve bakla tamamen yumuşayana kadar pişirin.

Karabiber serpip servis tabaklarına alın ve üzerine yoğurt koyarak servis yapın.

Tavuklu Makarna

Allah’ın selamı tüm inananların üzerine olsun. İki saat öncesine kadar bitkin bir şekilde uzanmış kendi halime ah vah ediyordum ki, oğlum sabah Ibrahim Saraçoğlu’nun bitkinlik ve halsizlik karşısında verdiği doğal reçeteyi hatırlattı. Biraz mırıldanıp oğlumdan hazırlamasını isteyince sağ olsun çocuk suyu ısıtıp çayı karanfili yanıma hazır etti. Saraçoğu hocanın anlatmasına göre hemen etki yapan bu çayı içtikten sonra, saçların dibinden bir zindeliğin başlayacağını ve kısa sürede kendimizi daha dinamik hissedeceğimizi söylemişti. Siyah çayı 1-2 dak. Demleyip içine 10-15 adet kuru karanfilin atılarak şekersiz içilmesini salık vermişti ve antlattığı gibi yaptım. 2 bardak kaynar suya 1 tatlı kaşığı kuru siyah çayı atıp karıştırdım ve 2 dakika sonra hafif renk alan çayı bardağıma doldurdum. İçine 15 tane karanfil attım ve yudum yudum içtim. Ben denedim ve inan ki, daha yarım saat geçmeden mutfakta bekleyen işleri yapıyor hatta aylardır kızımın isteyip benim ertelediğim ıslak keki hazırlıyordum! Şu an da bu satırları yazıyorsam önce rabbimin izini, sonra onun yarattığı ve kulaklarımıza kadar duyurduğu bu çay sayesinde oldu.

Ayrıca Saraçoğlu hoca çay demleme ile ilgili çok faydalı kulaklara küpe bilgiler verdi. Çayın demleme süresine göre içindeki etkin maddelerin suya geçtiğini ve 1-2 dak. Demlenen çayın uyarıcı 4-5 dak. Demlenen çayın sindirim sistemine yardımı olacağını ve yemeklerden sonra bu şekilde içilmesini…8-10 dakika demlenen çayın ise keyif verici ve sakinleştirici etkilerinin olduğunu anlattı.

Resmini gördüğünüz bu nefis makarna benim rahmetli dedemin bana öğrettiği bir tarif. Onun ocak başında yemek pişiren hali hala gözlerimin önünde…rabbim mekanını cennet etsin. Onunla yemek yaparken yemeğin her aşamasını bir bir bana anlatırdı. Onu ne kadar çok özlüyorum…

 

Malzemeler:

  • 500 gr. Makarna
  • 1-2 tavuk budu veya ona yakın kemiksiz kuşbaşı tavuk eti
  • 1 tatlı kaşığı karışık salca
  • Kullandığınız tavuk etinin yağına göre bir miktar yağ
  • Tuz, karabiber, pul biber

Yapılışı:

  • Makarnayı bildiğiniz usulle haşlamaya koyun.
  • Tavuk etlerini tencerede kavurmaya başlayın.
  • Pişen makarnayı süzeğe dökün ve üzerine su tutmadan bir kenarda bekletin.
  • Tavuk etleri pişince içine salçayı katıp bir süre salçanın kokusu çıkana kadar kavurun ve pul biberini ilave edin..
  • Yeterince kavrulan malzemeye makarnayı koyup güzelce karıştırarak kavurun.
  • En son üzerine karabiber serpip servis yapın.

 

     

Öcce…

 Allah’ın selamı bütün Muhammet ümmetinin üzerine olsun… Bu yıl da bizi ramazana kavuşturan rabbime şükrediyorum. İslam aleminde farklı bir kıpırdaşma ve kaynaşmanın başlangıcı bu gün. Yeryüzündeki tüm inana gönüllerin aynı halde olduğu, daha durgun ,daha sukut daha parlak bir gün bu gün. Ramazanı mükellef sofralar olarak görmeyeceğimiz bir ayımız olsun inşallah. Çok yemenin zararları en çok bu mübarek ay da kendini gösteriyor. Hem sağlığımız bozuluyor hem de kalp gözümüze, rabbimizle aramıza damak tadı ve keyiften oluşan bir perde giriyor. Lütfen bu ramazan dostlarımızla daha sade sofralar paylaşalım ve bunun sebebini de anlatalım ki, bu bilinç yayılsın.

 Bu gün çok lezzetli bir yemek yayınlamak istiyorum. Güzel memleketimin mutfağından Antep lezzetlerinden öcce tarifi vereceğim inşallah. Öcce daha çok bahar aylarında yapılan bir çeşit mücver. İftar sofralarımıza yakışacak bir lezzet olarak tavsiye ediyorum. Biz geleneksel olarak ayranla ekmek arasında tüketiyoruz. Bu akşam öcce mercimek çorbası, salata ve ayrandan oluşan bir sofra hazırlayabilirsiniz.

Kalbinizden kanaat

Dilinizden zikir

Sofranızdan bereket eksik olmasın…

  Malzemeler:

  •  250 gr taze sarımsak
  • 250 gr taze soğan

  • 1 bağ maydanoz

  • 3 yumurta

  • 5-6 kaşık un ( Un miktarını harca göre ayarlayın, kaşıkla yağa konacak kıvamda olacak.)

  • Karabiber, pul biber, tuz, biraz kimyon

  • Kızartmak için zeytinyağı ( Öcce özellikle zeytinyağı ile kızartılır.)

Yapılışı:

  •  Yeşillikleri güzelce yıkayıp çok ince olacak şekilde kıyın. Yumurtaları yeşilliklerin üzerine kırın ve baharatlarını ilave edin.
  • Yumurtaları karıştırdıktan sonra unu ilave edin. Kaşıkla tavaya dökülecek kıvamda olmalı.
  • Tavada zeytin yağını kızdırın, kaşıkla aldığınız harcı kızgın yağa dikkatlice koyun. Kaşıkla öccelerin üzerini yayarak düzeltin. Ateş çok harlı olmasın, ama kısık da olmasın. Arkalı önlü kızartın ve kağıt havlu üzerine alın.
Ekmek arasında limon ve ayranla servis yapın.

Mercimekli (Malhıtalı) Köfte

Daha önce malhıtalı köftenin tarifini vermiştim ama resmi hoşuma gitmediğinden taslaklarıma almış, sonrada onca taslak içinde kaybolup gitmişti.  Antep sofrası köftesiz olmaz. Bir hafta köftesiz geçerse insanın burunda tüter, canı çeker “Epeydir köfte yoğurmadık! “diye sızlanmaya başlar.:)

Son günlerde benim yeğenler beni daha yakından takip etmeye başladı ve sanıyorum ki, köfteyi görünce akıllarına ilk gelen “Akşama köfte mi yapsak?”  olacak.:))

Tarifin dikkat edilmesi gerek tüm ayrıntılarını yazmaya çalıştım. Kimi için bunlar gereksiz olsa da ben Antep’li olmayan bir çok tanıdığımdan mercimekli köfte yaparken yaşadıkları sıkınıtıları duyduğumdan yardımcı olmak istedim.

İlk yapanlar, arada bir yapıp da Antep malhıtalı köftesini merak edenler ve bizim gibi köftesiz hayat olmaz diye düşünüp ama  tarifini unutanlar için…

bild-964

Malzemeler:

  • 1 bardak  kırmızı mercimek ( malhıta)
  • Bir bardaktan iki parmak eksik ince bulgur (simit)
  • 1 kuru soğan
  • 2-3 dal taze soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1,5 yemek kaşığı  karışık salça ( Mutlaka karışık salça kullanın, yani hem domates hem tatlı hem acı biber salçası.)
  • Bir demet maydanoz (bahteniz)
  • Pul biber, karabiber, tuz
  • Bulabilirseniz kuru tarhın ( Sadece Antep’ de mercimekli köfteye kuru tarhın kullanılır.)
  • Yarım bardak kadar zeytinyağı

Sadece kendi ailemde gördüğüm biberli bu karışımı da mutlaka yanında yapın ve parmaklarınızın sayısına da dikkat edin, yemek sonunda eksilen çıkmasın.:))

  • 1 kaşık pul biber
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ
  • Yarım limon suyu

Yapılışı:

  • Mercimek yıkanır ve üzerini geçecek kadar su konarak pişmeye bırakılır. Sık sık mercimeğe bakın ve gerekirse susuz kalmışsa su ilave edin ama çok az koyun.
  • Mercimek piştiğinde ocağı kapatın. Kıvamı lapa gibi olmalıdır. Kaşıkla mercimeği bastırıp suyunu almaya çalıştığınızda kaşığa bol bol su gelmemeli. Bu noktaya dikkat edin yoksa asla birbirini tutmayan vıcık vıcık bir köfteniz olur. Denemelerinizden sonra mercimeğin suyu fazlaysa paniklemeyin çaresi var. Hemen bir kepçe veya kaşık yardımıyla olması gereken kıvama gelene kadar mercimeğin suyunu tencereden alıp bir kaseye koyun. Bu işlem mercimeğin tadını azaltır ama en azından köfteyi kurtarır. Bunu yaşamamak için mercimeği çok değil az suda pişirin ve gerektikçe ilave edin.  O suyu asla atmayın az tuz ilavesiyle harika bir içecek olur.
  • Mercimeğin su miktarından emin olduysanız içine ince bulguru ve tuzunu atıp bulguru mercimeğe karıştırıp tencerenin ağzını kapatın.
  • Bulgur şişene kadar siz yeşillikleri doğrayın ve servis tabaklarınızı elinizin altına hazır edin.
  • Kuru soğanı minik minik doğrayın tavaya yağını ve soğanı koyup kısık ateşe koyun.
  • Mercimeği ve bulguru tencereden bir yoğurma kabına boşaltın ve tarhını taze soğan sarımsağı katarak yoğurmaya başlayın.
  • Bu arada ateşin üzerindeki yağı unutmayın ve soğanlar hafif pembeleşene kadar kavurun ve salçasını katın.
  • salçayla da bir süre kavurun ve ateşten alıp köftenizin üzerine dökün.
  • Maydanozları da ilave ederek malzemele bütünleşene kadar yoğurun.
  • Elinizin altına biraz sıvı yağ alın ve elinizin yapışmaması için elinizi arada bir yağa batırarak köftelerinizi sıkın.
  • Mercimekli köfte çiğ köfte gibi küçük sıkmalar şeklinde olmaz bunu da hatırlatayım.
  • Malzemelerini verdiğim karışımı da hazır edin ve köftelerinizi bu karışıma batırarak veya üzerine gezdirerek afiyetle yiyin…

Cuma Yazıları – Hastayı Terletmek İçin / Antep'ten Sıkma…

Tüm inananların cuması bereketli ve mübarek olsun.

Askerı Tıbbiye kurulduğu zaman, burada hekimlik yapmış meşhurlar arasında İshak Eendi de vardı. Daha sonra meşhur olmuş hekimlerimizden bir çoğu İshak Efendi nin talebesi idi.

Bunlardan biris olan Aziz Paşa anlatıyor: İshak Efendi imtihanda bana sordu: Bir hastayı terletmek için ne yaparsın? Şu ilacı veririm, efendim. Peki… Ya terlemezse? Şu ilacı da veririm, efendim. Yine terlemezse? O zaman sebeplerini şu arazda arar, şu şu ilacı denerim efendim. Yine de terlemezse?

Öğrendiklerimin sonu gelmişti. Baktım ki anlımda toplanan terler yüzümden aşağıya akıyor, cebimden mendilimi çıkardım, hem terimi sildim, hem de şu cevabı verdim: Efendim yine terlemezse o zaman zat-ı alinizin huzuruna getiriri imtihan ederim!

……………………………………………………………………..

 Aslında bazlama arasıında peynirden başkası değil. Antep’de eskiden, kilolarca undan yufka ekmekler hazırlanıraka kurutulup depolanardı. Bir ailenin aylarca ekmek ihtiyacını karşılayacak olan bu yufkalar, yemekten önce tekere teker üzerlerine su serpiştirilip sofra arasında bekletilerek yumuşatılırdı. Hala özellikle köyler olmak üzere bu geleneğin devam ettiğini düşünüyorum. İşte bu ekmeklerin yapıldığı günlerde evin hanımı ve yardım eden komşu ve akraba hanımlar bütün gün ekmeğin başında oldurlardı. Tabiki yemek hazırlayacak vaktin olmaması ve sıcak ekmeğin cazibesinden karnı acıkan ev ahalisine, ekmeğin üzerine gelen komşulara, sıkam ikram edilirdi. Sıkmayı hazırlanırken, sıcak bazlamaya sürülen yağın üzerine muhteşem Antep peyniri konur, sıkıştırarak dürüm yapılırdı. Bu sebepten adına sıkma denmiştir. Sıcak bazlama, erimiş tereyağ ve peynir, hayrı denemeyecek bir lezzet.

36

MALZEMELER:

  • 400 gr. un
  • Su, tuz

Hamuru mayalı hazırlamak isterseniz, aynı malzemelere maya ilave ederek yoğurun. 10 dak. dinlendirip mayalanmadan hemen açıp pişirin. Maya eklerseniz sonuç daha güzel olur ama ben yöresel tarifini veriyorum.

İÇiNE:

  • Tereyağı
  • Beyaz peynir

YAPILIŞI:

  • Hamur hazırlanıp 5 dak. dinlendirilir.
  • Bezeler hazırlanıp istenilen büyüklükte açılır.
  • Kızgın sac veya teflon tavada arkalı önlü pişirilir. Az pişiririseniz daha yumuşak ve nemini kaybetmediği için daha uzun süre dayanır.
  • Sıcak bazlamaların üzerine tereyağı sürülüp peynir konarak dürümler yapılır.

Ekmek Arasında Közlenmiş Patates ve Soğan

Çocukken sobanın altına atılarak közlenen patatese bayılırdım. Hala ayılamadım ama, artık soba da yok, köz de… 😦 Teknoloji bizlere fırın gibi harika bir alet armağan etti ama, nankörlük etmesek ve geçmişi özlemesekte olmaz. Salça ekmeğin üzerine nane serperdik o zamanlar-hala büyük bir keyifle yapıyorum bunu- çokta severdim. Bazan arasına közlenmiş soğan da koyardık.
Patatesleri fırına atınca üşündüm, patatese daha belirgin bir tat olarak ne ekleyebilirim diye. Aklım hemen naneli salça ekmekleremize gitti ve lambalar yandı kafamda.:) Merak edenlere tam tarifini vereyim yoksa ben daha sözü çok uzatırım.:)

 

İstenilen miktara göre patates ve soğan közlenir. Ekmeklerin arasına salça sürülür. Közlenen patates, sogan ekmeklerin arasına konur ve pu biberle nane, tuz serpilir afiyetle yenir.

hpim5405

Ayranlı Mercimek Aşı

Ah çocukluğum! Acısı bile tatlı gelen güzel günler… Ne yazık ki her gidenin ardında bıraktığı bir boşluk oluyor ve en büyük boşluklardan biride sanırım giden çocukluğumuza ait. Bazan bir koku bazan bir tat bazan bir ses insanı yıllar öncesine götürüyor.
Uzun zamandır yapmadığım bu yemekte, önce yakın bir geçmişe götürdü beni. Daha geçmişe dalınca da çocukluğuma kadar gidip dayandı. Annem, öğle yemeklerinde geceden kalan mercimekli pilavı bu şekilde hazırlardı. Taze sarımsak kokusuyla nefis bir şey olurdu. Gerçi hiç birşeyde eski tat kalmasa da -en azından biz öyle hissediyoruz- yine de keyifle yediğim bir öğle öyünü oldu.
Antep’te, mercimekli pilav genellikle ertesi güne bu şekilde değerlendirilir.

oi
MALZEMELER:

  1. 1 kase soğuk mercimekli pilav
  2. 2 tane yeşil veya kuru sarımsak
  3. 1 kase yoğurt
  4. Tuz, su

YAPILIŞI:

  1. Yoğurt, su ve sarımsak iyice karıştırılıp mercimekli pilav eklenir ve tuzu ayarlanır.

Antep Mutfa'gindan Yağlı Köfte…

Yesem mi, koklasam mı, seyretsem mi? Antep’in en çok yenilen öğle yemeği… İki komşu bir araya gelince mutlaka yapılır. Çiğ köfteyle aynı malzemelere sahip ama et yerine zeytinyağının getirdiği muhteşem bir tatı var. Eğer yeme imkanınız olursa övmekte haklı olduğumu anlarsınız…

Bild 1670h

MALZEMELER:

  • 2 bardak ince bulgur
  • 1 tane olgun domates
  • 1 tane limon
  • 3 tane yeşil sogan
  • 1 tane kurusoğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • Maydanoz
  • Zeytinyağ
  • 1 kaşık tepeleme karışık salça, sakın sade domates kullanmayın.
  • Pulbiber, karabiber, köfte baharatı, tuz

YAPILIŞI:

  • Limon ve domates halka doğranır.
  • Diğer malzemeler incecik doğranır.
  • Bulgurun içine salça, domates, limon, baharatlar ve bir miktar su konarak yoğurmaya başlanır.
  • Soğan ve sarımsaklar ilave edilerek, gerektikçe su ilavesiyle yoğurmaya devam edilir.
  • Limon kabukları içinden çıkarılır, domatesin ezilip kaybolması gerekir. (Limon kabuklarini yaklasik 10 dakika sonra yani limon dilimlerinin ici tamamen ezilince mutlaka cikarin yoksa köftenin tadi acir.)
  • İyice yumuşadığına kanaat getirilince, maydanoz serpilip ısıtılan zeytinyağına pulbiber atılır, kokusu çıkınca köftenin üzerine dökülüp, biraz daha yoğurulur ve köfte şekli verilir.

Bu köfteyi henüz denenememis olanlara mutlaka tavsiye ederim, cig köteden daha lezzetlin oldugunu göreceksiniz. Hem et yemeyen veya cig et yemek istemeyenleri icin de cok uygun.

Soğanlı Yumurta

Soğanlı yumurta Antep kokusu taşıyan bir yumurta yemeği. Aslında tam olarak yemek değil  kavaltı ve ara öğünlerde tercih edilir. Yumurtanın soğanla olan samimiyetine sarımsakta şahitlik eder ve ortaya vazgeçilmez bir tat çıkar. 

 

bild-15521

 

MALZEMELER:

  • 2 tane kurusoğan
  • 3 tane yumurta
  • 1 diş kıyılmış sarımsak
  • Sıvıyağ
  • Pulbiber, karabiber, tuz

YAPILIŞI:

  • Soğanlar incecik kıyılır, sıvıyağda yakmadan yumuşayana kadar pişirilir.
  • Kavrulan soğanlara pulbiber katılıp kokusu çıkana kadar kısa bir süre daha kavrulur.
  • Çırpılmış yumurtalar ilave edilip, karıştırarak pişirilir.
  • Ocaktan almadan sarımsak eklenir karıştırılır ve sicak servis yapilir.

Omaç (Ekmek Köftesi)

Evet bu bir köfte, adı da ekmek köftesi. Antep’te genellikle öğle yemeklerinde yapılır. Elinizin altındaki malzemelerle hemencecik yapılabilecek çok güzel bir yemek. İstediğiniz her türlü bayat ekmeği kullanarak yapabilirsiniz. Ayrıca bir öğünde alınması gereken tüm besin ögeleri tek çeşitte alınmış oluyor, bu açıdan da sağlıklı bir yemek. Tadı hakkında içindeki malzemeler düşnülürse fikir sahibi olacaksınızdır. Ama çoğu yemekte olduğu gibi, bilindik malzemeler dahi olsa bir araya gelince ortaya çıkan tad tahminlerden ileri olabilir.:)

100_2939

MALZEMELER: 2 kişilik

  • 3-4 dilim ekmek
  • 1 domates
  • 1 kuru veya yeşil soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 1 kibrit kutusu kadar beyaz peynir
  • 1 tatlı kaşığı katı yağ
  • Maydanoz, karabiber ve az miktar tuz

YAPILIŞI:

  • Ekmekler zeytin büyüklüğünde koparılır.
  • Domates, maydanoz, soğan, sarımsak minik minik doğranır, hepsi birbirine karıştırılıp yoğurulur.
  • Malzemeler birbirini tutunca köfte şekli verilir.

Domatesli Simit Aşı

Biz bu yemeği genelde kahvaltıda ve öğlen yemeklerinde yaparız. Lezzetli ve yapım kolay bir yemek. Özellikle Köy ziyaretlerinde ya tarhana çorbası ya da domatesli simitaşi yeme ihtimali çok yüksek olurdu. Yanında kuru soğan ve acur turşusu benim için ziyafet sayılır.:)

Çocukken babam sarı yağla (sade yağ) yapılmasını isterdi. O zamanlar biz çok ağır bulur ve yemek istemezdik ama şimdi bulsam çok hoşuma gideceğini tahmin ediyorum.

bild-1479

MALZEMELER:

  • Yarım bardak simit (ince bulgur)
  • 1  yemeklik doğranmış soğan
  • 2 yeşil biber
  • 2 olgun domates (Biraz biber salçası da eklenebilir.)
  • 4 bardak su
  • Tuz, karabiber
  • Tereyağı veya zeytinyağı, en olmadı çiçek yağı ama asla margarin değil.:)

YAPILIŞI:

  • Soğanlar ve biberler pembeleştirilip yemeklik doğranmış domatesler eklenir, ağzı kapatılıp domatesler yumuşatılır.
  • 4 bardak sıcak su eklenip 6-7 dakika kaynatılıp bulguru konur.
  • Bulgurlar yumuşayınca altı kapatılıp baharatları katılır.
  • Ağzı kapalı dinlendirilir.

Pişdikten sonra çorba gibi görünebilir ama bir kaç dakika sonra simit şişerek koyu bir kıvam alıyor.

Annemin Usulüyle Patates Kızartması

En güzel yemek annelerimizin yemekleridir. Daha önce denemeyenler için gerçekten güzel bir tarif. Ben bu kez uzun doğradım, siz istediğiniz şekiller de doğrayıp hazırlayabilirsiniz. Sanırım genel olarak Antep’de de biliniyor olmalı.

 

310

MALZEMELER:

  • İsteye göre Patates
  • 1-2 diş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı karışık salça
  • Karabiber, Tuz ,Sıvıyağ

YAPILIŞI:

  • Patatesler istenilen şekillerde kesilip ezilmiş sarımsak ve salçayla güzelce karıştırılır.
  • Kızgın yağda kızartılıp baharatlandırılır.