Çıtır Çıtır Simit…/ Yenilendi…

Son günlerde Almanya  yeni bir sağlık skandalı ile sarsılıyor. Dioksinli yumurtalar ve kullanım alanları… Sık sık yeni skandallar ola dursun bu konu benim aklımı farklı bir yönden kurcalıyor. Devir Müslüman insanın yaşaması için çook zor bir devir. Helal kazanıp haram yenmesi hemen hemen kaçınılmaz bir hale gelmiş.

Önceleri alışveriş yaparken ilk ve tek süzgecim alkol ve domuz katkılı gida maddeleri olarak  başlamıştı… Ardından deli dana var et ürünlerine dikkat!…Kuş gribi çıktı kanatlılara dikkat!  Sonra bir de dolaylı olarak helal kapsamının dışında kalan sağlıksız katkı maddeleri, genetiği değişmiş ürünler, kısır tohumlar…derken boykot meselesi çıktı -zaten oldum oluşu markalara özel gicigim vardi ve almamaza dikkat ederdim- ve  bizleri deli dana olmuş gibi ne yapacağımızı bilmez hale getirdiler. Aslında genel anlamda sağlığa zararlı olan her şey haramdır. Ancak sağlığa faydalı ne kaldı artık onu çözemiyorum.   Ancak  ümitsizliğe filan düşmüş değilim, beslenirken sünnet üzere beslenmeye dikkat ederek, tevekküllü olmaya çalışıyorum. Diğer taraftan ise doymayan nefislerimizin içine girdiği terbiye edici bir çember gibi. Kısıtlandıkça boyun eğiyor elhamdülillah. Ama az bir şey ucunu açık görünce de insana var kuvvetiyle yükleniyor. Rabbim kendi nefsimizin ve nefsinin emrinden çıkmayanların şerrinden korusun. Çözüm ise küçük üreticilere yönelmek, hazır gıdaları hayatımızdan yavaş yavaş çıkarmak, ve emanet olan dünyamıza daha çok sahip çıkmak.

Simit de katkı maddelerinden dolayı hazır alıp yiyemediğimiz bir gıda. Belki vatanımda araştırıp hamuru hamur gibi hazırlayan simitçiler bulursam ev de yapmam, ama şimdilik en iyisi ve temizi lavantin simitleri.

 MALZEMELER:

  • 5 bardak un
  • Yarım bardaktan az sıvıyağ
  • 2 kaşık şeker
  • 1 paket kuru veya yarım paket yaş maya
  • Aldığı kadar su ( Kulak memesi yumusaklığında bır hamur olacak.)
  • 1 tatlı kaşığından fazla tuz
  • Susam
  • 2 kaşık pekmez ( Pekmez suluysa 3 kaşık koyun)

YAPILIŞI:

  • Susam ve pekmez hariç diğer malzemelerle hamur yoğurup mayalandırın.
  • Susamı  bir tavaya konup sürekli karııştırıp sallayarak hafif pembeleşene kadar kavrup geniş bir tabağa alın.
  • Pekmezi yaklaşık 1 bardaktan az suyla iyice karıştırın.
  • Mayalanan hamurdan yumurtadan büyükçe parçalar koparıp bezeler hazırlayın.
  • Bezeleri yuvarlayarak bir karış kadar uzatın ve sonra iki ucu birleştirilrek halka şekline geririn. Dikkat ederseniz yuvarlamıyorum.
  • Halkayı elde sıkarak ve çevirerek genişletin.
  • Pasta tabağı genişiliğine geldiğinde pekmezli suya daldırıp fazla suyu akıtın  ve susamın içine koyun. ( Halkanın her yerinin eşit kalınlıkta olmasına dikkat edin.)
  • Susamın içinde çevirip bastırarak her yerinin susama batması sağlayın. Bu arada elinizle hafifçe bastırınki susamlar iyice yapışsın.
  • Hamuru alıp hafif sıkarak elinizde bir iki tur çevirin, böylece yerken susamların dökülerek size temizlik işgencesi yapmasından kurtulmuş olursunuz.
  • Simitleri yağlı kağıt serilmiş tepsiye aralarında bir iki cm. aralık bırakarak dizin ve elinizle istediğiniz gibi simitleri düzeltin, tam bir halka olsunlar.
  • 200° de kızarana kadar pişirin, ama fazlaca kurutmayın zaten çok çabuk pişiyor.
Reklamlar

Cuma Yazıları / Sabaha Kadar namaz Kıl Hatırlarsın…

Binlerce şükürler olsun ki, yine bir cumaya eriştik. Bu güzel günümüz tüm inananlara hayır ve bereket getirsin inşallah.

Adamın biri parasını sakladığı yeri unutmuştu. Ne kadar düşündü ise günlerce aramasına rağmen parayı sakladığı yeri bir türlü hatırlayamıyordu. Benim bu derdime bir çare bulursa o bulur diyerek doğru imam-ı a’zam hazretlerinin huzuruna gitti.

İmam-ı a’zam dedi ki:
“Bu senin …meselen fıkıhla ilgili değil ama, yine de sana bir akıl vereyim: Sen git bu gece sabaha kadar namaz kıl, ümit ediyorum ki, paranı koyduğun yeri hatırlarsın.”

Adam o gece sabaha kadar ibadet etmeye karar verip abdest aldı, namaz kılmaya başladı. Daha gecenin yarısı bile olmadan parayı koyduğu yeri hatırladı. Namazı bıraktı, doğru parayı koyduğu yerden alıp yattı.

Sabah olunca imam-ı a’zama, (Allah senden razı olsun, bu derdime de çare buldun. Daha gecenin yarısında parayı koyduğum yeri hatırladım) deyince, Hazret-i İmam, (Keşke sabaha kadar ibadete devam etseydin. Çünkü şeytan senin sabaha kadar ibadet etmene tahammül edemediği için daha gecenin yarısında sana hatırlatmış. Sabaha kadar da şükür namazı kılsaydın daha iyi ederdin. Sen parayı bulunca namazı bıraktın) dedi.

Patatesli İçli Köfte

Tüm dostları selamların en güzeli ile selamlıyorum…

Benim mutfakla aram açılınca artık evdeki herkes şikayetini yüzüme sözler oldu. Son darbeyi de kızım vurdu ve blog arkadaşlarımı kast ederek : “Anne, neden bu kadar güzel yemek yapıyorlar, bizim malzememiz mi yok!” demesiyle annesini can evinden vurdu.:(( Bazen istediği bir şeyler olunca ev de onun malzemesi yok dememden aklında kalmış olacak, yavru bana altın vuruşu yaptı. Hatta kendini sık sık resimle ifade eden kuzum, kocaman üç katlı bir pasta resmi bile çizip bu resme bakarak ona pasta yapmamı istedi. Çocuklar alışmış annelerinin deli dana gibi mutfakta koşturmasına, bu düzen bozulunca canları fena halde sıkılıyor. Sanırım bundan sonra yavaş yavaş sadık dostum mutfakla daha sık bir araya geleceğim.

Bu tetiklemeden sonra sevgili  Cahide’nin  güzel tariflerinden Malatya mutfağında sıkça yapılan patatesli içli köfteyi denedim. Bilindik içli köfteden daha farklı oldu çünkü üzerine kavrulan tereyağı ve pul biber çok hoş bir rayiha verdi.

 

Köftesi çin malzemeler:

  • 2 bardak ince bulgur
  • 1 bardaktan 2 parmak eksik un
  • 1 yumurta
  • Tuz, su

İç harcı için:

  • 250-300 gr. Kıyma
  • 2 tane patates
  • 2 tane kıyılmış soğan
  • Bir tutam maydanoz
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • Karabiber, tuz, yenibahar, kimyon

 

Servis için tereyağı ve yoğurt

Yapılışı:

  • Önce kıymayı suyunu çekene kadar kavurup ince kıyılmış soğanı ilave ederek soğan yumuşayana kadar kavurun.
  • Baharatlar ve kıyılmış maydanoz ilavesiyle harcı ocaktan alıp soğumaya bırakın.
  • Kıyma kavrulurken patatesleri soyup minik küpler şeklinde doğrayıp sıcak suda yumuşayana kadar haşlayın. ( Tabi varsa normal haşlanmış patates de kullanabilirsiniz ama bu yöntemle daha çabuk pişiyor.)
  • İnce bulguru ıslatacak kadar sıcak su ile karıştırıp ağzını kapatıp dinlenmeye bırakın.
  • Ortalama yarım saat sonra bulgura diğer köfte malzemelerini katarak yoğurmaya başlayın.
  • Arada bir su alarak macun gibi bir köfte hazırlayın.
  • Köfteden ceviz kadar parçalar koparıp sol avuç içinizde tutarak sağ şahadet parmağınızla oymaya başlayın. Elinizin kurumasına izin vermeden sık sık parmaklarınızı suya batırın ama vıcık cıvık da olmasın.
  • Oyduğunuz köfteye ılıyan iç harcını 2-3 tatlı kaşığı kadar doldurup sol elinizle sıkıp sağ elinizle döndürerek ağzını kapatın. Pürüzleri ellerinizi ıslatarak düzeltin ve köfteleri tamamlayın.
  • Geniş bir tencere de suyu kaynatın ve bir tutam tuz atın. Köftelerinizi kaynar suya yavaşça bırakın ve orta ateş de köfteler suyun yüzüne çıkınca kevgirle servis tabağına alın.
  • Üzerine tereyağında kavrulmuş kırmızı biber dökerek yoğurtla sıcak servis yapın.
     

Cuma Yazıları / Sabırsızlık Helalı Harama Çevirir

Hepimizin cuması mübarek olsun.

 Oğlumun okuldan Alman bir arkadaşı doğum günü kutlamadığı ve hediye almadığı için oğlum adına üzüldüğünü söylemiş. Çocuk nereden bilsin ki, bizler mümkün mertebe cuma günleri çocuklarımıza ufakta olsa hediyeler verdiğimizi, kandil günlerinde de bu hediyeleşmeyi tekrarladığımızı, bayramları ise bu kuralın hiç bozulmadığını… Daha önce de yazmışımdır ama yine de ben tekrar yazmak isitiyorum: Çocuklarımıza aldığımız hediyeleri vermek için özellikle dinimizin özel günlerini tercih edelim ki, çocuklarımız da ellerin bayramlarına, özel günlerine kulaktan dolma tepeden inme bir hayranlık duymasın. Her cuma evladımızı kucaklayıp hayırlı cumalar dilemenin maddi hiç bir yükü olmaz. Lütfen ihmal etmeyin…onlar hiç ihmal etmeden bize kendi kokuşmuş kültürlerini pompalıyor!

Hz.Ali (r.a) mescide namaz için girerken, muhtaç olan bir şahsa 20 akçeye devesini beklemesini söyler. Adam beklerken atın Eğerini alıp çeker gider…
Mescidden çıkan hz. Ali (r.a) evine gider, hizmetlisine 20 akçe vererek çarşıya gönderir ve ata eger almasını söyler. Çarsiya gelen hizmetli aynı eğeri malum şahıstan 20 akçe vererek alır.. Zaten kendisine verilecek olan 20 akçeyi kazanacak olan malum şahıs, helal kazancı sabırsız davranışıyla harama çevirir.

Cuma Yazıları / Bunları Biliyor Muydunuz?

Günlerin en hayırlılarından olan güzel bir cuma gününde tüm dostaları selamlıyorum. Cumaya hürmeti olan herkesin cuması mübarek olsun.

İman teslimiyet ister… Rab dediğinizin her sözüne kayıtsız şartsız teslim olmayı, inanmanın geregini yapmayı gerktirir. Allah birine tabi olunmasını söylüyorsa başımıza tac derdimize ilaç ederiz. İşte bu günkü cuma yazımda efendiler efendisinin sünnetlerinden bir kaçının bilimsel açıklamalrına yer vermek istedim. Biz sünneti sünnet olduğu için yapıyoruz…karşılığını beklemeden. Ama bakın 1500 sene önce okuması yazması bile olmayan efendimizin sünnetlerini modern bilim ancak açıklayabiliyor!  İman ediyorsan…neden? deme!!!…

-Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde, mide…de mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini…

-Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek oturulup yenildiğinde, su ile doldurulmuş balon seklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden kalkılacağını…

-Oturularak ve en az 3 yudumda içilen su, dil ve ağız bölgesinde daha fazla duraksadığından tükürük bezleri için gerekli olan suyun emilimini artırıp ant i bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip tükürüğün salgılanmasını artırarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunduğunu..

-Uyurken sağ yana dönüp yatıldığında solda olan kalbimizin daha rahat çalışmasına neden olarak, kalbi yormadan dinlenmiş bir vaziyette kalkılabileceğini…

-Tuvalete girerken sol ayakla ilk adım atıldığında kaygan olan zeminde ayağın kayması durumunda sola göre daha güçlü olan sağ ayağın düşmeyi engelleyerek vücudu dengelediğini..

 -Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmenin kan dolaşımını hızlandırıp, sıcak sudan dolayı genleşmiş olan damarların içindeki kanın hareketini artırarak tansiyon düşüklüğünü önlediğini ve savunma mekanizmasını güçlendirdiğini…

-Kesintisiz uyunan uzun gece uykularının, damarlarda vazodilatasyona (genişleme) neden olduğunu, uyku ortalarında kalkıp el yüz yıkamak (ör: abdest almak) az yorucu egzersizler yapmanın (ör: teheccüd namazı) vazodilatasyonu engellediğini ve daha zinde kalkılabileceğini…

Bütün bunların, 1500 sene evvel Peygamberimiz (sav) in yaptığı ve ümmeti için de tavsiye ettiği sünnet-i Seniyeler olduğunu biliyor muydunuz…?

Kıymalı Pide

 Yeni bir hafta başında tüm takipçileri Allah’ın selamıyla semalıyorum. Artık tembelliğimin açıklamasını yapmaya kalkışmayacağım çünkü baydı.:) Ama inşallah geçecek bunu söyleyebilirim.

 Geçen gün silkindim ve şöyle güzel bir pide yapayım dedim… çoluk çocuk hamur işine hasret kaldık.  Bol soğanlı ve çıtır çıtır bir pideler için buyurun tarifi:

 

Malzemeler:

  • 2-3 bardak un
  • Yarım paket yaş maya
  • Yarım çay bardağı sıvı yağ
  • Su, tuz

Yapılışı:

  • 250 gr. Orta yağlı kıyma
  • 3-4 tane ince kıyılmış kuru soğan
  • 2 tane rendelenmiş domates
  • kıyma yağsız ise yarım bardak sıvı yağ
  • 1 yumurta
  • Karabiber, pul biber tuz

Yapılışı:

  • Hamur malzemesiyle hazırladığınız hamuru kabarması için bir kenara bırakın.
  • İç harcı için yumurta hariç diğer malzemeleri karıştırın.
  • Hamur kabarınca fırını 200° de ısıtın.
  • Hamurdan mandalina kadar bezeler hazırlayıp silindir olarak açın ve yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirin.
  • Üzerlerine kıymalı karışımdan 2-3 kaşık yayın ve sivri uçlarına su sürerek pide şeklinde kenarlarını içe doğru katlayıp bastırın.
  • Üzerlerine çırpılmış yumurta sürün ve fırınlayın.
  • Son kalan pidelerinizin üzerine kalan yumurtayı da gezdirip yumurtanın ziyan olmasını önledikten sonra fırına verin ve sıcak servis yapın.

 Yanında birer bardak ayranla ikram edin.

Cuma Yazıları / Gerçek Kanuni Sultan Süleyman Kimmiş?

Bütün Muhammet ümmetinin cuması mübarek olsun…

 Aslında bu cuma için bambaşka bir konu ve yazı seçmiştim, ancak son günlerde bir çoğumuzun canını fena halde sıkan bir konuyla alakalı bir şeyler yazmadan edemedim.  Konu malum olduğu üzere şimdilik hala yayında olan ve Kanuni Sultan Süleyman’ın karalandığı ve acdadın adeta hakaret yağmuruna tutulduğu şu iğrenç dizi. Ben diziyi izlemedim, elhamdülillah o kanalı da izlemiyorum ama duyduğum gördüğüm bana yetti ve bu sabah da RÜTÜK’ün 0216 444 11 78 numaralı telefonunu arayarak vatandaşlık görevimi yapıp şikayette bulundum. Konu uzun ancak ben bu konuyla ilgili bir video bağlantısı vereceğim,  SULTAN SÜLEYMAN kimmiş bir de gerçekleri izleyelim istedim. Videoyu izlemk için BURADAN tıklayın ve sonra da telefonu alıp görevinizi yapın.

Son birşey…Allah dan başka hiç bir kuvvet o güneşlerin üzerine çamur sıvayamaz! Bunlar beyhude çabalar… Geçmişte bedenen yıkılan ve   “hasta adam” yakıştırması yapılan bu toprakları, inşallah günümüzdeki ahlaki hastalığı da atlatarak yeniden dirilecektir. Bir kurt yaşlanıp sırtlanların masakarası olsa da binlerce kurt yeniden doğar!