Beslenme Adına Birkaç Kelam ve Konya’dan Kikirdekli Kesme Çorbası

Tüm takipçilerimi Allah’ın selamı ile selamlıyorum. Yine uzuun bir aradan sonra rabbim nasip etti ve sizlere seslenme fırsatı buldum. Bu gün paylaşacağım tarif ve yazım geçen aylarda  Konya’nın yerel dergisi Umay için hazırladığım bir yazı. Zira bir süredir sağolsunlar  Umay’da benim için de bir köşe ayırdılar. Tarifim Konya’nın geleneksel ama çok tanınmayan lezzetlerinden, kikirdekli kesme çorbası. Tabi tarifle beraber ne yazacağımı düşünürken, doğal olarak kendi konum olan beslenme ile alakalı bir kaç söz etmekte fayda var diye düşündüm.

Hepimiz sağlıklı yaşamayı ister, bir çoğumuz da bu konuda elinden gelen gayreti sarf eder. Sağlıklı yaşam, çerçevesi oldukça geniş olan bir konu. Çünkü yaşam deyince zihin ve bedenimizi alakadar eden her şey bu anlamda değerlendirilir. Bu bağlamda düğününce, elbette beslenme sağlıklı yaşamın tartışılmaz gereklerinden. Peki sağlıklı yaşamak için beslenirken nelere dikkat ediyoruz? Hayvansal gıdaları sofrasına koymayandan tutun, sağlıklı beslenmek adına bir öğünde 5-10 çeşit ayrı besini alan insanlara bile rastlarız. Ancak, bir çok alanda olduğu gibi bu işin sınırını pek azımız merak eder. Sağlıklı yaşamak acaba çok çeşitli beslenmek mi, yoksa belirli yasaklara bağlı bir diyet uygulamak mı? Ben,  bu konuyu çok iyi bilen bir beslenme uzmanı değilim, ama Allah’ın kuluna çizdiği çizginin en doğru istikamet olduğunun farkında olan biriyim. Bu sebepten mutfak konusunda kafamı genellikle çevre kaynaklı duyumlara kapatır ve Kur’an, sünnet ve ecdadın izinde gitmeyi tercih ederim. Bir makinenin kullanma kılavuzuna uymak, o makineden en iyi verimi almak demektir. İnsanın kullanma kılavuzu da malum olduğu üzere Kur’an-ı kerim ve onun açıklayıcısı olan sünnetlerdir. Tabi ecdat da bu minvalde gittiğinden, bizim onların izinde giderek beslenmemiz, sağlıklı yaşam adına atılacak yerinde adımlar olur.

Yıllarca sızma zeytinyağından, tereyağından, kuyruk ve iç yağlarından bilinçli olarak uzaklaştırılan bizler, yıllar sonra bunun sonucunu çürük bünyeler olarak aldık. Ne olduğunu bilmediğimiz bir yığın suni gıdayı dolaplarımıza doldurup, doğal olanlardan kaçtık. Hiç aklımız gelmedi “ Allah’ın yaratıp da helal kıldığı yiyeceği, biz neden yemeyelim?” Bunu sormadık ama, gereksiz bir sürü bilgi bombardımanıyla beynimizi doldurduk…

Zararlı olan, Kur’an-ı kerimde bile adına yemin edilen zeytin miydi, yoksa onu yükselen hayat standartlarıyla gereğinden fazla tüketmek mi? Bal mı diyabet yapard,ı yoksa fıtratın dışında beslenmek mi? Et ve hayvansal yağlar mı güya kolesterole(!) bağlı kalp krizini tetiklerdi? Yoksa midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de hava almaya ayırın buyuran bir peygamberin (SAV) ümmeti olarak, nefes alamayacak kadar çok yiyen bizler mi, aşırı yük binen organlarımızın iflasına sebep oluyoruz?  Sağlıklı insan, rabbinin helal kıldığı her besini ölçüyle tüketendir. Kulağına gelen her bilgiyi İslam potasında eriten ve iman kalıbına oturtandır. Önümüzde bunca kandil varken kör ışıkların peşine düşmek bize yakışmaz.

Kikirdekli kesme çorbasını Nevin Halıcı hanımın “Konya Yemek Kültürü ve Konya Yemekleri” adlı kitabında görmüştüm. Özellikle çorbanın kikirdek dedikleri kızarmış hamurlarla süslenmesi dikkatimi çekmişti. Ve bu kikirdekleri sade yağ da ( sade yağ tereyağının ayranı anılanarak elde edilen saf bir yağdır.) kızartılması oldukça ilginç geldi. Çünkü biz genç kuşaklar hayvansal yağ da bir şeyler kızartmayı düşünemeyiz. Ama tabi dengeli tükettikten sonra her helalde bilinen bilinmeyen sayısız şifalar gizlidir.

MALZEMELER

Hamuru için:

  • 2 bardak un
  • 2 yumurta
  • Ortalama iki yumurta dolusunca su
  • 2 çay kaşığı tuz

Çorba için:

  • 5 su bardağı su
  • 1 su bardağı süzme yoğurt ( Tatlı olmasına dikkat edin.)
  • 4-5 diş sarımsak
  • Çorbanın üzerine gezdirmek için 2-3 kaşık sade yağ ( Sade yağ bulamayanlar tereyağı da kullanabilir.)
  • Yeterince tuz

YAPILIŞI:

  • Önce hamur malzemeleriyle mantı hamuru gibi sert bir hamur yoğurun ve 10 dak. dinlenmeye bırakın.
  • Hamuru iki parçaya bölün ve bir parçasını bıçak sırtı kalınlığında açın.
  • Açtığınız hamurdan 1-2 cm. büyüklüğünde parçalar kesin ve hafif unlayarak bir bez üzerinde kurumaya bırakın.
  • Diğer hamuru da parmaktan daha ince şeritler halinde yuvarlayarak yine birer cm. lik parçalara kesin.
  • En son kestiğiniz 1 cm lik hamur parçalarını kızdırdığınız sade yağ veya tereyağında kızartıp bir kenara alın.
  • 5 bardak suyu kaynatarak ilk kesilen ve kurumaya bırakılan hamurları bu su içinde yumuşayana kadar pişirin.
  • Hamur pişerken diğer tarafta, süzme yoğurdu kaynayan çorbanın suyundan yavaş yavaş alıp incelterek çırpın ve kıyılmış sarımsakları ekleyin.
  • Tencerede kaynayan hamurlar yumuşayınca ocaktan alıp ilk sıcaklığının çıkmasını bekleyin.
  • Sarımsaklı yoğurt ile pişen hamurları karıştırarak yavaş yavaş birleştirin, tuzunu ilave edin..
  • Sade yağı kızdırıp servis tabaklarına aldığınız çorbalara paylaştırın ve üzerilerini kızarttığınız kikirdeklerle süsleyin.
Reklamlar

Cuma Yazıları / Ben Seni ALLAH İçin Seviyorum..!

Bütün ümmetin cuması mübarek olsun. Rabbim bu cuma hürmetine tüm sıkıntılı ümmetin sıkıntılarını hayra çevirsin. Bu hadis-i şerifi öğrenelim çok olmadı. Okuduğumda  çok hoşuma gitmişti, zira ben de hep bu yolda harek eden biriyim. Bu düşüncemin kendimce mantıklı açıklamlarını yaparken, bunu efendimizin tavsiyesi olarak okuyunca hem uygular hem tavsiye eder oldum.

Bir gün Peygamber Efendimizin huzuruna gelen bir kimse,

oradan kalkıp gitmekte olan bir başka müslümanın arkasından :

“Ya Rasulullah, ben bu giden adamı seviyorum”
…demişti….

Peygamberimiz (S.A.V) ona

“Öyle ise ona kendisini sevdiğini bildir”
buyurdu…

Bunun üzerine o zat o kimsenin arkasından gitti, ona yetişti ve :

“Ben seni ALLAH için seviyorum”
dedi…

Bunun üzerine o Müslüman:

“Öyle ise beni uğrunda sevdigin Allah da seni sevsin”…
diye dua etti….

Ebu Davud