Cuma yazilari – Sandıkta Ne Var?

Allah’in kulu, Muhammet’in ümmetiyim diyen herkesin cumasi hayirli ve bereketli olsun.

Uzun zamandir cuma yazisi yazmiyorum. Oysa önceki sene yaz tatilinde sayfada devam eden tek bölüm cuma yazilariydi. Gecen sene den bu seneye neler oldu, neler degisti de cuma yazilarina bile ara verdim? Iyi bir muhasebe yapmali. Bazi seyleri de ihmal etmemli sorumluluklar adina.

Kelimelerin, ata sözlerinin vs. kökenini hep merak etmisimdir. Sik sik duydugumuz “Ayagini sicak tut, basini serin.” sözünün hem devami oldugunu, hem de kimin dedigini bu cuma yazisinda okuyalim isterseniz:

Lokman Hekim, ailesine bir sandık bırakarak şöyle demiş:
“Ben öldükten sonra bu sandığı açmadan satışa sunun, oradan alacağınız paralar sizindir.”Lokman Hekim vefat edince ailesi onun bu isteği üzerine sandığı satmış. Sandığı alan şahıs ise heyecanla
“Acaba sandıkta ne var” düşüncesiyle sandığı açınca, üzerinde şöyle yazan bir kemikle karşılaşmış:
“Ayağını sıcak tut, başını serin; Kendine bir iş bul, düşünme derin…”


Eklenti:

Sevgili Fulya günler öncesinden benim adimi blog ödüllüleri listesinde zikretmis. Ben vafasiz arkadasi ise, dikkatinden kacinca ona direk tesekkür etse de, sayfasinda yer vermeyi ihmal etti. Fulya’cigim özür dilerim sen den.

Ben en sona kalanlardan oldugumdan ödülü birkac kisiye degil de Beni seven, dost ve arkadas olarak kabul eden herkese veriyorum. Hangi blogcu arkadasim, yüreginde beni tanimadi halde güzel birseyler hissediyorsa bilsin ki, bu ödül onundur.



Reklamlar

Tarçınlı Kurabiye ile Geri Döndüüüüm…

Bu kadar uzuuuuun bir ara verince blog dünyasinda olmayi ne kadar özledigimi fark ettim. Isin kötüsü bu arada arkadaslari da takip edemedim. Ama artik insallah buradayim.

Kurabiye yapmanin ve yemenin zamani geldi artik. Bilmiyorum siz kurabiyenizi nasil yersiniz? Sik sik duydugum ve analyamadigim sicacik kurabiyeler olarak mi seversiniz yoksa? Kurabiye bekleyip kendini cekince tadi yerine oturur, nasil olurda sicak kurabiye sevilir bilen varsa bana da anlativersin.:) Benim kurabiyelerim soguk, kitir ve tarcinli. Zaten insanin bünyesi mevsimin ihtiyaclarina göre ayarlanmis saat gibi, kis aylari gelince de tarcin tadi her zamankinden daha cok isteniyor.
Bir dönem ana tarif olarak kesfettigim bu tarifin, farkli malzemeler ekleyerek bir sürü cesidini yapmistim. Hepsi de birbirinden lezzetli olmustu. Sizin de seveceginizi düsünerek tarife geciyorum:

 yemek_007

Malzemeler:

  • 2 kaşık tereyağı
  • 2 kaşık crem fraıce veya schmand (Süzme yogurt da kullanilabilir.)
  • 1 yumurta
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 bardak pudra şekeri
  • Aldığı kadar un
  • Bir fiske tuz

Yapılışı:

  • Bütün malzemeler karıştırılıp kurabiyenin hamuru hazırlanır.
  • Küçük parçalar koparılarak yuvarlanır ve yağlanmış tepsiye dizilir.
  • 180 de pişirilir.

Sicak cay veya kahveyle afiyetle tadina varilir…

Yorumlariyla yanimda olan tüm arkadaslara tesekkür ediyorum.

Nino' dan…

Sevgili Nino öyle güzel ve hisli bir yorum yazmiski bana, bu yorumun sadece yorum olarak kalmamasi gerekdigini düsündüm.
Milletler birlik oldugunda ancak varliklarini devam ettirebilir. Birlik olmak icinse özel günler en güzel vesilelerdir. Yazimi okuyan herkese sesleniyorum: Güzel adet ve gelenleklerimizi yeni nesillere tasimamamiz, bizim varligimizin sonunun gelmesidir. Yasadiginiz güzelliklerden evlatlarinizi mahrum etmeyin!
Tesekkür ediyorum Nino’ya ve onun gibi düsünen herkese…

Cocukken hersey ne kadar guzeldi yada bizler cocuklugun verdigi saflikla herseyi temiz gorurduk. Arefe gunu yapilan temizlikler, baldan tatli tatlilarin hazirlanisi, kacamak bir iki lokma. Bayram oncesi cikilan alisverisler, alinan birbirinden guzel elbiseler, ayakkabilar. Kizsaniz elbisenin cantasi, sapkasi olacak. Erkekseniz cepsiz olmaz pantalon, para toplanicak. Hic unutmam bir komsumuz vardi Allah rahmet eylesin, o teyze hic bir bayram geri cevirmedi bizi. Bayram oncesi mis gibi kokan, yepyeni mendiller alir, arasinada para koyardi. Koskocaman lojman, 11 kat, her katta 6 daire, herkes tanidik. El opmekten yorulur, topladigimiz harcliklari cantamiza sigdiramazdik. O zaman insanlarin elimi boldu, simdi ne oldu hala anlamis degilim. Insanlar birakin para vermeyi, seker ikram etmeyi, kapiyi acmiyorlar. Guzel olan geleneklerimizi ne cabuk yitiriyoruz. Hic bir bayram eksik etmedi ailemiz bizden yeni giysileri, ayakkabilari, harcligi, hediyeyi. Biz sansli cocuklardik. Simdi oyle cok yalniz cocuk var ki!! Bayram vesile olsun, unutmayalim adetlerimizi. Ziyaret edelim yaslilarimizi, yalnizlarimizi. Oh bir hafta tatil deyip, nereye kacacagimizi bilmemezlik etmeyelim, bizde yaslanicaz bir gun, gozum kapida, kulagimiz zilde yavrularimizi bekliyecegiz. Bir tatli dil, bir guleryuz, cok gormeyelim, cok gormesinler bizede. Buralar cok sessiz, ne gelen var ne giden. Yapilan tatlilari birbirimize ikram ediyoruz ancak. Ne ana var yanimizda, ne akraba, ne baba ocagi var burda, ne kardes muhabbeti. Gurbetin acisini ceken bilir ancak, bos konusmaya ne hacet. Annem, babam, kardesim, guzel ninem ananem, tum akrabalarim, dostlarim, ben yine bu bayramda burdayim. Bu bayramda yalnizim. Siz birlikte olusunuzun kiymetini bilin. Az kaldi ramazan yaza gelecek, bende 8 senedir ozledigim o bayrami yasayacagim yaninizda insaallah. Ama siz bunun kiymetini bilin, kaybedince bulunmuyor cunku. Bu bayram diliyorum tum minik kiz cocuklarinin firfirli elbiseleri, kirmizi rugan ayakkabilari olsun. Tum erkek cocuklarinin papyonlu minik takimlari, gicir gicir ayakkabilari olsun. Yaslilar yalniz kalmasin bu bayram, oksuzun yetimin basi oksansin. Olmusler unutulmasin, hastalar ziyaret edilsin bu bayram. Bu bayram bayram gibi bir bayram olsun diliyorum…