Takva – Cuma Yazıları

Cumayı bilen hekesin cuması mübarek ve bereketli olsun…

Bu akşam itibariyle internet bağlantımız sanırım normale döndü. Hala bağlantı kesilecek korkusu yaşıyorum. Neden nasıl diye bir sebepte gösterilmeyen bu arıza sadece bizi etkiledi ve inşallah bir daha olmaz.

Ebu Hureyre “takva”nın ne olduğunu soranlara:

“Siz hiç dikenli yoldan geçtiniz mi?” dedi. Onlar da

“Evet geçtik” dediler. Bunun üzerine:

“O halde oradan geçerken ne yaptınız?” diye sordu. Onlar:

“Dikenlerden sakındık” dediler. “İşte takva da, günah ve hatalardan sakınmaktır” cevabını verdi.

Reklamlar

Duyuru…

Merhaba, sevgili arkadaslar ve blog takipcileri. internet baglantimizdaki ariza yüzünden günlerdir sikinti yasiyoruz. Yorumlariniza ve e postalarinizdan cevap veremediklerim oldu. Arada bir acilan hatla sayfama girip kisa süre icinde birseyler yapmaza calistim, ama baglantinin aniden kesilmesi yüzünden yazdiklarmi bile gönderemedim. Bazi faliyetlere üzülerek katilamadim. Sorun hala devam ediyor. Insallah yakinda cözülür.

BU KEZ GİDEN ESRA…

Bir hadisi şerifte buyurulduğu gibi ölüm ağızların tadını kaçırıyor. Her ne kadar yüzünü görmediğim bir insan olsa da yazılarından tanımıştım Esra’yı. Attığımız her adım bizi bu kaçınılmaz sona yaklaştırsa da, varacağımız yer aynı olsa da her giden yüreğimizi yakarak gidiyor.
Rabbim tüm sevenlerine ve ailesine sabır versin…

#KAYNANA ÇATLATAN TARİFLER# Hurmalı Butter Kuchen

Yine, yeni, yeniden bir etkinlik… Ev sahibesi Sevgili Lale’ye teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.
Basit malzemelerle yapılan tarifler hep dikkatimi çeker. Butter kuchen az malzemeyle yapılan güzel bir tatlı çeşidi. Alman’ların severek tükkettikleri bu tatlıyı elinizin altında ki malzemelerle hemencecik yapabilirsiniz. Mis gibi tereyağ kokusunun verdiği çokta güzel bir tadı var.

104

MALZEMELER:

  • 120 gr. şeker
  • 1 yumurta
  • 4 kaşık erimiş tereyağı
  • 1 paket maya
  • Aldığı kadar un
  • Bir çimdik tuz
  • Üzerine koymak için tereyağı ve şeker
  • 7-8 tane dogranmis kuru hurma

YAPILIŞI:

  • Üzerine konan şeker ve tereyağı hariç bütün malzemelerle hamur yoğurulur ve kabarmaya bırakılır.
  • Kabaran hamur unlanmış tezgahta tepsi büyüklüğünde ve el kalınlığında açılır.
  • Hamurun üzerine 4-5 cm. aralıklarla parmak basrırılarak oyuklar oluşturulur.
  • Açılan oyuklara nohut büyüklüğünde tereyağı parçaları konur.
  • Üzerine bolca (Ben 4-5 kaşık kullandım.) toz şeker serpilip 200° de fırınlanır.

İkisini de Affeyle – Cuma Yazıları

Cumayı cuma bilen, en azından bimek yoluna yakın olan herkesin cuması mübarek olsun.

Sahabilerden biri Hz. Ebu Bekir’in yanına gelip ona şöyle diyerek bir dua etmiş:
“Çok günahkârım, benim için dua eder misin?” Hz. Ebu Bekir Efendimiz de şu şekilde bir dua etmiş:
“Yâ Rabbi, bir günahkâr bir diğerinden dua istiyor, ikisini de affeyle.”

Sebzeli Yoğurt Çorbası

Öğlen yemeklerinde coğu zaman ne yapacağım konusunda zorlansamda çorbalar imdadıma yetişiyor. Çocuklar için sağlışlı ve besleyici, tabi yedirebilirseniz.

Yine fotoğraf makinasının tarih ayarı yapılmadan çekilen bir fotoğraf. 😦

105

MALZEMELER:

  1. 1 bardak yoğurt
  2. 1/2 bardak pirinç
  3. 2 kaşık haşlanmış bezelye
  4. 2 tane taze soğan
  5. 1/2 kırmızı biber
  6. 1 havuç
  7. Sıvıyağ
  8. Nane

YAPILIŞI:

  1. Pirinç, kıyılmış havuç, soğan ve biber bol suda pişirilir.
  2. Malzemeler tamamen pişince bezelye eknir ve tencere ocaktan alınır.
  3. Çırpılan ve çorbanın suyuyla ılıtılan yoğurt yavaş yavaş çorbaya katılır.
  4. Bir süre karıştırılıp, yağ ve nane kavrulup dökülür.

Kaşarlı Brezel

Türkiye’de simit nasıl sevilir ve yaygın olarak yenirse, Almanya’da da Brezel simit gibidir. Bavyeralı simitte diyebiliriz.:)

Yıllar önce eşimle gezdiğimiz her yerden en sık alıp yediğimiz brezelleri, gıda katkılarıyla tanışmamızdan sonra dışardan alıp yiyemez olmuştuk. Ben de tabi ki ev de nasıl yaparım diye epey kafa yormuş ve Alman yemek sayfalarından tam tarifine ulaşmıştım.

En çok sevdiğim de Käse-Brezel dedikleri kaşarlı olanıydı. Sanırım yumurta da vardı üzerinde, ama onun tarifini bulamadım. Ben de kendim geliştirdim ve tadını aşağı yukarı olarak tutturdum diyebilirim. Satılan Kase Brezellerin üzerine, kaşar komadan önce diğer çeşitlerin de de olduğu gibi karbonatlı su sürülüyor ya da içine direk batırılıyor. Biz de çubuk krakerlerde olduğu gibi her yeri orantılı bir şeklide kızarıyor ve kendine özgü bir tadı oluyor. Ben bunda yapmadım, yani üşendim.:) Laugen Brezel dedikleri sade olanındanda yaparsam sizlerle paylaşırım inşallah.

106

MALZEMELER:

  1. 500 gr. un
  2. 200 gr. sıcak su
  3. 20 gr. tereyağ
  4. 150 gr. süt
  5. Bir paket kuru veya yarım yaş maya

Üzeri için:

  1. Rendelenmiş kaşar
  2. 2 yumurta

YAPILIŞI:

  1. Hamur malzemeleri yoğurulup mayalandırılır.
  2. Tekrar yoğurulup 14 beze yapılıp 15 dak. dinlendirilir.
  3. 60- 70 cm. lik şeritler yapılarak berezel şekli verilir.
  4. 200° de biraz kabarana ve biraz kızarana kadar tutulu tam bişmeden fırından alınır.
  5. Çırpılmış yumurtaya kaşar katılıp karıştırılır.
  6. Bu karışımdan tepsideki berezellerin üzerine kaşık veya ele yardımıyla konur.( Bu işlem biraz zahmetli oluyor, tam tarifini bilen veya daha kolay yolunu bilen varsa paylaşırsa sevinirim.)
  7. Kaşarlar eriyip kızarana kadar biraz daha pişirilir.

Makarna Böregi

Konya’ daki akrabalar duymasınlar ama su böreği konusu aşamadığım konulardan. Bu güne kadar yaptığım denemelerim güzel sonuç vermedi. Eşimin büyük teyzesi yaparken onu seyredip öğrendiğimi sanmıştım, ama yine tam istediğim sonuca varamadım. Artık vazgeçtim uğraşmıyorum. Hele bu börekten sonra Konya’da bile yapıp su böreği diye yutturabilirmiyim diye düşünmeye başladım.:)) Gerçi Konya’daki incecik muhteşem su böreklerinin yanında benim ki biraz hormonlu gibi görünüyor ama “Sizden öğrendim de geliştirdim.” diyebilirim belki.:)))

 bild_010

MALZEMELER:

  1. 2 adet yufka (Ben kendim hazırladığım yufkaları kullandım.
  2. 1/2 paket kelebek makarna
  3. 200 gr. beyaz peynir
  4. 1 kaşık tereyağı
  5. Maydanoz

HARCI İÇİN:

  1. 2 yumurta
  2. 1 bardak süt
  3. 1/2 baradk sıvıyağ
  4. 1 çay kaşığı tuz

YAPILIŞI:

  1. Makarna tuzlu suda 10-12 dak. haşlanıp süzülür.
  2. Sıcak makarna, peynir, tereyağ birazcık tuz ve mazdanoz karıştırılır.
  3. Harç malzemesi çırpılarak hazırlanır.
  4. Yufkanın ilki yağlanmış tepsiye kenarları dışarı taşacak şekilde yayılır.
  5. Tepsideki yufkanın üzerine hazırlanan makarnalı iç malzemenin yarısı dökülür ve harcın da yarısı kaşıkla gezdirilir.
  6. Yufkanın sarkan uçları bohca gibi iç malzemenin üzerine katlanıp diğer yufka aynı şekilde tepsiye katlanan yufkanın üzerine serilir.
  7. Kalan makarnalı karışımda altta ki gibi yufkanın üzerine yayılır ve kalan harcın 2-3 kaşığı ayrılıp kalanı makarnalı karışımın üzerine dökülür.
  8. 2. yufkanın uçlarıda alttaki yufka gibi kapatılıp üzerine kalan harç sürülür.
  9. 200°de pişirilir.

İnek Neden Boğuldu?

Cumanız mübarek olsun.
Kanaati zenginlik sayan için güzel bir hayatları vardı. Karınları doyuyor, kimseye muhtaç olmuyorlardı. Yaratan onlara bir de inek vermiş, sütünü içiyorlar kalanının da satarak geçiniyorlardı.
Ama kanaatsizlik ve mal hırsı evin hanımının yüreğini sarmış, günden güne ona bal yerine zehir içmesini fısıldıyordu. Gözü hep olanları görüyor, olmayanlara bakıp haline şükretmiyordu.
Şeytan onun açık kapısından iyice sızdı yüreğine. Süte su katarsa daha çok kazanacağı konusunda ikna etti sonunda. Böyle yaparsa istediklerine kavuşacak varlıklı gördüğü insanlardaki herşey den onun da olacaktı.
Hemen fikrini uygulamaya geçti. Artık istediği tüm dünyalığı alacak kadar kazanıyorlardı. Süte su katıyor bir den beş kar ediyorlardı.
Herşey tamamdı ama içlerini kemiren, onlara rahat huzur vermeyen birşeyler vardı. İşin sonu nereye varcak diye düşünmekten kendilerini alamıyorlardı.
Kısa bir zaman sonra, büyük bir fırtına oldu. Tek kazanç yolları olan inek, sel sularına kapılıp gitti!
Kadın ne yapacağını bilemez bir haldeydi. Ağlamaktan gözleri şişmişti. Şimdi söz sırası kocasına gelmişti:
“Neden ağlıyorsun?” dedi. “Haramdan kazandığımız onca paraya karşılık, süte kattığın su, sel olup ineği götürdü. İneğe değil kendine ağla. Bu felaketi sen ellerinle hazırladın.”

Cantık

Yemek bloglarında fark ediyorum, her arkadaşın mutfakta ilgi duyduğu alan değişiklik gösteriyor. Kimi pasta, kimi kurabiyeleri, kimi tencere yemeklerini hazırlamayı tercih ediyor. Bu listeyi uzatmak mümkün. Ben hamurla çok geç tanışmış biri olarak sanırım en sevdiğim ve uğraşmaktan en çok keyif aldığım malzeme hamur. Hamurun sınırıları geniş dünyasında gezinmeyi seviyorum. Pişirme teknikleri, hazırlanış farklılıkları, birlikte kullanıldığı malzeme çeşitliliğiyle çok zengin seçenekleri var. Mümkün olsa hergün yeni birşeyler denemek keşfetmek isterim ama…
Gülenay’da görmüştüm buna benzer bir börek. Tarifi aklımda kaldığı kadar yaptım. Yumuşak ve lezzetli bir börek. Daha önce denemeyenler için değişik ve kolay börek seçeneklerinden biri.

EKLEME: Bazı resimlerin üzerinde çok eski tarihler olduğunu yeni fark ediyorum. 2005 te benim bloğun adı bile yoktu. Dolayısıyla çekilmiş resim filanda yoktu. Tarih ayarı yapmadan çekilen resimler olmalı.

108 

MALZEMELER:

  1. Mayalı hamur, 500 gr. unla yapılmış(Arşive bakın)
  2. Peynir

Sos için:

  1. 1/2 bardak sıvıyağ
  2. 1/2 bardak süt
  3. 1/2 bardak yoğurt

YAPILIŞI:

  1. Mayalanan hamuru iki bezeye ayırdım ve fazla ince olmayacak şekilde açtım.
  2. Üzerine peyniri serpip rulo yaptım.
  3. Ruloları 4 parmak kalınlığında kesip yağlı tepsiye dizdim.
  4. Sos malzemelerini karıştırıp tepsideki böreğin üzerine döktüm, 200° de pişirdim.

Sütlü Domates Çorbası

Domates çorbası deyince insanın gözünün önüne reklamlardaki gibi kıpkırmızı çorbalar geliyor. Halbuki alakası yok. Sadece resim için hazırlanmış sulandırılmış salça veya keçap dolu tabaklar.
Bunu ilk kremalı domates çorbası yaptığımda fark etmiştim. Yani o güne kadar hiç aklıma gelmemişti.:))
İlk denediğim de ne yaptıysam rengi resimler de ki veya tv. de ki gibi olmadı. “Hıı” dedim, demek ki bizi aldatıyorlarmış.:) Gerçi benim ki de fazka soluk benizli oldu sütü fazla koyunca, ama olsun tadı çook güzeldi.
Zaten yazılarımı takip edenler bilir, fazlaca çorba tarifim de yoktur. Ramazan gelince başlar bizim çorba maceramız.:) Sofrada mutlaka çorba bulundurmak isterim ve bir yıl boyunca yapmadığım kadar çorbayı bir ayda yaparım.:)

109

MALZEMELER:

  1. 2 kaşık un
  2. 1 kaşık domates salçası
  3. 1 bardak süt
  4. Tuzot, karabiber
  5. Sıvı yağ
  6. Kaşar peyniri

YAPILIŞI:

  1. Unu kavurup hafif renk almasını sağlıyorum.
  2. Daha sonra yağı ve salçayı ekleyip salçanın kokusu çıkana kadar kavuruyorum.
  3. Tencereyi ateşten kenara alıp biraz bekliyorum ve daha önce kaynattığım suyu malzemenin üzerine döküyorum.(Sıcak su koyunca topaklanmanın önüne geçilebiliyor. Ve tabi ki ilk sıcaklığının çıkmasını beklemek.)
  4. Tekrar ateşe koyup karıştırarak kaynatıyorum.
  5. Yanlız bırakmayın taşabilir.
  6. Bir süre kaynayınca sütünü veya istersem krema ilave ediyorum.

Yemesi zor oluyor ve besin değeri artıyor-biz büyükler için- ama bu çorbaya da hayin kaşar çok yakışıyor.:)

Cuma Yazıları – Ne Gibidir?

Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri, bir gün Padişah Ahmed’in gönderdiği hediyeyi kabul etmeyip, geri iade etmiş. Bunun üzerine Padişah da o hediyeyi bir başka alim olan Abdülmecid Sivasi’ye göndermiş. Abdülmecid Sivasi ise Padişahın gönderdiği hediyeyi kabul etmiş. Bunun üzerine Padişah:
“Abdülmecid Efendi! Aziz Mahmud senin kabul ettiğin hediyeyi kabul etmemişti,” dediğinde Abdülmecid Efendi şöyle demiş:
“Aziz Mahmud, anka kuşu gibidir. O öyle şeylere itibar etmez ki…” Sultan Ahmed, bu kez de Aziz Mahmud’a:
“Senin kabul etmemiş olduğun hediyeyi Abdülmecid Sivasi kabul etti,” dediğinde, Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri şöyle demiş:
“O deniz gibidir; içine bir damla necasetin düşmesiyle pislenmez!”

Antep'in Meşhur Balcan (Patlıcan) Kebabı

Antep yemeklerini tanıtan bir sayfa olur da patlıcan kebabı olmadan olur mu? Elbetteki olmaz.
Lahmacun kadar sık yapılan ve sevilen bir yemektir Antep’de…

Antep’in bir kısım ağır yemekleri çokca zahmetli olup misafir yemekleri katagorisine girer. Tabi misafir olmadan da olur ama yemeğin ağırlığını anlatmak için kullanıyorum bu tabiri.
Diğer bir kısım misafir yemekleri de vardır ki çok zahmetsiz ve kolaydır. Neden mi? Çünkü hanımlar tepsiyi ve malzemeyi eşlerinin ellerine tutuşturup “Haydi kasaba, ordan da fırına…” komutunu verirler. :)) Patlıcan kebabı da bu gurubun en başta gelenlerinden.
 Patlıcan kebabının tadı yağlı kıymayla çıkar ben den söylemesi…;) Yanına da mutlaka  ama mutlaka ayran…

 Bild 1728

MALZEMELER:

  1. 4 tane uzun patlıcan (Antep’de patlıcan kebaplık diye geçer.)
  2. 300 gr. orta yağlı kıyma
  3. 3 tane domates
  4. 4-5 tane sivri yada dolmalık biber
  5. Karabiber, tuz
  6. Yarım bardaktan az su

YAPILIŞI:

  1. Patlıcanlar iki parmak kalınlığında doğranır.
  2. Domatesler dörde bölünür ve yeşil biberler istenilen şekilde kesilir.
  3. Kıyma, karabiber, tuz birbirine yedirilecek şekilde karıştırılır.
  4. Kıymalı karışımdan patlıcan dilimleri sayısınca göfteler hazırlanır. (Biz göz kararı yaparız ama tecrübesi olmayanlar için daha pratik bir yol bu.
  5. Bir patlıcan bir köfte alınır, köfte düzgünce patlıcanın üzerine yerleştirilir ve tepsiye konur.
  6. Diğer patlıcan ve köftelerde aynı yöntemle hazırlanıp sıranın açık olan ucuna yerleştirilir. Bu bizim uyguladığımız teknik, isteyen istediği gibi hazırlayabilir. Ben aslına sadık kalmak adına tarif ediyorum.
  7. Tepsi dolunca üzerine yarım bardaktan daha az su serpilip 200° de fırınlanır.
  8. Patlıcanların rengi dönüp köfteler kendini toparlayınca üzerlerine domates, domatesler de biraz pişince biberler ilave edilir. Biber çok kısa sürede piştiği için domatesle bile aynı zaman da konsa biberler fazla kızarabiliyor. Ben de bu şekilde yapıyorum. Zaten Antep’te fırınlarda da sonradan eklendiğini biliyorum.

Pişirme önerisi: Fırında yapanlara önce tepsinin ağzını kapatarak pişirmelerini, aşağı yukarı 30-40 dak. sonra kapağı açarak iyice kızartmalarını tavsiye ederim. Zaten hatırladığım kadar fırıncılar da aynı yöntemi kullanırdı.

Serviste mutlaka ayran tavsiye ediyorum. Aslında patlıcan kebabını mangal da yaparsanız asıl tadına o zaman varırsınız. Babam patlıcan kebabını genellikle iş dönüşü hazırladığı mangalın üzerinde pişirir, pişen şişleri mangalın altına yerleştirdiği bir tepside diğerleri pişene kadar bekletirdi. Biraz bekleyince daha da lezzetlnir ve tadına doyum olmazdı…

Yufkada Somon

Deniz ürünlerini seven insanların söylediği bir söz vardır:  “Denizden babam çıksa yerim.” derler. Antep’te de o kadar çok şey ekmek arasında tüketilir ki, bu sözü  “Ekmeğin arasına elimi koysam yerim.” gibi bir cümleyle değiştirebiliriz. :)))

Geçekten abartılı gelmesin ama biz ekmeğin arasına yenebilen herşeyi koyarız.:) Örneğin: her türlü pilav, soğan-sarımsak, haşlanmış veya kızarmış patates, dolma ve sarmalar, peynir, çiğ köfte-yağlı köfte, her türlü yenebilen otlar, tahin helvası, nohut peyvazı, (piyazı) yeşil zeytin, patates tavası ve diğer tava yemekleri şu an için aklıma gelenler. Ve bunlar sadece size garip gelecek olanlar, yoksa bu liste daha çok uzar. Mesela yeşil zeytine soğan maydanoz ve limon koyarak peyvaz yaparız, ekmeğin arasında çook güzel olur.

111

MALZEMELER:

  1. 250 gr. somon
  2. 2 patates
  3. Karabiber, tuz

Piyaz için:

  1. 1 büyük soğan veya iki tane orta boy
  2. Yarım demet maydanoz
  3. 1 limon
  4. Pulbiber

YAPILIŞI:

  1. Çok büyük olmayacak şekilde doğradığım patatesleri çok az yağda hafif kavurup, su ilavesiyle yumuşayana kadar pişirdim.
  2. Pişen patatesleri tavanın kenarına aldım (İsterseniz tamamen tavadan alabilirsiniz.) ve somonu yine az bir yağ ilavesiyle kavurdum.
  3. Somonlar da pişince patatesle karıştırıp baharatlandırdım ve biraz daha kavurdum.
  4. Yufkaların arasına paylaştırdım.
  5. Piyaz için malzemeleri doğrayıp limon ve tuz ekledim.
  6. Yufkanın arasındaki malzemenin arasına bolca piyaz koyup, katlamadan tabaktaki gibi servis yaptım. Tabi ki yerken katlayarak yedik.:)

Ispanaklı Kolböreği

Kolböreği benim en çok sevdiğim ve tercih ettiğim açma böreklerden. Normal açma böreklerde yaşanabilen sert ve kuru olma riski bu börekte yaşanmıyor. Tadı ve yumuşaklığı garanti de diyebiliriz.. İç malzemesinin ve kullanılan yağın miktarı lezzetini belirliyor. Yani çok yememek şartı ile malzemesinin ağırlığını koruyarak yapın ve güzel bir börek yiyin. 🙂

112
MALZEMELER:

  1. 400 gr. un
  2. Tuz
  3. Su

İç malzeme:

  1. 500 gr. ıspanak
  2. 2-3 tane soğan
  3. 150- 200 gr. beyaz peynir
  4. Karabiber, pulbiber

Arasına sürmek için:

  1. 1,5 bardak süt
  2. 1/2 bardak sıvıyağ
  3. 1 yumurta

YAPILIŞI:

  1. Hamur malzemeleri ile yoğurulan hamur 15 dak. dinlendirilir.
  2. Bu arada ıspanak ve soğan doğranır, ufalanan peynirle karıştırılıp baharatları katılır.
  3. Yumurta, süt ve yağ iyice çırpılır.
  4. Hamurdan yumurta büyüklüğünde bezeler yapılır.
  5. Her beze tabak büyüklüğünde açılır ve bir yüzü yağlanır.
  6. Yağlanan hamurun üzerine yeni bir hamur açılır.
  7. Böylece üst üste konulmuş ve araları yağlı ikili hamurlar elde edilir.
  8. Bu ikli hamurlar sırayla açılarak büyük yufkalar elde edilir ve üzerlerine sütlü karışım kaşıkla gezdirilir.
  9. Yufkaların üzerine ıspanaklı iç serpilip bir taraftan başlanarak sarılır.
  10. Uzun bir sopayı andıran hamur kendi etrafında döndürülerek tepsinin ortasına yerleştirilir.
  11. Diğer ikili hamurlarada aynı işlem yapılarak ister tekli börekler istenirse tepsinin ortasına ilk konulan böreğin etrafına sarılarak büyükçe bir börek elde edilir.
  12. Böreğin en üstüne Sütlü karışımdan sürülerek 200° de pişirilir.

Kolestrolüm Yüksek (!)

Sayfamla ve gündemle alakası olmayan bir konuyla ilgili birşeyler paylaşmak istiyorum. Konu kolestrol: Bir çok insan da olduğu gibi 2 yıl önce benim de klostrolümün çok yüksek olduğunu ve hemen diyete başlamam gerektiğini öğrendim. Tabi ki hemen kolestrol yükselttiği söylenen gıdaları- zaten çokca tüketmiyordum- biraz daha kıstım. 2 yılda 6 kez kolestrol ölçümü yaptırdım. Değer hep yüksek deniyordu. Son testimin sonucunu bu gün aldım. Daha önce ki sonuçlardan birinde kanımdaki LDL (Kötü kolestrol) Değil de HDL (İyi kolestrol) seviyesinin yüksek oluğunu görmüş, ama doktor daha iyi bilir diye düşünmüştüm. Yanı sırada, yeme alışkanlışımda ufak değişiklikler hariç çokta çaba sarfetmemiştim. Bu gün gittiğim doktor Türk doktoruydu ve söyledikleri beni şoke etti! Kanda ki HDL (İyi kolestrol) seviyesinin oldukça yüksek olduğunu ve LDL (Kötü kolestrol) nin ise çok düşük olduğunu yani kolestrol diye bir problemimin olmadığını söyledi. Daha önce ki test sonuçlarıma baktığımda HDL nin hep çok yüksek ve LDL nin ise hep çok düşük olduğunu gördüm. Yani 2 yıl bana olmayan bir şeyin diyetini yaptırdılar.:( Acaba amaçları, biz Türklerin gelenksel beslenme alışkanlığında ki kaliteli gıdalardan uzak tutarak İyi kolestrol değil de, kötü kolestrolün yükselmesini sağlamak mıydı bilmiyorum. Bu konuyla ilgili çok ilginç bulduğum birkaç yazıyı buradan, buradan ve buradan okuyabilirsiniz. Sizin veya yakınlarınızın kolestrol problemi varsa lütfen verdiğim liklerde ki yazıları mutlaka okuyun. Özellikle 1. ve3. cü likteki yazılar çok dikkat çekici. İlgili yazıların birinde: “Tereyağını kendi ekmeğinize sürün ilaç firmalarınınkine değil” deniyordu. Çok hoş bir tanımlama.
Sağlıcakla kalın…