Kolestrolüm Yüksek (!)

Sayfamla ve gündemle alakası olmayan bir konuyla ilgili birşeyler paylaşmak istiyorum. Konu kolestrol: Bir çok insan da olduğu gibi 2 yıl önce benim de klostrolümün çok yüksek olduğunu ve hemen diyete başlamam gerektiğini öğrendim. Tabi ki hemen kolestrol yükselttiği söylenen gıdaları- zaten çokca tüketmiyordum- biraz daha kıstım. 2 yılda 6 kez kolestrol ölçümü yaptırdım. Değer hep yüksek deniyordu. Son testimin sonucunu bu gün aldım. Daha önce ki sonuçlardan birinde kanımdaki LDL (Kötü kolestrol) Değil de HDL (İyi kolestrol) seviyesinin yüksek oluğunu görmüş, ama doktor daha iyi bilir diye düşünmüştüm. Yanı sırada, yeme alışkanlışımda ufak değişiklikler hariç çokta çaba sarfetmemiştim. Bu gün gittiğim doktor Türk doktoruydu ve söyledikleri beni şoke etti! Kanda ki HDL (İyi kolestrol) seviyesinin oldukça yüksek olduğunu ve LDL (Kötü kolestrol) nin ise çok düşük olduğunu yani kolestrol diye bir problemimin olmadığını söyledi. Daha önce ki test sonuçlarıma baktığımda HDL nin hep çok yüksek ve LDL nin ise hep çok düşük olduğunu gördüm. Yani 2 yıl bana olmayan bir şeyin diyetini yaptırdılar.:( Acaba amaçları, biz Türklerin gelenksel beslenme alışkanlığında ki kaliteli gıdalardan uzak tutarak İyi kolestrol değil de, kötü kolestrolün yükselmesini sağlamak mıydı bilmiyorum. Bu konuyla ilgili çok ilginç bulduğum birkaç yazıyı buradan, buradan ve buradan okuyabilirsiniz. Sizin veya yakınlarınızın kolestrol problemi varsa lütfen verdiğim liklerde ki yazıları mutlaka okuyun. Özellikle 1. ve3. cü likteki yazılar çok dikkat çekici. İlgili yazıların birinde: “Tereyağını kendi ekmeğinize sürün ilaç firmalarınınkine değil” deniyordu. Çok hoş bir tanımlama.
Sağlıcakla kalın…

Reklamlar

16 thoughts on “Kolestrolüm Yüksek (!)

  1. Allah Allah, canim benim. Bir seyin olmadigina sevindim ama, yine de gecmis olsun. Farkedilmesi guzel. Benim de iyi kolestorulum dusuk. Bunun da tedavisi exercise biliyorsun. Ah ah, tembellik basa bela:)

  2. ne diyeyim yazılar çok ilginç,ve başına gelenler çok üzücü..insanın inanası gelmiyor..slmlr cnm.bu yazıların aklıma bir şey getirdi.br kaç gün önce gelen bir maile gülüp geçmiştim ama dogru mu acaba..en iyisi blogda yayınlayayım bakalım arkadaşların yorumu ne olacak..

  3. Canim gecmis olsun su an icin kolestrol problemim yok ama gelecektede olmayacak anlamina gelmiyor ögrenip bilgi edinmek gerek,paylasimin icin tesekkürler,ayrica zaten sen hic agir yemek yapmiyorsunki yaptigin yemekler gayet saglikli ve hafif bence, pirincli kabakta öyle görünüyor ellerine saglik canim sevgiler…

  4. Nurgül’cüğüm, inşallah herşey yoluna girer.Merak ettim, iyi kolestrol diye doktorların belirtti mi? Ben de hiç bir doktor iyi veya kötü diye bahsetmemişti.Sıhhatli günler diliyorum.Süheyla, yazını okudum ve çook doğru buldum.Ben bunları yaşadım! Abartacak veya uyduracak halim zaten yok. Bazan neden ben dediğim zaman. Cevabı da aynı anda geliyor. Bir, tek ben değilim iki, Onların her dediğine sorgusuz evet diyecek biri olmadığım için (verilen ilaçlardaki haram maddelerden uzak durmaya çalışmam benim en doğal hakkım.) Üçüncüsü, bunlar dünden bugüne olan şeyler değil 10 yıldan bu yana yaşadıklarım.Sevgilerle canım…

  5. Seval’ciğim geçirdiğimiz yazdan beri daha çok sebze yapıyorum ama daha önceki beslenme tarzımla da yaptırdığım ölçümlerde iyi kolestrol hep yüksek kötü olansa düşüktü. İşin ilginç yanı, u ölçümleri farklı doktorlara yaptırmak zorunda kaldım ve kesinlikle çok kötü bir hava estirerek beni korkutmuş olmaları. Hiç biri iyi kolestrolün yüksek bu tehlikeyi ortadan kaldırıyor demedi. Bana çizdikleri tablodan günlerce hüngür hüngür ağladım! Bana birşey olursa evlatlarıma ne olacağını düşündüm. Eşim hep inanmamıştı, onu dinlesem daha iyi edermişim.Selamlar…

  6. hay allahım ya:(vardır bundada bır hayır dıyelım ama kızmamakta elde degıl lavantıncım…benımde kolestrol problemım var ama dr.tanıdık allahtan:)tereyag…sozuda cok hos:) gecmısolsun dıyelım her ıkı konudada…..cuman mubarek olsun canım..

  7. Cok gecmis olsun canim benim.Allah sifasini versin.Yemeklere dikkat ederek yemek kadar zor birsey yok diyorum.Diyet yapmak sinir koymak ugrastirici.Öpt

  8. Merhaba canim, sana dün aksam bu son yazdiklarinla ilgili birseyler yazmistim ama simdi baktim da göremedim, benim bilgisayar da bu hafta biraz delirtti beni belki ondandir. Neyse, senin basina gelenlerede inanamadim, nede olsa burasi Almanya diye ve nasil böyle bir hataya düsürdü seni doktorun? Allah hasta edip bunlarla ugrastirmasin ne diyelim.Sana ve ailene güzel bir hafta sonu tatili diliyorum canim..hoscakal..

  9. Teşekkür ederim Nino, 2 yılın sıkıntısı yanıma kar kaldı.:(Rabia, çok haklısın. Hele de çocukların varsa. Yemeklerde yağsız yoğurt, süt vs. kullansam çocuklar için yetersiz olacak, ayrı yapsan bir dert. Allah kimseye dert verip derman aratmasın.Sevgiler…

  10. Kevser’ciğim, yorumunu almadım. İnşallah bilgisayarındaki sorun bir an önce giderilir.Canım, ben burdaki doktorların bizlere kötü haber vermekten zevk aldıklarını fark ettim. Basit bir göbek fıtığından dolayı doktor ve hemşireler bana, 1 kilo bile kaldıramassın derken benim kızım 3 aylıktı! “Kızımı da mı alamam.” diyerek ümitsizlikle sorduğumda hayır cevabını verirken yüzlerindeki ifadeyi hiç unutmuyorum. O çaresliğim kimbilir ne zevk vermiştir onlara! Acayip birşekilde taehlike senaryoları çizerek beni nerdeyse ağlatacaklardı!Burası Almanya ve bunları sadece ben yaşamıyorum. Birazcık dikkatli bakılırsa fark edilir.Selamlar…

  11. Evet canim belirtti ya. Her gidisimde de soylerdi, bazen biraz yukselirdi, duserdi filan. USA de iken. TR de hic gitmedim henuz. Zaten burda hep diyorlar, tavsiye ediyorlar ama, ilginctir; sadece kontrol maksadli gidince de, ne diye geldin gibi bir havaya giriyorlar:)

  12. Herkeste bir garip hal. Nedense kontrol olmanın hastalıkların oluşmasında veya erken tanısında ne denli etkili olduğunu anlamıyorlar. Ama bunu sağlık personelinden görmek daha da ilginç.Selamlar canım…

  13. merhabaGeçtiğimiz günler de okumuş olduğum bir yazı vardı bu konu ile ilgili olarak.Çok ilgimi çekmişti,çünkü kolestrol haplarının aslında 70 li yıllarda bulunduğunu ve bu hastalığın ilaç bulunduktan sonra ortaya çıktığını (yani bunun hastalık olarak görülmesi bu zamandan sonra olmuş).Yazanı sizin için tekrar araştıracağım.İlaç firmalarının politikalarına karşı olan bir bilim adamıydı ve bu konuda çok fazla kitap çıkarmış.Ben en çok hernekadar düşkün olmasam da et yasaklarından rahatsız oluyorum.dünya üzerinde yemek kültürü et ağırlıklı olan toplumlara baktığımızda hep uzun boylu ve iri bir halk çıkar karşımıza mesela araplar belkide sebzeyi en az tüketen toplumdurlar ama insanları gayet sağlıklı görünüyor.bu konuda sevgili süheyla’nın yazısına katılmadığımı söyleyemiyeceğim.bence her konuda önümüze konulanları kabul etmeden önze daha aratırmacı olmalıyız.insanlara toplu olarak bir şey yaptırmamnın zor olduğunu düşünen insanlar var ve bunlar bu tarz şüpheci yaklaşımları doğru bulmuyorlar ben sadece şunu söylemek isterim bir örnek olarak”bundan 5-6 yıl önce birisi bize deseydi’ayakkabılarının burun kısmı okadar sivri olacakki ayakların ayakkabının sadece yarısına girebilecek ön tarafında pinokyo burnu gibi bir boşluk olacak’eminim ben de dahil pek çoğumuz gülerdik ama yaptık”çünkü bize bunun güzel ve doğru olduğu empoze edildi sevdik birdenbire bu sevimsiz ayakkabıları.bu sadece bir yaklaşımdı.Ben geçmişimizi iyi araştıralım diyorum.sevgilerimle.bu arada siteni her açışımda besmele çekiyorum farkın da dahi olmadan çok hoşuma gitti.sevgilerimle…

  14. Sevgili Semra, yorumun için gerçekten teşekkür ederim. Artık bu oyunları görmemiz ve bozmamız gerek diye düşündüğüm bir dönemde destekleyici yorumun beni memnun etti.Malesef, osmanlının ilk savaş kaybetmeye başlamasıyla birlikte halkta ortaya çıkan aşşağılık duygusu üzerine, çeşitli sebep ve fitnelerle dünyaya ayak uydurmakta güçlük çekenmesiyle, Osmanlı halkında baş gösteren batı hayranlığı bu gün zirveye çıkmış durumda. O dönemlere kadar Avrupalılar bizim hayatımızı taklit ederken, empoze edilmeye çalışılan batı hayranlığı tam mayasını tuttu. Ve global dünya masallları ile dışarıdan gelen her türlü ama her türlü kültür adı altındaki kültürsüzlük, halkımız tarfından fazlaca kabul gördü. Çünkü bizlere bilinçli bir şeklide kendimizden utanmamız ve onlara hayranlık aşılandı. Hal böyle olunca, geçmiş pis kötü görülüp dışardan gelen yenilikler istisnasız kabul edilerek hayatımızın içine sokuldu. Buna yemek kültürümüz de dahil. İnanki artık allah korkusu olmayan doktorlara bilim adamlarına bile güvenim kalmadı. Herkes bir takım odakların borazanını öttürüyor. Oysaki batı kaynağı büyük oranda osmanlı ve islam arşivlerinden alınan doğru yaşam şekillerini batılı adlarla dünyaya yutturuyor. Kendimizi ve geçmişimizi iyi tanımalıyız. Batı vitaminlerden habersizken onlar tarafından çaresiz görülen hastalıklar için müslüman doktorların getirtilip ve tedavi olarakta meyve ağırlıklı beslenmeyle tedavi yapıldığı gibi gerçekleri arşatırıp bulmamız gerek. Yeter artık! Bunca ilmi zenginlik içinde bu kadar ilimden yoksul ve yeme şekli bile başkaları tarafından belirlenen insanlar olmayalım. Bize ne oldu? sorusunu birkez daha soralım. Elbette ki bedeni ve aklı sağlıklı Türkler onların işine gelmez. Benim anlamadığım nasıl oluyorda biz onların her yumurtladığı sözde bilimsel özde yanıltıcı fikirlerini bu denli sahipleniyoruz. Tv. kanallarında, daha üzerinden bir asır bile geçmeyen tarihlerdeki, Avrupanın Türkiye topraklarına yapılan saldırı ve savaşlarının konu edildiği ve sınırsız düşmanlıklarını seyrederken çips yiyip kola içmek ne ola ki?..Selam ve sevgilerimle…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s