Efendimiz…

Kutlu doğum haftası dolayısıyla, 5 nisana kadar yazığım yeni yemek tariflerini Bu yazının altından bulabilirsiniz. Bu mübarek haftada, güllerin efendisi o güzel peygamberimizi anlatan yazının üzerine yazı eklemeyi uygun bulmuyorum.


Tüm islam aleminin bu şerefli gününü kutlar, huzur ve afiyet dilerim.

Aslında güzeller güzeli peygamberimizi, yetersiz kalan kelimelerle anlatan daha uzun bir yazı yayınlamayı düşünüyordum. Ama malesef kısmet olmadı…

Efendimiz(s.a.v)in ŞemailiCumartesi, Ekim 7th, 2006
BANA DEDEMİ ANLAT:

Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hasan,Hz.Haticenin oğlu Hind ibni Ebu Hâle’ye,“Dayıcığım,bana dedemi anlat “dedi.Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellim’i çok iyi anlatmasıyla ünlüHind(ra) onu şöyle anlattı:

PeygamberEfendimiz irice yapılı ve heybetliydi.Yüzü ayın on dördü gibiparlardı.Uzuna yakın orta boyluu,büyükçe başlı,saçları hafifdalgalıydı.Saçı bazan kulak memesini geçerdi.Rengi nurani beyaz,alnıaçık,kaşları hilal gibi ince ve gürdi.İki kaşı arasında bir damarvardı,öfkelendiği zaman kabarırdı.Burnu ince,hafifçekavisliydi.Sakalı gür ve sık,yanakları düzdü. Read the rest of this entry ?
Reklamlar

Soğan Yahnisi

Antep yemekleri olur da soğan yahnisi olmaz mı? Bu defa ilk kez etli olarak yaptım. Fena olmadı, yani etli de olur etsiz de.

 bild_256

MALZEMELERİ:

  • 500 gr. arpacık soğanı
  • 200 gr. kuşbaşı et
  • 1 kaşık salça
  • Bir miktar haşlanmış nohut
  • Tuz, karabiber
  • Sıvıyağ, nane, limon suyu veya sumak ekşisi

YAPILIŞI:

  • Et güzelce kavrulup, salça ilave edilir.
  • Bir süre daha kavrulan salçanın üzerine su konarak etler pişmeye bırakılır.
  • Etler tamamen pişince, soğan ve nohut eklenerek soğanlar yumuşayana kadar pişirilir.
  • Baharatları eklenerek, yağda kavrulan nane üzerine dökülür.

Yanında illede bulgur pilavıyla afiyetle yenir.

Sağlıklı Cips

Geçenlede denediğim bu kıtır ekmek, bizimkilerin gözdesi oldu hemen. Gerçektende tadı damaklarda kalan, cips havasında ama cips kadar sağlıksız olmayan bu lezzetli atıştırmalığı, çocuğu olan herkesin hemen denemesini tavsiye ederim.
Bir aralar tortilla cipsi yapıyordum. Çok lezzetli olmasına rağman yapılışı o kadar zorduki tadına rağmen yapmamayı tercih ediyordum. Artık çok daha kolay ve sağlıkl bu tad onun yerini aldı.

bild_229
MALZEMELER:

  • 500 gr. un
  • 100 gr. tereyağ
  • 1 yumurta
  • 200 gr. su
  • Tuz
  • 1 kaşık şeker

Üzer için: kekik. toz biber, sarımsak tozu

YAPILIŞI:

  • Hamur malzemeleriyle özlü bir hamu yoğurulur.
  • Yoğurulan hamuru ben 3 bezeye böldüm.
  • Fırın tepsisini yağladım ve bir bezeyi alıp tepsinin içinde bastırıp çekerek büyüttüm.
  • Elinize yapışmaması için hamurun üzerine birazcık sıvı yağ dökün.
  • Hamur tepsi büyüklüğünde incecik açılınca üzerine baharatlarını serpin.
  • Zevkinize göre baharatları değiştirebilirsiniz, susam vs.
  • 160 ° de güzel bir renk alana kadar pişirin.
  • Çok gevrek kıtıtır kıtır bir ekmek oluyor, parçalara ayırarak veya cips gibi yiyebilirsiniz.

Kahve Pelteli Puding

Portakallısından sonra kahveli pelteli puding çok değişik bir tatlı oldu. Kahve sevenlerin denemesini tavsiye ederim. Yoğun kahve tadı ve vanilyalı pudingin hoş bir uyumu vardı.

 bild_1991

 MALZEMELER:

  • 1 paket vanilyalı puding
  • 1 bardaktan biraz fazla su ve süt karışımı
  • 1 kaşık nişasta
  • 8-9 tane tatlandırıcı veya 3 kaşık şeker
  • 1 tatlı kaşığı silme acı kako
  • 1 tatlı kaşığı kahve

YAPILIŞI:

  • Puding pişirilip kaselere konur.
  • Diğer malzemeler karıştırılıp çırparak pişirilir ve kaselerdeki pudigin üzerine paylaştırılır.
  • Ilınınca ağızları folyoyla kapatılıp, soğuyunca buzdolabına konur.

Kahveli peltenin tadını istediğiniz kadar kahve veya şeker ekleyerek zevkinize uygun bir hale getirebilirsiniz.

Muhammara

Kahvaltıda değişik birşeyler isteyince, aklıma çok uzun zamandır muhammara yapmadığım geldi. Herhangi bir tarife sadık kalmadan kafama göre yaptım. Türkiye genelinde değişik isimlerle yapılan bir tat olduğu için malzemeler aşağı yukarı aynı zaten. Kimi yörede acıka kimi yörede çemen kimi yörede de muhammara deniyor bildiğim kadarıyla. Daha başka isimleri de vardır belki, hatta Türkiye dışında mutfak külürü bakımından benzeştiğimiz doğu ülkelerinde de yapılıyordur diye düşünüyorum. Oralarda yaşayanlar belki bizimle paylaşır.

Geçenlerde Oktay Usta da çemen yapmıştı ve beyaz peynir koymuştu. Bende bir kısmına beyaz peynir koydum değişik ve güzel odu.

 bild_1661

MALZEMELERİ:
  • 250 gr. ceviz
  • 3-4 dilim bayat ekmek
  • 2 kaşık salça
  • yarım bardaktan fazla zeytinyağ
  • 1 diş sarımsak
  • Kimyon, tuz, karabiber, yenibahar,kekik

YAPILIŞI:

  • Sarımsak ve ekmeği robotta çektim.
  • Cevizide robota koydum ve bulgur iriliğine gelene kadar döndürdüm.
  • Diğer bütün malzemelerle ceviz ve ekmeği karıştırdım.

Tavuklu Tantuni

Dün akşam daha önce denemediğim bir usulle yaptım tantuniyi, bence diğerlerinden daha güzeldi.  Zaten gördüğüm, okuduğum ve yediğim kadarıyla yapılış şekillerindeki farklılıklarla birbirinden ayrılan değişik tantuni çeşitleri var. Ana kural etin ya da tavuğun kavrulması. Sonrasın da isterseniz yeşil biber ve domates kavrulan etin içine atılıp şöyle bir çevrildikten sonra, yufkanın arasına koyarak servis yapın. Ya da et kavrulduktan sonra yufkaların arasına paylaştırıp domates, maydanoz, soğan vs. ile dürümler hazıralayabilirsiniz. Veya yine et kavrulduktan sonra soğan, domates, yeşil biberi pişme sırasına göre ekleyerek sebzeleri tamamen pişirerek daha farklı bir lezzet yakalayabilirsiniz. Yani sebzeleri çiğden, hafif kavrulmuş veya tam pişmiş tercih size kalmış. Belki daha da farklı çeşitleri vardır ama ben bilmiyorum.
Tantuni Mersin mutfağına ait ve aslı etin kendi yağı veya kuyruk yağıyla yapılıyor. Ben de mümkün olduğunca az koyuyorum, ama etin kendi yağını kullanmaya çalışıyorum. Tadına çok büyük katkısı oluyor. Et yağının sağlık açısından öcü olduğunu da düşünmüyorum. Sebebini daha uzun bir yazıyla, başka bir zaman cuma yazıları bölümüne yazmak istiyorum.

bild-14661

MALZEMELER:

  1. 400 gr. tavuk eti (Ben genelde tavukla yapıyorum daha çabuk piştiği için.)
  2. 2 tane domates
  3. 2 tane yeşilbiber
  4. İsteğe göre kimyon
  5. Karabiber, tuz, pulbiber
  6. Maydanoz
  7. Sogan
  8. Limon
  9. Un, tuz ve suyla hazırlanmış hamur. Maya da ekleyebilirisiniz.

YAPILIŞI:

  1. Hazırladığınız hamurdan yumurta büyüklüğünde bezeler yapın ve küçük yufkalar açın.
  2. Yufkaları teflon tava veya saçta pişirin, bir örtü arasında tantuni pişene kadar bekletin.
  3. Tavuk etini bıçakla veya varsa satırla iyice kıyın.
  4. Teflon tavada etler suyunu salıp tekrar çekene kadar kavurun.
  5. Domates ve yeşilbiberleri küçük doğrayıp tavaya atın.
  6. Bütün malzemeyi biraz daha tavada çevirip, baharatlandırın.
  7. Sıcak tantuniyi daha önce hazırladığınız yufkaların arasına paylaştırin ve halka doğradığınız  soğanı ve maydanozu koyarak  bir de mutlaka limon sıkarak servis yapın.

Yanında ayranı unutmayın…

Bu Oyuna Bende Katıldım

”Mimlenemeeem” diye tutturdum daha önce, bari bu yeni oyuna katılayım. Tam olarak nasıl anlatacağımı toparlayamadım henüz, ama başlayınca inşallah sonuda gelir.
ilk sayfa hazırladığım günlerde kesinlikle sıkı arkadaşlıklar kuracağımı tahmin etmiyordum, ama zamanla güzel ve sıcak arkadaşlarım oldu. Her ne kadar hiç birini yakından tanımıyorsamda bıraktıkları yorumlardaki sıcaklık içimi ısıtmaya yetti. Hastalandığımda geçmiş olsun dileklerini ilettiler, etkinliklerde tebrik ettiler, acizane yemeklerime övgü dolu yorumlar bıraktılar. Buradan bana tek bir tane dahi olsa yorum bırakan tüm arkadaşlarıma ve beni dostu olarak görenlere teşekkür ediyorum.
Aslında çokca vakit ayırıp istediğim gibi gezemiyorum bloglar arsında. Bu benim için biraz rahatsız edici ama, şu an için daha fazlası elimden gelmiyor. Ancak yazı eklemeye ve yorumlara cevap vermeye yetiyor vaktim.
Konuyu dağıtmadan dilimin döndüğünce birşeyler anlatayım:

Naile kendiside bilmez ama, tıpkı Rabiaya gibi bende ona kırılmıştım yorumuma cevap vermediği için.(hemşehri olduğumuz için kırılma hakkını kendimde bulmuştum. :)) Canım benim şimdi düşündükce üzülüyorum, çok yoğun çalıştığı içinmiş oysaki. Ben onu dostalarımın arasınada görüyorum ve tanıştığımızdan beri hep yanımda olduğu için ona çok teşekkür ediyorum.

Rabia, sıcak candan bir dost ve hemşehrim. İlk çocuğun verdiği heyecanı ve kaygılarını yaşayan, tanıdığım kadarıyla çok iyi özverili bir anne. Yazılarındaki sıcaklığı ve dosluğuyla onu tanıdığım için mutluyum.

Gülenay‘ı hep gülerken hayal ediyorum ben. Ta Amerika’dan Almanya’ya uzattığı dostluk elini severek tutuyorum. Eminimki çevresine neşe saçan, samimi bir insan. Seni tanımakta çook güzel Gülenay’cığım.

Hayat abla ismi gibi bence, hayattın kendisi gibi insanın yakınında olan biri. Kendisini yazılarına çok iyi yansıtmış olacakki, onun resmini gördüğümde ilk tepkim: ”hayret tıpki düşündüğüm gibi” olmuştu.

Seda o güzel yorumlarıyla kalbimde yer edinen bir insan. Bana “hamarat” diyen bu güzel arkadaşımın, yaptığı harika sunumlu tatlı, pasta ve kurabiyelerini herkes gibi bende hayranlıkla takip ediyorum.

Aslında daha bahsetmek istediğim, başka arkadaşlarda var, ama vaktim kısıtlı olduğu için bu kadarla yetiniyorum.

Barış Manço'nun Cevabı

BARIS MANCONUN CANLI YAYINDA KÜSTAHLIK YAPAN FRANSIZ SPIKERINE VERDIGI DERS:

Baris Manço Fransa’da bir televizyon kanalinin canli yayininakonuktur…Küstah bir spiker vardir ve Baris Manço ile dalga geçmektedir…Sürekli, ‘iste Türk, yani barbar, vahsi vs…’ demektedir…Baris Manço daha fazla dayanamaz ve spikere ‘yaninizda kâgit para varmi? ‘diye sorar!Bu soruya spiker sasirir ve ‘evet var ama n’olacak’ der…Baris Manço israr edince spiker cebindeki kâgit paraları çikartir…Bu olaydan az önce Baris Manço canli yayinda ‘Anahtar’ adlı sarkisinisöylemiştir…Bu sarkinin bir bölümü söyledir:’Bes Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, bes Fatih-bir Mevlana,ikiMevlana-bir Sinan'(Baris Manço / Anahtar sarkisi / Darisi Basiniza Albümü / 1992)Bu sarki bir matematik sorusudur ve sarkida adi geçen kisiler odönemdekiTürk parası olan banknotlarin arkasinda fotografi olan kisilerdir…Baris Manço spikere sorar: ‘Bu paranizda fotografi olan kisi kim? ‘Spiker:’General…….’ Baris Manço diger paralardaki fotograflari olankisileri de sorar, spikerin verdigi cevaplar hep aynidir,’General…….’, ‘Amiral………..’, ‘Komutan………….’Spikerin bu ‘falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan’cevabındansonra,bu sefer de Baris Manço cebinden Türk paralarini çikarir… Spikere derki:’Bu parada fotografi olan kisi Mehmet Akif Ersoy’dur. sairdir…Bu fotograftaki kisi Mevlana’dir. Düsünürdür…Bu paradaki fotografi olan kisi Fatih Sultan Mehmet’dir. Adaletinsembolüdür…Bu paradaki kisi ise Atatürk’tür. ‘Yurtta baris, dünyada baris’ diyenkisidir…Bizim paralarimiz bunlar… Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeniinsanlarolduğumuz için paralarimizin arkasına ‘sairlerimizin’,’düsünürlerimizin’,’bilim adamalarimizin’ fotograflarini bastik…Siz Fransizlar kendiniz barbar, vahsi oldugunuz için paralarinizinarkasinahep savasAdamlarinin fotograflarini basmisiniz! ‘ der…Baris Manço’nun bu müthis cevabindan sonra televizyon yöneticileriCanli yayini keserler ve spikeri oradan kovarlar, baska bir spikeryerinegelir ve canli yayin yeniden baslar, yeni spiker Baris Manço’dan veTürklerden özür diler, programa böylece devam edilir

Yufkada Çubuk Balık

Ben hariç herkes çubuk balığı çok sever, ama genelde kızartıldığından dolayıda pek yapmak istemem. Bir kaç defa değişik soslar yaparak fırınladım. Dün gecede fırıda yaptım sosuna sarımsak yerine sarımsak tozu koydum ve çin baharatı kullandım. Çubuk balık sevmeyen ben bile severek yedim. Hatta kızım kendi tabağından sonra ağbeyisinin tabağınada göz koyup “yoluy yoluy yeme” (yoluy ne olur demek) diye ağladı. :)))

 bild_150

MALZEMELER:

  • Un, su, tuz ve mayadan hazırlanmış hamur.
  • 1 paket çubuk balık
  • Sıvıyağ
  • Sarımsak tozu
  • Çin baharatı veya köri, kimyon vs. karşımıyla damak tadınıza göre bir sos hazırlayın.
  • Tuz, karabiber
  • Zevkinize göre salata malzemesi

YAPILIŞI:

  • Fırını 250° ye ayarlayın.
  • Yaptığınız hamuru mayalanmadan küçük yufkalar açıp teflon tavada pişirin.
  • Balıkları varsa piza tepsisinde yoksa normal tepsiye dizin.
  • Sıvıyağ, baharatlar ve sarımsak tozunu karıştırıp balıkarın üzerine sürün, fırında kızarana kadar pişirin.
  • Yufkaları ortadan dört parçaya bölün, her balığı bir parça yufkaya sarıp kürdanla tutturun.
  • Salatayla birlikte servis yapın.

Portakal Pelteli Puding

Geçenlerde sevgili Gülenay mandalina pelteli irmik tatlısı yapmıştı, ben de ondan esinlendim ve portakal pelteli puding yaptım. Tarif defterime yeni ve vazgeçilmez bir tarif daha eklemiş oldum,  çünkü eşimin tadina baktigi andaki yüz ifadesi çok hoştu.  Bilgisayara virüs bulaştırdığım (Internette en çok ben geziyorum dolayısıyla ben suçlanıyorum.) için bana kızıyordu, tatlıdan bir kaşık alınca yüzüne yayılan bir gülümsemeyle ” Seni affettim.” dedi. :))Boşuna dememişler erkeklerin kalbine giden yol midesinden geçer diye. :)))

 bild_1741

MALZEMELER:

  • 1 paket vanilyalı puding
  • 1 bardak portakal suyu
  • 1 kaşık nişasta
  • 6 tane tatlandırıcı veya 2 kaşık şeker
  • 1 paket vanilya
  • 2 kaşık limon suyu

YAPILIŞI:

  • Pudingi paketin üzerndeki gibi pişirin ve bence şeker yerine tatlandırıcı kullanın.
  • Sıcak pudingi kaselere koyun.
  • Portakal suyunu (Taze portakal suyu kullanın yani kendiniz sıkın.) ve diğer malzemeleri karıştırıp çırparak pişirin.
  • Portakal peltesini puding kaselerinin üzerine paylaştırın.
  • Ilınınca üzerlerini folyoyla kaplayın ve soğuyunca buzdolabına koyun.

Etkinlik Ye – 20 Antep'den Buğlama ve Ispanak Salatası

Geç kalmış etkinlik yemeklerimi nihayet yoğun uğraşlar sonucu hazırlayabildim. Yazımı daha sonra ekleyeceğim, çünkü henüz ev sahibine e postamı ulaştırmadım.

Az önce e postamı gönderdim çok şükür. Ayın 20 sinde zannetiğim etkinliğe malesef geç katıldım. Aslın da buradaki otları bilmediğim için ne yapacağıma karar veremedim ve gevşek davrandım. Ispanakla da katılabileceğimi çok geç öğrendim. Yakınımdaki marketteyse ıspanak bulamayınca zaten tarihi de şaşırmışım, işler iyice birbirine girdi. Sabah interneti açtığım da küçük bir şok yaşadım. Etkinlik başlamıştı bile ve tabiki ben yoktum! Hemen markete koştum, ıspanağı gördüğüme bu kadar sevineceğimi hiç düşünmezdim.:) Almamla yemek hazırlamam sanırım bir buçuk saatimi filan aldı ama sonunda başardım.

Buğlama Antep mutfağından, ot bulduğumuz her mevsimde yaparız. Antep’te aş otu diye karışık otlar satılır, birkaçı hariç adlarını pek bilmem ama hepsini çok severek yerdim. Bu pilavın haricinde öğle vakitleri satıcıların ”aş otuuu” diye bağırmalarını duyunca yemeğini yapmasak bile bir miktar ot alır fırından da taze pide alıp arasına salça sürerdik ve soğanla aş otu koyar dürüm yapardık. O ne güzel lezzetti, malesef yıllardır yemedim.

Ispanak salatasını yıllar önce teyzemden öğrenmiştim. Sık sık yaparım ve büyük bir kase dolusunu tek başıma yerim. Ev ahalisi pek yemediği için buda benim işime gelir.

Buradan Asya hanıma kolaylık diliyorum ve teşekkür ediyorum ev sahipliği için.

bild_1351

bild_107
 

Buğulama:

  1. 300 – 400 gr. ıspanak
  2. 1 tane kurusoğan
  3. 1 bardaktan az bulgur
  4. Sıvıyağ
  5. 1 tatlı kaşığı salça
  6. Tuz, karabiber

YAPILIŞI:

  1. Yemeklik doğranan soğanlar sıvıyağda yumuşayana kadar kavrulup salça eklenir.
  2. Salçaylada bir süre kavrulur.
  3. Ispanaklar doğranır, bugurla karıştırılır ve soğan kavrulan tencerenin üzerine dökülür.
  4. Tencerenin içindeki malzemeler güzelce karıştırılıp, tencerenin ağzı kapatılır ve ocağın altı kısılır.
  5. Ispanaklar solunca baharatları ve 1 bardak su ilave edilip yine kısık ateşte pişirilir, Bir süre demlendirilip, soğan ve turşuyla servis yapılır.

Ispanak Salatası:

  1. 300 gr. ıspanak
  2. 1 tane kurusoğan
  3. bir miktar beyaz peynir
  4. 1/2 limon suyu
  5. Tuz, pulbiber, sıvıyağ

YAPILIŞI:

  1. Ispanaklar doğranır, soğanlar incecik kıyılır.
  2. Peynir hariç bütün malzemeler karıştırılır ve peynir küp küp doğranıp salataya katılır.

OSMANLI BEYFENDİLİĞİ

Nişancı Mehmet Sait Halet Efendi ile Şair Keçecizade İzzet Molla birlikte otururlarken, Halet Efendi’nin birçok zulmüne maruz kalmış Moralı Osman isimli bir memur yanlarına gelir. Halet Efendinin memura son derece saygı göstermesi Keçecizade’nin dikkatini çeker ve dayanamayıp sorar:
”Pek çok kötülük ettiğiniz bir kimseye böylesine kibar davranmanızın sebebi ne olaki?” Halet Efendi, şöyle cevap verir:
”Elinden memurluğunu aldım, nüfusunu yok ettim. Dilesem boynunuda vurdururdum. Ama gör ki; üzerinde bir osmalı beyfendiliği var, ne yapsam
onu alamıyorum. Benim ona saygı göstermemin sebebi yanlızca budur.”

Limonlu Bar

Geçen yıl internetten almıştım limonlu barın tarifini. Anne babalara pek tavsiye etmem, çünkü o lezzete dur demek imkansız gibi birşey, parmaklarınızı birlikte yemenizi istemem. Çocuklarınıza da kontrol altında yedirin, zira bütün tepsiyi yiyebilirler. :)))
Şaka bir yana ben fazlaca kalori içerdiği için, daha çok çocuklara güzel bir atıştırmalık seçeneği diye düşünüyorum. Tadına bakınca kendinizin yaptığına şaşıracaksınız, ”Böyle tatlar sadece dışardan alınır sanıyordum.” dedirticek bir tatlı.

bild_105
Altı için:

  • 125 gr. un, aşağı yukarı 5 tepeleme yemek kaşığı
  • 60 gr. şeker, yarım su bardağı (250 gr. lık değil)
  • Bir fiske tuz
  • 1 avuç ince çekilmiş badem,ceviz yada fındıkta olabilir.
  • 90 gr. küçük doğranmış soğuk tereyağ, 250 gr. lık bir paketin üçte biri

Üstü için:

  • 180 gr. şeker, 1 bardaktan biraz fazla
  • 2 yumurta
  • 60 ml limon suyu, yarım bardaktan az
  • 1 kaşık limon kabuğu rendesi
  • 1 tatlı kaşığı un
  • 1/2 tatlı kaşığı kabartma tozu

Yapılışı:

  • Hamur malzemeleri parmak uçlarıyla bastırmadan ovalama şeklinde birbirine yedirilir. Dikkat edin hamur haline gelmesin, sadece birbiriyle karışsın.
  • Hazırladığınız malzemeyi robota koyun ve bulgur gibi olana kadar döndürün. Kendliğinden tane tane olacaktır.
  • Karışımı fırın kağıdı serdiğiniz bir tepsiye bir parmak kalınlığında yayın ve hafifce bastırarak üzerini düzeltin. (Dikkat edin tepsiye hamuru koyduğunuzda kenarlarda boşluk kalmamalı.)
  • 170° de hamuru fazla kızartmadan takriben yarım saat pişirin.
  • Hamur pişerken, üstünün malzemelerini mikserle güzelce çırpın.
  • Fırından aldığınız yarı pişmiş hamurun üzerine, çırptığınız malzemeyi döküp hemen tekrar fırına koyun.
  • Üzerini kızartmadan yine yaklaşık yarım saat pişirin.
  • Fırından çıkardıktan sonra tamamen soğutun ve buzdolabına koyun.
  • Buzdolabında bir kaç saat beklettikten sonra, dilimleyin ve afiyetle yiyin.

Yedikten sonra dışarı çıkıp bir kaç tur koşmayı unutmayın, ancak aldığınız enerjiyi yakarsınız. :))

Kapalı Pide

Bu tip hamur işlerini çok seviyorum, hem kolay hem çok lezzetli oluyorlar. Harcını kavurup koysan bir tat çiğden koysan başka bir tat. İster içine kaşar koy ister beyaz peynir, ister üstünü kapat istersen açık bırak. O kadar çok seçenek varki herkesin hoşuna giden bir çeşit mutlaka bulunuyor.
Ben ilk kez kıymalı pide hamurunu çiğden kullandım. Öyle nefis olduki ertesi gün öğle yemeğinde, normalde geceden pişen hiçbirşeyi yemeyen oğlum bile ”başka varmı?” diye sordu.

Hamur yaparken aylardır yoğurma zahmetim olmuyor, çünkü bende bloğlardan etkilenip ekmek makinası almıştım. Sık olmasada ekmek yapıyorum, ama benim için en vazgeçilmez yönü yoğurma özelliği. Müthiş bir alet bence alalı daha çok hamurişi yapar oldum. Hele vakti az olan hanımların mutlaka almalarını tavsiye ederim. Ben malzemeyi hazırlayana kadar, tam kıvamında yoğurulmuş hamur hazır oluyor.


Hamur için:

  1. 500 gr. un
  2. 3 kaşık sıvıyağ
  3. Maya
  4. 1 yumurta beyazı (sarsı yüzüne sürülecek)
  5. Tuz
  6. 1 kaşık şeker

İç malzemesi:

  1. 300 gr. kıyma
  2. 1 tane soğan
  3. 1/2 kırmızı, 1/2 yeşil biber ( Büyük etli biberlerden, ama istenen her hangi bir biberde kullanılabilir.)
  4. 1 tane sarımsak
  5. Maydanoz
  6. 2 tane domates
  7. Tuz, karabiber, pulbiber

YAPILIŞI:

  1. Hamuru yoğurup mayalandırdım.
  2. Soğan, ve sarımsağı robotta çektim.
  3. Diğer malzemeleri küçük küçük doğrayıp, bütün malzemeleri karıştırdım.
  4. Hamurun yarısını fırının kendi tepsisine kağıt üzerine yaydım.
  5. Harç malzemesini hamurun üzerine döküp, diğer hamur bezesini de tepsi büyüklüğünde açıp harcın üzerine yerleştirdim.
  6. Üzerine yumurta sarısı sürüp, 200°de pişirdim.~

Lebeniye Çorbası

En sevdiğim çorbadır lebeniye. Yoğurt çorbasına Antep’de lebeniye denir. Sanırım Arap kökenli bir isim. Ayrıca nohut ve yağlı bıçak kıyması da ekleriz lebeniyeye. Ben et koymadım, ama annemin lebeniyelerinden tadını hatırlıyorum, çok yakışırdı.
Birde annem yoğurtlu yemeklere mutlaka haspir koyardı. Ne gibi bir tat katardı hatırlamıyorum, sadece beyaz çorbanın üzerinede kırmızı renkli haspir çok güzel görünürdü. Haspirin emin olmamakla birlikte safranın bir türü olduğunu tahmin ediyorum. Görüntüsü safrana çok benzerdi ama safran kadar pahalı olduğunu sanmıyorum. Belki bilen birileri beni de bu konuda aydınlatır.

bild-1521
MALZEMELER:

  1. 1 kase yoğurt (350- 400 gr.)
  2. 1/2 bardak pirinç
  3. 1/2 bardak haşlanmış nohut
  4. Sıvıyağ veya tereyağı
  5.  Nane, tuz
  6. 1 kasik un

YAPILIŞI:

  1. Pirinç bol suda haslanir ve yari pisince nohudu ilave edilip iyice dağılana kadar pisirilir.
  2. Yoğurt unla çırpılıp kaynar durumdaki pirincin suyu devamlı karıştırılarak yavaş yavaş yoğurda eklenir ve yoğurdun iyice ılıması sağlanır.
  3. Ilıyan yoğurt, yine sürekli karıştırılarak ateşin üzerindeki tencereye yavaş yavaş dökülür.
  4. Çorba kaynara çıkana kadar karıştırmaya hiç ara verilmez ve ilk fokurdamayla ateşten alınıp bir süre daha karıştırlır.
  5. Nane kavrulup çorbanın üzerine dökülür ve tuz atılır.

Not: Kiymali yapmak icin kiymayi kavurup su ilave edilir, pirinç eklenerek diger islemler aynı yapilir.

Çikolata Soslu Peykek

Yine bir peynirli kek, ama bu kez daha değişik. Bir kaç tariften kendime göre ayarladığım bir tarif çıkardım. Aslında amacım fazla yumurta kullanmadan dolgusunu daha kabarık yapabilmekti. Ama ne yaptıysam olmadı ve dolgusu yine istediğim kadar kabarık olmadı. Hatta çok fazla katgı maddeli ürünleri tercih etmememe rağmen, içinde sadece aroma ve nişasta bulunduğu yazan bir karışım aldım. Burada ”Käsekuchenhilfe” adıyla satılıyor, kullanılan puding veya un nişasta gibi malzemelerin yerine tutuyor sanırım. Paketin içindeki malzemenin normal puding paketinin üzerin de yazan malzemeyle hemen hemen aynı olduğunu okudum ve neden özel birşey gibi satıldığınıda anlamadım.
Herşeye rağmen çikolata sosuyla çok güzel oldu.  Sosunuda kendime göre yaptım herhangi bir tarif kullanmadım.

 

bild_035

MALZEMELER:

  1. 1 yumurta
  2. 2 kaşık margarin
  3. 2 kaşık şeker
  4. 1 paket vanilya
  5. Yeterince un

Dolgusu için:

  1. 500 gr. quark (bulunduğunuz ülkeye göre kullanılan krem peynirvs.)
  2. 150 gr. yoğurt
  3. 1 kutu sahne 200 gr. lık (krema)
  4. yarım bardak süt
  5. 1 paket toz puding veya Käsekuchenhilfe
  6. 2 yumurta
  7. 1 bardak şeker
  8. 1 vanilya

Sosu için:

Ben serviste taze hazırlayıp döktüm sosu, bu yüzden 2 dilim için malzeme vereceğim.

  1. 4 kare çikolata ( bildiğimiz tablet çikolatanın 4 karesini kullandım)
  2. 3 kaşık süt
  3. 1 yemek kaşığı bal

Sütü ısıtıp çikolata ve balı koydum, malzeme eriyince kullandım.

YAPILIŞI:

  1. Hamur malzemesiyle yoğurulan hamur kalıba serilir kenarları 1cm. kaldırılır.
  2. Yumurtaların beyazıyla sarısı ayrılıp, beyazı bir miktar şekerle kar olana kadar çırpılır.
  3. Yumurta sarısı, yoğurt, süt, quark, vanilya, geriye kalan şeker, sahne mikserle iyice çırpılır.
  4. Puding eklenip çırpmaya devam edilir.
  5. Yumurta akları ilave edilip yavaş yavaş malzemeler bir birine karıştırılır.
  6. Kalıptaki hamurun üzerine dökülüp,170° de 1 saat pişirilir, fırın ısısı 150° ye düşürülüp 10-15 dak. daha fırında tutulur.

Tamamen soğuyunca, servisten önce sosu hazırlanıp dökülür.

Mayalı Muhteşem Poğaça

Mutfak güncesindeki mayalı poğaça görüntüsü o kadar cezbediciydi ki, dayanamadım ben de denedim. ”Anlattıklarındanda güzelmiş” dedim eşime. Sanırım 1-2 yıl önce Oktay Usta Öevket Paşa böreği yapmıştı  bana onu hatırlattı. Kat kat dışı kıtır içi yumuşak mis gibi kokulu bir poğaça, şiddetle tavsiye edrim. Bu harika tat için fazlaca yağ kullanmaya gerek olmaması, benim açımdan daha da önemli bir nokta.

bild_009
 MALZEMELER:

  • 1-5 bardak su ve süt karışımı
  • 1 yumurta akı, sarısı üzerine sürülecek
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 1 paket kuru maya
  • Aldığı kadar un
  • Katlara sürmek için erimiş tereyag

YAPILIŞI:

  • Yapılan hamur mayalanmadan 4 bezeye ayrılır.
  • İlk beze 40 cm. çapında açılıp bir kenara alınır, üzerine eritilen tereyag sürülür.
  • İkinci beze de aynı şekil de açılıp diğer yufkanın üzerine konur, yag sürlüp rulo yapılır ve buzdolabına konur.
  • Diğer bezelerede de aynı işlem uygulanır ve buzdolabına konurken önceden konulan rulo çıkarılır.
  • 2 parmak genişilğin de kesilip, kesilen uçları büzülür.(resme bakın)
  • Her küçük beze oklavayla açılıp iç malzeme konur ve pide gibi üstü açık kalacak şekilde kenarları birbirine yapıştırılır.
  • Yumurta sarısı sürülüp 180°de pişirilir.

215a

Herkes Yediğinden Gönderir

Uzun Hasan, Fatih’e kutu içinde bir hediye gönderir. Kutu açılınca içinden yılanlar ve akrepler çıkar. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet de Uzun Hasan’a hediye olarak bal gönderir. Bu durum bazılarının şu soruyu sormalarına vesile olur:
”Padişahım! Neden böyle yaptınız?” Fatih, şöyle yapar açıklamasını:
”Herkes yediğinden gönderir.

Patates Peyvazı (Salatası)

Antep’de patates salatasına patates peyvazı deriz .  Ayrıca daha bir çok peyvazımız vardır.  Soğan peyvazı, domates peyvazı, pirpirim (semizotu) peyvazı,  lolaz peyvazı,  yeşil zeytin peyvazı bunlardan bazıları.  Susuz ve marul salatalık gibi yardımcı malzemelerin girmediği ve mutlaka maydanozla limon, sumak  koruk veya nar   ekşisnin   kullanıldığı kuru diyebileceğimiz salatalardır bunlar. Çünkü sulu salatalarımız da olduğundan sanıyorum ki, susuzlara peyvaz deniyor. 

bild-1216
MALZEMELER:
  • 5-6 tane haşlanmış patates
  • 3 tane taze soğan
  • Yarım demet maydanoz
  • Bir tutam taze nane (İsteğe göre.)
  • Tuz, karabiber, pulbiber
  • 1 tane limon suyu
  • Sıvıyağ

Yapılışının bildiğiniz patates salatasından farkın yok.

Tavuk Çorbası

Her nedense çorbayı çok az yaptığımı farkettim, oysaki herkes gibi bende çok severim. Yine ilk kez denediğim ve hayran kaldığım bir tarif. Aslında bildiğimiz terbiyeli tavuk çorbası, ama benim gibi daha önce hiç tatmamışsa insan çok farkılı geliyor.
Yumurtada vardı malzeme listesinde , ben herşeye yumurta koymayı sevmediğim için ve kolestrol yönünden daha uygun beslenmeye çalıştığım için koymadım. Pek bir fark olduğunuda sanmıyorum, çünkü ben bunu hep yapıyorum.

218
MALZEMELER:

  1. 1 tane tavuk budu
  2. 1/2 baradak şehriye
  3. 1 bardak süt
  4. 1 kaşık un
  5. Maydanoz
  6. Tuz, karabiber

YAPILIŞI:

  1. Tavuk budu bol suda haşlanır.
  2. Un yağda kavrulup tavuk suyu ilave edilir.
  3. Kaynamaya başlayınca, didiklenmiş tavuk eti ve şehriye ilave edilir.
  4. Şehriye pişince süt yavaş yavaş karıştırarak çorbaya katılır.
  5. Bir kaç dak. daha kaynatılıp, ince kıyılmış maydanoz ve baharatları eklenerek ocaktan alınır.

Su miktarını belirtmedim, zevkinize ve çorbanın yoğunluğuna göre ayarlayın. Ama takriben 6-7 bardak yeterli oluyor.

Ağzı Açık

İlk kez denedim bu yemeği, tarifi annemin sable bisküvisin’den aldım. Bazı farklılıklar yaptım, aslı yağda kızarıyor, ama ben fırında yapmayı tercih ettim. Benim yaptığımın tadı pideye çok benzedi, asıl tarifindeki gibi kızartması nasıl olur bilmiyorum.

 

bild_015

MALZEMELER:

  1. 500 gr. un
  2. 3-4 kaşık sıvıyağ
  3. Su, Tuz

İç malzemesi:

  1. 350 gr. kıyma
  2. 2-3 tane soğan
  3. 1 tatıt kaşığı salça
  4. Tuz, karabiber
  5. 1/2 bardak su

YAPILIŞI:

  1. Hamur malzemeleriyle yumuşak bir hamur yoğurulur.
  2. Soğanlar robotta iyice çekilir. (kolaylık olması için su ilavesiyle çekebilirsiniz.)
  3. İç malzemeleri iyice karıştırılır.
  4. Hamur cevizden büyük bezelere ayrılır.
  5. Her beze unlanarak açılır, iç malzeme kaşıkla üzerine yayılır.
  6. Kenarlarına harcın fazla gelmemesine dikkat edilir ki, kenarlatını kapatırken zorluk olmasın.
  7. Kenarlar 1cm. lik kaldırılıp tırnakla bastırılır. (resme bakın)
  8. 250° de fazla kurutulmadan pişirilir.

Biber ve Kabak Dolması

Değişiklik olsun diye, Antep dolması yerine arkadaşlarımın yaptığı şekilde denedim ilk kez dolmayı. Tabiki güzel oldu, dolma olupta tatsız olması düşünülemez zaten. Aslında sizlerin bildiği gibi, ama merak edenlere yinede malzeme listesini versem iyi olur herhalde.


MALZEMELER:

  • 4 tane kabak
  • 5 tane yeşilbiber
  • Her dolma için bir küçük avuç pirinç
  • 1 büyük soğan
  • 2 diş sarımsak
  • Tarçın, nane, yenibahar, tuz, karabiber
  • Maydanoz

Eklenti: tarifteki maydanozu unutmuşum, alışık olduğumun dışında hiç yapmadığım için, sevgili dostum ümran bana telefonda tarif etti bende yaptım. Yani yaptım ama yazarken nasıl yaptığımıda unuttum galiba. :)))

Yapılışını zaten biliyorsunuz, veya arşiv den diğer dolma tariflerine ulaşabilirsiniz.

Bulgurlu Tavuk Köftesi

Amacım, ıslanmış bulgur ve haşlanmış tavukla daha öncede yapdığım bir köfteyi yapmaktı. Önce tavuk etini doğrayıp bir kaseye koydum, sonra bulguru içine boşalttım, ”ben ne yapıyorum” derken kafamda ampuller yanıp sönmeye başladı ve ortaya bu köfte çoktı. :)))
Bazan sadece kokuları birbirine yakıştırarak malzemeler eklerim ve ortaya değişik birşeyler çıkar, buda öyle oldu. Ama öylesine lezzetli bir köfte olduki, beni bile şaşırttı.


MALZEMELER:

  1. 2 tane but
  2. 1,5 bardak ince bulgur
  3. 2 tane kurusoğan
  4. Karabiber, tuz

YAPILIŞI:

  1. Butları kemiklerinden ayırıp, çok ince olmayacak şekilde robottan geçirdim.
  2. Soğanlarıda butların arkasından robota attım.
  3. Bütün malzemeleri karıştırarak su yardımıyla yoğurdum.
  4. Gerektikce su ilavesiyle, bulgur yumuşayana kadar, 15- 20 dak. yoğurdum.
  5. Yassı köfteler yapıp, fırının ızgarasında altını üstüne çevirerek 25- 30 dak. kızarttım.

Serviste mutlaka soğan ve salata kullanın, birde tabiki ayran.

Acılı Tatlılı Lahana

Geçen yıl internetten almıştım bu tarifi. Bana göre nefis bir salata, veya turşuda diyebiliriz. Alman’ların, buna benzer kavanozlarda satılan ürünleri var. Bence tadı hazırlardan daha güzel, çünkü ellerimle yaptığım için içindekilerden eminim. Yemeklerle olabileceği gibi, sade olarakta keyifle yiyebilirsimiz.


MALZEMELER:

  1. 750 gr. beyaz lahana
  2. 2 tane kırmızıbiber
  3. 1/2 bardak sirke
  4. 1/2 bardaktan az şeker
  5. Sıvıyağ, tuz

YAPILIŞI:

  1. Lahana incecik kıyılıp 1 kaşık tuzla ovulur, 1 saat bekletilir.
  2. Biberler incecik kıyılıp, sıvıyayağda hafif kavrulur.
  3. 1 saat sonra, lahana suyu iyice sıkılarak kapaklı bir kaba alınır.
  4. Sirke ve şeker tavada eritilip1 taşım kaynatılır, az mikttar tuz eklenerek ateşten alınır.
  5. Biberler ve hazırlanan sirkeli karışım lahananın üzerine dökülüp ağzı sıkıca kapatılır ve 1 saat bekletilir. Arada bir karıştırılır.
  6. Soğuk veya ılık servis yapılır.

Buzdolabında günlerce kalabiliyor. Asıl tarifinde ismindende anlaşılacağı üzere acı biber konuyor, ama ben tercih etmiyorum. İsteyen 1 tanede acı kırmızıbiber ekleyebilir.

Cuma Yazilari – Atliya Cevap

Efendimiz (s.a.v.) sahabelerine bir ikram sırasında hizmette bulunurken, uzaklardan gelen bir atlı yanlarına yaklaşarak, – Bu kavmin efendisi kim? diye sordu O’nu arıyorum. Efendimiz (s.a.v.) bu soruya, gurur olur endişesiyle “benim” diye cevap vermedi. Ve o anda sahabelerine hizmet etmekte olduğundan, asırlar boyunca yankılanan ve aynı zamanda atlı adama cevap niteliği taşıyan şu sözlerle mukabele etti: – Bir kavmin efendisi, ona hizmet edendir.