Su Böreği Yaptım!..

Tüm dostları Allah’ın selamıyla selamlıyorum. Ramazandan önce seviniyordum ramazan da bol bol yemek yapıp taslaklarımı eskisi gibi çoğaltırım diye. Ancak bu ramazan ne hikmetse canım hiiç yeni tarif denemek istemedi, hatta basit sofraları tercih ettim. Durum canımı sıksa da vardır bir hikmeti deyip geçiyorum.

Su böreği yapmak benim için biraz gurur meselesi olmuştur, çünkü hemen her Konya ziyaretimiz de eşimin büyük teyzesi Zehra teyze sağ olsun bizi mahrum etmez. Her gidişim de de yapılışına şahit olurum ve yeniden tarifini alırım. Ancak yurt dışında yaşayanlar bilir, izinler bir rüya edasıyla geçer ve insan sadece o anı yaşamanın sevinciyle boş vermiş davranır. Ben de bu yüzden teyzemin tarifini hiç denemedim. Üstelik ocak üzerinden pişirdiğinden bizim kullandığımız ocaklarda bu mümkün değil. Ama işin ucunda yarın Konya’ ya yerleşmek var, ben den su böreği isterlerse rezil olmak .:)

Ben imkanım olmadığından fırında yaptım ve Konya da yapılanın aksine daha kalın oldu. Ocak üzerinde pişirilecekse 5-6 kat olması yeterli ama fırın için 10 kat olabiliyor. Aslında biraz da su böreğini peynirli seviyorum ve peynirli börek için oldukça fazla miktarda tereyağı ve peynir kullanmak gerek, bu benim işime gelmiyor. Yemeklerde genellikle elimden geldiği kadar yağ miktarını azaltırım ama su böreğinde bu kurnazlık işe yaramıyor ve börek sert ve yavan oluyor.

 

Malzemeler:

  • 4 yumurta
  • Yarım çay bardağı su
  • Orta sertlikte bir hamur olacak kadar un
  • Tuz

 İç malzemesi:

  •  250 gr. Beyaz peynir
  • 125 gr. Tereyağı ( Katlara sürmek için.)
  • Biraz maydanoz

Yapılışı:

  •  Önce yumurtaları kırıp su ilave edin ve elinizle karıştırın.
  • Unu ve tuzu ekleyip yoğurun ve 30 dak. Dinlenmeye bırakın.
  • Bu arada peyniri rendeleyin ve içine maydanozu kıyın.
  • Tereyağını eritip hazır hale getirin.
  • Bekleyen hamuru 10 eşit bezeye ayırıp üzerilerini nemli bezle örtün ve her bezeyi orta boy (Benim tepsim 37 cm çapında.) fırın tepsisi büyüklüğünde açarak temiz bir sofra üzerine bırakın.
  • Diğer bezeleri de aynı şekilde açıp sofranın üzerine sıralayın.
  • Bezeler bitince büyük bir tencereye yarıdan fazla su koyun ve kaynamaya bırakın. Kaynayınca 1 yemek kaşığı kadar tuz atın.
  • Bir leğen içine de soğuk su koyup ocağın yanına hazır edin ve bir tepsi içine ters çevireceğiniz bir süzeği de soğuk su kabının hemen yanına koyun.
  • Fırını 200° de ısıtın.
  • Yufkaları teker teker kaynayan suya dikkatlice bırakıp kevgirle nazik hareketlerle her yerinin suya eşit temasını sağlayın.
  • Tepsiyi tereyağıyla yağlayın ve bir tane kuru yufkayı tepsiye açın diğer bir yufkayı da tepsinin en üstüne sermek için kuru olarak ayırın. . Şayet yufka tepsiye büyük gelirse tepsinin dışına doğru sarkıtın. Üzerine 1-2 yemek kaşığı kadar erimiş tereyağı gezdirin.
  • İlk yufkayı kaynayan su içinde 30 saniye ile 1,5 dakika arası bekletin ve dikkatlice çıkarıp soğuk suya bırakın.
  • Soğuk su içinde kısa bir süre bekletip çıkarın ve fazla suyunu bırakması için süzeğin üzerine serin.
  • İlk kuru yufkanın üzerine ikinci haşlanmış yufkayı koyun, büyük gelirse büzüştürün ve tekrar üzerine tereyağı gezdirin.
  • Üçüncü yufkayı da haşlayarak tepsiye yerleştirip üzerine peynirli harcın yarısını eşit olarak yayın.
  • Peynirin üzerine üç kat daha aralarına tereyağı sürerek haşlanmış yufka serin ve tekrar kalan peynirle ikinci kat peyniri döşeyin.
  • Yine üç kat aralarına tereyağı gezdireceğiniz haşlanmış yufka serin ve en üstüne ayırdığınız kuru yufkayı yerleştirin. Altta ki yufka tepsinin dışına sarkıttıysanız kuru katı koymadan sarkan uçları tepsinin içine kıvırın. Üzerine kuru yufkayı serip yufkanın kenarlarını parmaklarınızla bastırarak sıkıştırın.
  • Kalan tereyağını böreğin en üstüne sürün ve sıcak fırına koyun.
  • Pişme süresi vermiyorum, bu süre fırından fırına değişiyor. Böreğin altı ve üstü kızarınca böreğiniz hazır. Fırından çıkarıp üzerini daha büyük bir tepsiyle örtün ve tepsinin üzerine de bir sofra örtün. 30 dakika kadar bekletirseniz börek içini çeker ve daha güzel olur.

Hayırlı iftarlar…

Reklamlar

Cuma Yazısı

 Tüm okuyucularıma hayırlı ve aydınlık bir cuma günü diliyorum. Bu günün hürmetine aç olana hayırlı bol rızk, derdi olana acil deva, hasta olanlara şifa, darda ve zorda olan tüm Muhammet ümmetine çıkış yolları nasip etsin rabbim.

.

Cuma Yazıları "Aman"

Bütün islam aleminin bu aydınlık cuması mübarek olsun.
Aman
Aman efendim, aman!
Galiba Âhir Zaman!
Manzarası yurdumun,
Tufan gününden yaman!
Göz görmez aydınlıkta;
Asümanedek duman.
Yer dumanmış ne çıkar,
Duman dolu âsüman.
Türk evi delik deşik;
Yıkı dökük hânüman.
Duraksız itiş kakış;
Süresiz karman-çorman.
Anne çocuk doğurur,
Köpek soyundan azman.
Beyinler zıpzıp kadar,
Mideler koskocaman.
Aziz fikir buğdayı,
Katıra mahsus saman.
Boş lâf, hep dalga dalga;
Uçsuz bucaksız umman.
Hayvanlık orkestrası:
Eşek, birinci keman.
Orman keleş, nebat kel;
Nebat adamlar orman.
Midelerde ihracat,
Günde beş milyon batman.
Bilmem kaç milyar harman.
Yangın evinde satranç;
Plân, reform ve uzman.
Tam bir buçuk asırdır,
Maymunlardan eleman.
Bizdeki hale nispet
Maymun taklitten pişman.
Hangi yol Türke uygun,
Hangi parti tercüman?
Çıkamaz meydanlara;
Camide mahpus iman!
Silah küfrün belinde,
Küfrün elinde, ferman.
Cehle sorarsan ilim;
Zehre sorarsan, derman.
Rahmet, meçhul kelime;
Bilinmez isim, Rahmân.
Kutsal kitaptır fuhuş;
Ahlâk, okunmaz roman.
Tarih, kontra gerçeğe;
Hürriyet hakka düşman.
Millete kasdedenin
İsmi milli kahraman.
Yere batsın bu dünya,
Bu dünyadan hayr uman!
Genç adam, at yorganı!
Sana haram, uyuman!
Aman, efendim aman!
Efendim, aman, aman!

N.F. Kısakürek 1964

Oruçluyum Mutluyum Huzurluyum Diyen Kaç Kişiyiz? :) Lorlu Kurabiye

Başlık facebook tan çok hoşuma gittiği için kullanmak istedim. Ben kendi adıma rahatlıkla “Oruçluyum,  mutluyum, huzurluyum.” diyorum ya siz?

Ramazan olunca iki insanın birbirine ramazan tebriğinden sonra ilk sorusu: “Ramazanla aran nasıl?” gibi sorular oluyor. Rabbim verdiği zorluğa kolaylık yaratmaz mı? Elbette yaratır…hem de biz layık olmasak bile. Mübarek oruç sabrıyla birlikte günlerimizi şereflendirdi. Facebook ta paylaşılan şu cümle çok hoşuma gitti:  Oruçluyum, mutluyum, huzurluyum! Gerçekten de midelerimiz, tüm bedenimiz rahatladı. Tabi bu rahatlığı  zikir, tefekkür, ve sabırla – özellikle gıybet  gibi bir belaya karşı-  süslemek gerek.

 Ramazan da ne kadar kurabiye yapıyorsunuz bilmiyorum ama bu kurabiyeler insanın rüyasına girer. Peykek benzeri olan lorlu kurabiye, özellikle tazeyken kıtır bir kurabiye tabakasının içinde pişmiş tatlı lor tadıyla bir taneyle yetinilmeyecek kadar lezzetli.

Malzemeler:

  • 100 gr oda ısısında tereyağı
  • 100 gr. sıvıyağ
  • Yarım bardak yoğurt
  • 400 gr. un
  • Üzerine serpmek için pudra şekeri

İç harcı için:

  • 250 gr. tuysuy lor
  • 250 gr. toz şeker

Yapılışı:

  • İç harcın malzemelerini karıştırıp şekerin erimesi için bir gece buz dolabında bekletin. ( Ben bekletmeden de yapıyorum.)
  • Fırını 190° derecede ısıtın.
  • Hamur malzemelerini kullanarak kurabiye hamurunu yoğurun.
  • Hamurdan ceviz kadar parçalar koparıp tezgah üzerinde merdane ile açıp inceltin ve ortasına bir tatlı kaşığı kadar lorlu harçtan koyup büzüştürerek kapatın.  Hamuru açarken dikkat edin çok ince olmasın ki, lor konunca patlamasın.
  • Ek yeri üste kalacak şekilde tepsiye dizin.
  • Sıcak fırında hafif pembeleşene kadar pişirin. Ilıyınca üzerine pudra şekeri dökerek servis yapın.

Öcce…

 Allah’ın selamı bütün Muhammet ümmetinin üzerine olsun… Bu yıl da bizi ramazana kavuşturan rabbime şükrediyorum. İslam aleminde farklı bir kıpırdaşma ve kaynaşmanın başlangıcı bu gün. Yeryüzündeki tüm inana gönüllerin aynı halde olduğu, daha durgun ,daha sukut daha parlak bir gün bu gün. Ramazanı mükellef sofralar olarak görmeyeceğimiz bir ayımız olsun inşallah. Çok yemenin zararları en çok bu mübarek ay da kendini gösteriyor. Hem sağlığımız bozuluyor hem de kalp gözümüze, rabbimizle aramıza damak tadı ve keyiften oluşan bir perde giriyor. Lütfen bu ramazan dostlarımızla daha sade sofralar paylaşalım ve bunun sebebini de anlatalım ki, bu bilinç yayılsın.

 Bu gün çok lezzetli bir yemek yayınlamak istiyorum. Güzel memleketimin mutfağından Antep lezzetlerinden öcce tarifi vereceğim inşallah. Öcce daha çok bahar aylarında yapılan bir çeşit mücver. İftar sofralarımıza yakışacak bir lezzet olarak tavsiye ediyorum. Biz geleneksel olarak ayranla ekmek arasında tüketiyoruz. Bu akşam öcce mercimek çorbası, salata ve ayrandan oluşan bir sofra hazırlayabilirsiniz.

Kalbinizden kanaat

Dilinizden zikir

Sofranızdan bereket eksik olmasın…

  Malzemeler:

  •  250 gr taze sarımsak
  • 250 gr taze soğan

  • 1 bağ maydanoz

  • 3 yumurta

  • 5-6 kaşık un ( Un miktarını harca göre ayarlayın, kaşıkla yağa konacak kıvamda olacak.)

  • Karabiber, pul biber, tuz, biraz kimyon

  • Kızartmak için zeytinyağı ( Öcce özellikle zeytinyağı ile kızartılır.)

Yapılışı:

  •  Yeşillikleri güzelce yıkayıp çok ince olacak şekilde kıyın. Yumurtaları yeşilliklerin üzerine kırın ve baharatlarını ilave edin.
  • Yumurtaları karıştırdıktan sonra unu ilave edin. Kaşıkla tavaya dökülecek kıvamda olmalı.
  • Tavada zeytin yağını kızdırın, kaşıkla aldığınız harcı kızgın yağa dikkatlice koyun. Kaşıkla öccelerin üzerini yayarak düzeltin. Ateş çok harlı olmasın, ama kısık da olmasın. Arkalı önlü kızartın ve kağıt havlu üzerine alın.
Ekmek arasında limon ve ayranla servis yapın.