Cuma Yazıları – Dünyanın Yüzü / Kıymalı Firik Pilavı

Cumanın bereketini inanan herkesin cuması mübarek olsun. Rabbim bu günü, tüm islam aleminin ve Türkiye’nin üzerinde yıllardır oyananagelen çetrefilli oyunların bozulmasına, bu pis oyunları hazırlayanların, hizmet edenlerin ve sempati duyanların ayağına dolanmasına vesile kılsın.

Hastalıktan ötürü gözleri kapanmış olan bir adam, halk şairi Seyrani’ye:
“Ben de dünyayı görecek göz mü kaldı? diye şikayette bulununca, söz eri Seyrani:
” Hiç üzülme dostum demiş. Zaten dünyada da bakılacak surat kalmadı.

671 

Malzemeler:

  1. 1 bardak bulgur
  2. 1 bardak firik
  3. 200 gr. kıyma
  4. 1 kuru soğan
  5. 1 kaşık karışık salça
  6. Sıvıyağ
  7. Karabiber, tuz
  8. 4 bardak su

Yapılışı:

  1. Kıymaya yağ miktarına göre biraz sıvıyağ ilave ederek bir süre kavrun.
  2. Rengi dönen kıymaya soğan ekleyerek, soğan yumuşayana kadar bir süre daha kavrulup salçası konur.
  3. Salçanın kokusu çıkana kadar kavup 4 bardak su, tuz, karabiberini ilave edin ve bir taşım kaynatın.
  4. Kaynamakta olan suya yıkadığınız firiği atıp altını kısın.
  5. Ağzı kapalı 5 dakika pişirip bulguru ilave edin.
  6. Bulgur suyunu çekene kadar pişirp demlendirin.
Reklamlar

Değişik Bir Cacık ve Makarna Çorbası

Taslaklar çoğalınca hafif tatları çift olarak yayınlamaya karar verdim. Yoksa başa çıkamayacağım tariflerle.:) Yeni denemeler yapmak istiyorum.
Cacıktaki keskin yoğurt tadını biraz daha yumuşatmak amaçlı bir deneme yapmıştım. Alışıldık cacık tadından ziyade daha farklı hoş bir lezzet yakalamış oldum.
Çorbam ise benim diyet tarfilerimden. Aslında çokta severim içinde makarna olan çorbaları. Rengi sarımtırak olacak ve içinde sebzeler tabi ki. Kokusu da tadı hakkında bilgi taşıyacak bununuza.:) “Tamam “diyeceksiniz “Aradığım tat bu.”

Almanya’da hastane de yatanlar bilir nefis kokulu sebze yemekerini ve çorbaları… Neden o kadar güzel kokar bilmem ama tüm malzemelerin çiğden haşlama usulü yapıldığını tahmin ediyorum. Bu güne kadar ağzıma koymadığım tek sebze olan kerevizin diğer tatlarla karışmış olarak baskılanan kokusunu ve yemeğe o güzel kokuyu veren sebeplerden biri olduğu gerçeğini de fark etmiş oldum.:( Henüz kerevizle denemeye cesaret edemedim ki, edeceğimi de sanmam ama, diğer sebzelerle çok güzel çorbalar yapmak mümkün haşlayarak.
Eşime bir gün maydanoz ısmarlamıştım. Buralarda maydanozlar öyle küçük yapraklı değil de, bildiğimiz maydanozların yanında dedeleri filan denecek kadar büyük yapraklı olurlar.:) Ben henüz kerevizi hiiç tanımam dolayısıyla yapraklarınıda. Mutfakta tahammül edemediğim bir koku var ama ben nereden geldiğini bulamıyorum. Etrafıma bakıyorum, o maydanoz, o salatalık vs. peki bu kokan berbat şey ne? Ben hala kokunun kaynağını ararken, maydanoz demetini ayıklamak için elime aldığımda koklama ihtiyacı duydum ve bayılacak hale geldim nerdeyse.:) Aman allahım, bu ne? Meğerse o zamanlar alışverişin a sını bilmeyen eşi maydanoz yerine kereviz yapraklarını kucaklayıp eve gelmiş.:))) O olay benim kerevizle soğuk olan ilişkimi ,tamamen bitirdi. En komik tarafıysa eşimin kendini “Ama ikisi de yeşiiil.” diyerek savunmasıydı.:)))

68

MALZEMELER:

  1. 3 adet salatalık
  2. 1 diş sarımsak
  3. 1 çay kaşığı pudra şekeri
  4. Tuz, nane
  5. 1 kaşık sıvı krema
  6. Sızma zeytinyağı

YAPLIŞI:

  1. Salatalıklar ince halkalar halinde doğranır, sarımsaklar ezilir.
  2. Tuz atılarak salatalıklar ovulur.
  3. Diğer malzemeler karıştırılıp salatalık dilimleriyle karıştırılır.
  4. Servis tabağında üzerine sızma zeytinyağı gezdirilir.

……………………………………………………………………

 

Makarna çorbası hafıf çorbaları sevenler için hoş bir seçenek.

69

MALZEMELER:

  1. 1 bardak küçük makarna. (İstediğiniz çeşit kullanabilirsiniz.)
  2. 1 kabak
  3. 1-2 tane patates
  4. 1 kırmızı biber. ( Paprika)
  5. 1 et suyu tableti
  6. Karabiber, tereyağı

YAPILIŞI:

  1. Makarnayı haşlayıp suyuna minik minik doğranmış olan biber patates ve bir parça tereyağı ilave ettim.
  2. Onlar yumuşayınca kabağı ve et suyu tabletini koyup bir süre daha pişirdim.
  3. Servis öncesi karabiber ekledim.

Limon Rüyası…

Dün yaptım bu harika kurabiyeleri. Son dönemlerde sipariş üzerine tarif üretir oldum.:) Önceki gün, yakın bir arkadaşım telefonda canının limonlu birşeyler istediğini, ama hoşuna gidecek bir tarif bulamadığunı söylüyordu. Biraz anlatmasını istedim nasıl birşeyler diye ve o anlattı, ben hayal ettim. Sonunda bu tarif çıktı ortaya. İlk kendi yaptı ve gece dayanamayıp aradı beni. Telefondaki ses mırıltılar içinde zor konuşuyordu.:))) Ben mesajı aldım tabi, buluşum nefis olmuştu.:))) Hemen dün ben de denedim ve sonuç tahminimin ötesindeydi. Bambaşka bir lezzet ve unutulmayacak bir kurabiye. Taslakta o kadar tarifim varken dayanamdım ve bu heyecanı sizinle paylaşmak istedim. Bu rüyaya dalmak isteyenler için işte limon rüyasının tarifi:

yemek_058

 Malzemeler:

  1. 2 kaşık yumuşak tereyağı
  2. 2 kaşık crem fraiche ( Bir tür krema sanırım.) Yerine yoğurtta olur ama, ölçü olarak tereyağını 3 yoğurdu 1 kaşık kullanın.
  3. 3 -4 kaşık sıvıyağ
  4. 1 yumurta
  5. Bir tutam tuz
  6. 1 paket vanilya
  7. 1 silme çay kaşığı kabartma tozu
  8. Alabildiği kadar un

İç dolgusu:

  1. 2 limon suyu
  2. 2,5 çay bardağı toz şeker
  3. 2 yumurta
  4. 1 vanilya
  5. 1 yemek kaşığı un
  6. 1 çay kaşığı silme kabartma tozu
  7. 1 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi

Yapılışı:

  1. Dikdörtgen bir kalıbı yağlı kağıtla yarıya kadar kapladım.
  2. Önce şeker ve yumurtaları çırpıcıyla iyice çırptım-
  3. Diğer malzemeleri ekleyip tekrar biraz daha çırptım.
  4. Karışımı kağıt kapladığım kalıba döktüm ve önceden ısıtılmış 170° deki fırına koydum.
  5. Yaklaşık 40-45 dakika pişridim ve çıkarıp soğuttum.
  6. Hamur malzemeleriyle kurabiye hamurunu yoğurdum.
  7. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp, tezgah üzerinde elimle açtım.
  8. İçine soğuyan dolgu malzemesinden bir tatlı kaşığı koyup uçlarını birleştirip kapattım.
  9. Bazılarını birleştirdiğim tarafları üste gelecek şekilde, bazılarını da birleşen tarafları alta gelecek şekilde yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizdim ve 180° de kizarana kadar pişirdim.

Soğumalarını bekleyip, bu rüyanın keyfine vardım.:)))

Cuma Yazıları – Komşumu Sattım / Lavantin'in Pirinç Salatası

Ümmet olabilme şerefini paylaşan herkesin cuması mübarek olsun.

Büyük Kur’an hizmetkârı Ebu’l-Esved (r.a.) komşularından memnun değilmiş. Bu yüzden evini değiştirmeye karar vermiş ve evini satıp başka bir yerden ev almış.Onun evini sattığını duyanlardan biri:
“Yazık oldu, evini satmışsın” demis. O ise şöyle karşılık vermiş:
“Hayır, ben evimi değil, komşumu sattım. Evimi satmış olsaydım şimdi evsiz kalmıştım. Lâkin komşumu sattığım için şimdi komşumdan uzakta ve huzur içerisindeyim.”

Bu salatayı yıllar önce damak tadıma göre hazırlayıp bahartalandımıştım. O zamanlar ilk arkadaş toplantımızda ikram etmiştim misafirlerime. O kadar beğenldi ki, bu gün bile her davetimizde mutlaka yapılan bir salata oldu. Ben tek başına öğün olarakta sık sık yapıyorum. Hatta akşam yemeklerin de bile -hafif geçirmek istediğimizde -tercihlerimin başında yer alıyor.

 

yemek_010

MALZEMELER:

  1. 1 bardak basmati pirinç, başka pirinç olmamalı.
  2. 1 paket toz salata sosu,tercihen biberli (paprika) olanlardan
  3. Birkaç dal taze soğan
  4. 1 domates
  5. 1 havuç
  6. Marul
  7. Morlahana
  8. Salatalık (Maydanoz koymanızı tavsiye ederim; ben ev de olamdığı için kullanmadım.)
  9. Sıvıyağ, pulbiber,
  10. 2 kaşık sirke, tuz

YAPILIŞI:

  1. Pirinç bol tuzlu suda haşlanır. Dikkat edin çok çabuk pişip dağılıyor. Pirinçler pişmeye başlayınca ocağı kapatıp tencerenin de ağzını kapatarak demleme yapabilirsiniz, ben öyle yapıyorum.
  2. Pirinçleri süzgeçe alıp soğuk sudan geçirin.
  3. Havuçu rendeleyin, diğer malzemeleri küçük doğrayın.
  4. Salata sosunu paketin arkasındaki gibi hazırlayıp, salataya ilave edin ve yağını kontrol edip baharatlandırın.

Farklı Bir Usulle Tavuklu Tantuni

Bir yorumcum, Allah içili köfteyi bulandan razı olsun gibi birşeyler yazmıştı.:) Ben tantuniyi yerken aynı hisleri paylaşıyorum.:)) Çok çok lezzetli bir yemek ve aynı zamanda besleyici. Yine malzemelerinde ufak değişikliklerle farklı ve güzel lezzetler yakalamak mümkün. Uzun zaman önce soğanlı ve kırmızı biberli yaptığım tantuniyi sizlerle paylaşayım istedim.

72

MALZEMELER:

  1. 300- 350 gr. ince kıyılmış tavuk eti
  2. 1 büyük veya iki orta boy soğan
  3. 1 büyük domates
  4. 1 tane kırmızı biber
  5. Maydanoz
  6. Limon
  7. Karabiber, tuz

YAPILIŞI:

  1. Kızgın sacın üzerine tavuk etlerini azar azar koyup, sürekli karıştırarak sulandırmadan kavurdum.
  2. Tavuk etleri kavrulunca, ince kıyılmış biberleri ilave ettim.( gerekirse bir miktar sıvı yağ ileve edin)
  3. Biberler de pişince halka soğan ve domatesi ilave edip, sadece bir iki çevirip baharatlarını koydum ve ateşi kapattım.
  4. Yufkaların arasına sıcak sıcak paylaştırıp, maydanoz ve limonla servis yaptım.

Sebzeli Kavurma

Bu defa etkinliğimiz bambaşka ve çok keyifli geçeceğe benziyor. Sevgili minikkuş‘a gönülleri fethedecek etkinliği için teşekkür ediyorum.
Bence erkekler kadinlar gibi tatlilardan degil et yemeklerinden hoslanirlar. Bu ayrintiya dikkat etmek gerkir gönlü fethedilecek bir erkekse. Bu güzel kavurma emin olun eşinizi keyiflendirecek bir tarif.:))

27_11_001

Malzemeler:

  • 400 gr. parça et
  • 3 tane patates
  • 2 yeşil biber
  • 1 kuru soğan
  • Karabiber, tuz

YAPILIŞI:

  • Eti kuşbaşı doğrayın ve kavurun.
  • Yumuşayan etlerin içine soğan doğrayıp bir süre daha kavuru ve doğranmış patatesleri ilave edin. ( Önce haşladıktan sonra da kavurabilirsiniz.)
  • Patatesler yumuşayınca biberleri ve domatesleri doğrayıp ekleyin ve tavayı sallayarak bir iki dak. çevirin.
  • Baharatlarını katıp ocaktan alın.

Servis önerim, yufka ekmek arasında ve yanında ayranla yemeniz.

Yumurtalı ve Peynirli Ekmek

Günlerdir sayfama ugramamanın cezasını, etkinlıge tarif gönderipte sayfada yayınlamayı unutarak ödedim.:(( İnanamıyorum dalgınlıgıma, bır gün sayfam olduğunun da unutursam şaşmayın! Artık o zaman biriniz bana e posa ila ulaşıp hatırlatır.:) Tabi e postamın şifresini unutmassam.:)))

Bu ayki etkinliğe ev sahibeliği yapan sevgili Hale‘ye bu güzel konu için teşekkür ediyorum. Tarifim “Öğlene yemeğine ne hazırlasam?” diye düşündüğüm bir günde uydurduğum bir yemek. Hep yaptığımız yumurtalı ekmek olmaz diye düşündüm. Patatesli yumurta da canım istemedi. Bir de bayat ekmeği hesaba katınca hepsini birleştirmek aklıma geldi. Yeni bir tarif denemeden önce beni bir heyecan sarar ve kafamda o tarifle ilgili, farklı uygulamaları konusunda fikrler uçuşur . Mutfağa zor atarım kendimi.:) Farklı mesleklerin eğitimlerini alıpta aşçılığı seçen insanları çok iyi anlıyorum. Yemek yapmak insanı kendine çeken ve bir daha bırakmayan bir uğraş.
Yemeğimizin malzemeler basit, yapılışı daha da basit ama tadı gerçekten çok nefisti. Ara öğün veya benim gibi öğlen yemeği derdinize bir seçenek olarak tarifi alın derim.

74

MALZEMELER:

  1. 2 tane haşlanmış patates
  2. 2 tane yumurta
  3. 2 dilim ekmek
  4. Sıvıyağ
  5. Kaşar peyniri
  6. Karabiber, tuz

YAPILIŞI:

  1. Ekmek dilimleri küçük parçalara ayrılıp, az yağda kavrulurak renk aldırılır.
  2. Ekmeklerin üzerine doğranan patatesler konarak kavurmaya devam edilir.
  3. Malzemeler bütünleşince çırpılmış yumurta ve peyniri ilave edilip pişirilir.

Cuma yazilari – Emredildigi Kadar Yapmak

Ahmet Vefik Pasa, Bursa valisi bulundugu sirada Mudanya kaymakamina su emri vermisti:
” Mudanya ile Bursa arasindaki yolun yarisina kadar iki sira agac dikiniz!”
Kaymakam derhal ise girismis, lakin fidanlar biraz fazla geldiginden kaymakam agaclari dikmeye devam etmis ve bunu gören Ahmet Vefik Pasa ise derhal fazla agaclari söktürmüs. Etrafindakiler:
” Pasa hazretleri, bunun ne zarari var ki, agaclari söktürdünüz? deyince:
Pasa su cevabi vermis:
” Kaymakam bu defa emrimi fazlasiyala yapti. Diger bir emrimi noksan yapmasindan korkuyorum. Isleri tam yapmaya alismasi icin böyle yaptim!”

Patlıcanlı Pirinç Pilavı ve Yeni Sobe

Asıl tarifinde patlıcanlar yağda kızartılarak kullanılıyor. Tadı da oradan geliyor. Ben kızarttımmı? Tabi ki hayır. Küp küp doğradığım patlıcanin üzerine azıcık yağ gezdirip fırına koydum. Yumuşayınca çıkarıp tavada yağ ilave etmeden kısık ateşte iyice kavurdum. (Kızartma tadını vermek için.) Ama ben lezzet avcılarına yine de kızartarak kullanmalarını tavsiye ederim. Benim gibi yasasın az yağlı yemek diyenler ise benim usulümle yapabilir.
Az yağ kullanmak her yemek için uygun olmuyor zaten. Ben uygun olabilecek her yemeğe az kullanmaya çalışıyorum. Yoksa kete, içli köfte, lahmacun gibi yemeklere az yağ kullanmak yemeğin aslına hakaret olur.:)

75

MALZEMELER:

  1. 1 bardak pirinç
  2. 1 tane patlıcan
  3. 1 tane domates
  4. 2 tane yeşil biber
  5. Tuzot, karabiber
  6. Zeytinyağı ve sıvıyağ karışımı

YAPILIŞI:

  1. Pirinçleri yıkayıp tuzlu suda bekletin.
  2. Bu arada patlıcanlar küp küp doğranıp kızartılır.
  3. Domates ve biber doğranır.
  4. Biberler tencerede hafif kavrulur.
  5. Üzerine pirinçler ve domates eklenerek bir süre daha kavrulur.
  6. 3 bardak su ve tuzot eklenerek kaynamaya bırakılır.
  7. Kaynayan pilav son kez karıştırılıp altı kısılıp ağzı kapatılır.
  8. Pilav pişince, kızaran patlıcanlar ve karabiber konup güzelce harmanlanır.
  9. Tencerenin üzerine kağıt havlu ve kapak tekrar örtülerek demlenmeye bırakılır.

Ben kullanmadım ama patlıcanla birlikte dereotu da koymanızı tavsiye ederim.

Cızlak ve Yumurta Peyvazi

Cızlağı bir kaç yıl önce tv. de görmüştüm. Yumurtasız ve mayalı olması dikkatimi çekmişti. Denediğimde krep, kaygana vb. isimleri olan türünden daha güzel olduğunu anladım. Hem yağsız olması da ayrica tercih sebebi. 🙂
Vatanımın her yemeği birbirinden güzel. Ne gerek var başkaları krep diyor ve krep yiyor diye kendi yöresel yemeklerimizin adını veya kendini değiştirmeye Tarif ederken bile krep diye tarif ediyoruz, sanki mutfağımızın dış kaynaklara ihtitacı varmış gibi. Tabi ki faklı kültürlerin yemeklerini de yapabilir ve afiyetle yeriz. Ama benim sözüm, her şeyin biz de kullanılan isimlerinden çok dışarida kullanılan isimleriyle anılıyor olmasi. Cubuk makarnaya Sapageti, ekmek arsina sandvic denmesi gibi!

76

MALZEMELER:

  1. 2 bardak un
  2. Yarım paket toz maya
  3. 1 tatlı kaşığı tuz
  4. Su

YAPILIŞI:

  1. Bütün malzemeler karıştırılıp kek hamurundan daha sulu bir hamur olana kadar su ilave edilir.
  2. 10 dak. mayalanmaya bırakılır.
  3. Tefon tavada yağ kullanmadan birer kepce konarak altlı üstlü kızartılır.

Yumurta peyvazi icin: Haslanmis yumurta, yesil sogan, maydanoz, pulbiber ve tuz

Türkçeyi Konuşamayan Türk Gençleri! – Cuma yazıları

 

Dün gece Avrupa’ya yönelik yayın yapan bir televizyon kanalında, Avrupa’da yaşayan Türk’lerin dil problemi anlatılıyordu. Hemen aklınıza yabancı diller ile ilgili problemler gelmesin, Avrup’alı Türk’ler ana dilini konuşamıyor! Burada yaşayanlar bu yazımı garipsemez ama Türkiye’den okuyanlar oldukça şaşıracaklardır. Ben Almanya’da yaşadığım için burayı örnek vereceğim, ancak bu durumun burayla sınırlı olduğunu sanmayın.
İlk gelen nesiller burada dünyaya gelen çocuklarına Türkçeyi öğretmek adına hiç bir çaba sarf etmemişler. Evde konuşulduğu kadarıyla, çocuk anne ve babasının Türkçe’sini öğrenmiş. Çoğu ailede, bu saf Türkçe de olmamış. Okumak oldukça az olduğu ve genellikle Almanca öğrenebilme kaygısı taşındığı için, ana dil hep geri plana atılmış. Devamındaysa kendini kendi dilinde ifade etmekten, karşısındakinin Türkçe konuşmasını anlamaktan aciz nesiller ortaya çıkmış. Kullandıkları kelimeleri ailelerinden duydukları gibi söylüyor bu gençler. Yani konuşacağı kelimenin yazıya dökülmüş şeklini görmemiş, bilmiyor! Kulaktan dolma bir Tükçe. Mesela: Hurmaya furma, misafire safir, yıpranmaya hıpranmak gibi. Bunlar sadece benim duyduklarım, gerisini siz düşünün. Yabancı bir dil öğrenmedeki ana kuralın, kendi diline vakıf olmaktan geçtiği bilinmeden, sadece Almancaya ağırlık verilmiş. Sonuç olarak ta öğrendikleri sokak Almanca’sını geçememiş. Ve ondan da daha kötü bir Türkçe! Yolda yürürken yanımdan geçen Türk gençlerinin konuşmaları gelecek adına yüzümü kızartıyor. Türkçedeki en çirkin sözler nedense bu gençlerin ağzında. Bir genç kıza yakışmayacak kabalıkta savrulan küfürler!
Daha acı olansa, bu durumdan bu gençlerin ve ailelerin haberi bile yok. Yani bu bozuk konuşmaları fark dahi etmiyorlar! O kadar kanıksanmış ki, kimse bir diğerini yadırgamıyor, düzeltmek yolunda adım atmıyor. Yazık bu gençlere, yazık onları büyütmekten öteye geçememiş ailelerine. Alman toplumundaki kalitemizi düşürmenin yanı sıra kendi kültürümüzü de yozlaştırıyorlar. Sadece Avrupa topraklarında bile yaşamayı sınıf atlamak sanıyorlar maalesef! Ve onlar için gerisi hikaye…
Oğlumun Türkçe öğretmeniyle yaptığım konuşmalarda bu gençleri eğitmek için gösterdiği çabayı anlatıyordu. Ama aldığı karşılık insanın yüreğini burkuyor. Kimi aileler bu derslere bile göndermiyor çocuklarını. Dilini kaybeden bir nesil kendini yaşatamaz. Eninde sonunda bu toplumun içinde eriyip kaybolacaktır. Sesimi duyurabilsem buradan, asıl olan Avrup’alı olmak değil, özündeki insan olmak, onu yetiştirmek, eğitmek, hayattaki değerlerine sahip çıkmaktır diyeceğim ama…
Türkiye’nin dışında yaşayan ve çocuklarına güzel dilimizi en güzel bir şekilde öğreten tüm aileleri kutluyorum. Öyleleri de var çünkü.

Yumurtalı Şehriye Salatası – Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği

Yeni bir etkinlikle yine burdayım. İsmini garip ama hoş bulduğum, Porselen Demlik Çay Saati Etkinliğini 13’ü düzenleyen bu ay hünerlieller‘ den Sevgilı Hülya arkadaşımıza. Güzel bir etkinlik diliyorum.
Salatam uydurma, öylesine bir salata olarak hayata geçirilmiş bir tarift. Öğlen yemeklerinde akşamdan kalan yemek yoksa bu benim için sıkıntı demektir. Çünkü kimi zaman birşeyler pişirmek zor gelebiliyor. Üstelik pişirmeden bir de karar verme aşaması var ki, o en zoru işte.:) Mesela cumaya arkadaş davetim var ve ben menü oluşturmakta oldukça zorlanıyorum. Arkadaşlarıma fikir sorduğumda önce bir kaç fikir veriyorlar, ama sonrasında hep aynı tepkiyi alıyorum.:) “İnternette yemek sayfan var, ama ne yapacağını bilmiyorsun.” diye. Ben de diyorum ki, “İyi ya işte seçenek çok olunca karar vermek daha zorlaşıyor.” Konu salatadan epey uzaklaştı ama bir de sizinle paylaşmış oldum, acaba ne pişirsem? :)))

77

MALZEMELER:

  • 1/2 bardak şehriye
  • 2 yumurta
  • 2 tane yeşil soğan
  • Maydanon
  • Limon, tuz
  • Sıvıyağ

YAPILIŞI:

  • Şehriye tuzlu suda haşlanıp süzülür.
  • Yumurtalar sıvıyağında kavurulur ve soğutulur.
  • Soğan ve maydanoz ince kıyılır.
  • Bütün malzemeler karıştırılır, yumurta kavrulurken kullanılan sıvı yağ az gelirse biraz daha eklenir.
  • Tuz ve limon katılarak servis yapılır.

Maraş'ın Ekşili Çorbası

Türkiye’nin her yöresinin kendine ait farklı yemek tariflerini yapmak beni çok mutlu edeyor. Hatta illerin hemen yanlarındaki ilçelerinde bile tarifler belirli farklılıklar gösteriyor. Maraş’ın ekşili çorbası da bunlar dan biri. Antep’te yapılan doğrama yemeğini andırıyor, ama farklı malzemelerin ilavesiyle tadı bambaşka olan bir yemek ortaya çıkıyor. Çok beğenerek yedik bu güzel yemeği. Ben ilk bir yemek dergisin de görmüştüm, daha sonra da sevgili Rabia de görünce denemek istedim. Doğu yemekleri seviyorsanız, işte size tam bir doğulu.

78

MALZEMELER:

  1. 1/2 bardak Nohut
  2. 1/2 bardak dövme (aşurelik buğday)
  3. 1/2 bardak kırmızı mercimek
  4. 1 tane patlıcan
  5. 1 kaşık salça
  6. 4-5 diş sarımsak
  7. 3-4 yaprak pazı veya başka bir yeşillik
  8. Nane, pul biber
  9. Tuz, karabiber
  10. Sumak ekşisi veya herhangi bir ekşi

YAPILIŞI:

  1. Nohut, dövme, mercimek ve salçayı 5-6 bardak su ilavesiyle düdüklü tencerede 20-25 dak. pişirilir.
  2. Pişen malzemelere ufak doğranmış patlıcan, kıyılmış pazı, doğranan sarımsaklar ilave edilip eklenen malzemelerle bir süre daha pişirilir.
  3. Ekşisi, karabiberi ve tuzu katılır.
  4. Tava da sıvıyağ kızdırılıp nane ve pul biber kavrulup yemeğin üzerine dökülür.

Hasta Olmayasın Diye – Cuma Yazıları

Cumayı, inancının bir bayramı olarak gören herkesin cuması mübarek olsun.

Fatih Sultan Mehmed bir Anadolu seferi dönüşünde, Balıkesir’den geçiyordu. Hava oldukça sıcaktı. Bu sıcaktan herkes gibi Fatih Sultan Mehmed de nasibine düşeni almıştı. Öylesine yorgundu ki… Kendisini bu halde gören bir köylü kadını bir tas içerisinde ona ayran ikram etti. Ayranın üstünde iki üç tane saman çöplerini üfleye üfleye ayranı içti. Sonra da kendisini bir ana şefkatiyle seyreden ihtiyar köylü kadına:
“Allah razı olsun,” dedi. “Ama şu saman çöpleri ayranı çacuk içmeme engel oldu.
” İhtiyar kadın Fatih’in bu sözlerine anne şefkatinin boyutlarını gözler önüne seren, şu cevabı verdi:
“Oğul, ben onları ayranın üzerine kasıtlı koydum.Sen uzak yoldan geliyorsun. Sonra terlemişsin de. Soğuk ayranı çabucak içersin de hasta olursun, hasta olmayasın diye böyle yaptım