Cuma Yazıları / “Araplar Bizi Arkadan Vurmuş Mu?”

Hepimizin cuması mübarek olsun…

Ben oldum oluşu Arapları severim… belki  büyüdüğüm coğrafyadan yani Antep’ li olmamdan, belki sevip sevmeyeceklerimizin günlük hayat icinde  zihnimize işlenmesinden… Hiç sevmesem bile Efendimizin, sultanımızın, önderimizin ırkı olduğu için severim…

Allah  Yavuz Bahadıroğlu,  Kadir Mısıroğlu gibi aydın tarihçilerden razı olsun ki, onların sayesinde bir takımları gibi kökümüzden nefret edip dindaşlarımızla alakalı yalan yanlış inançlarımız olmuyor.

Hayır vurmadı! Buna rağmen Başöğretmenim Hikmet Bey sık sık şunu tekrarlardı: “Araplar ve diğer Müslümanlar, I. Dünya Savaşı’nda bizi sattı…”Sözlerini de şöyle bitirdi: “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.”

Gerçek şu ki, Osmanlı’ya karşı toptan bir Arap ayaklanması yoktur. Sadece Mekke Şerifi Hüseyin’in önderliğinde (İngilizler ona Arap imparatorluğu sözü vermişlerdi), birkaç bedevi kabile ayaklanmış, tanınmış Arap kabilelerinin çoğu Osmanlılık ve Müslümanlık bağıyla Hilâfet’e bağlı kalmıştır. I. Dünya Savaşı’nda Mekke Şerifi Hüseyin “Arap imparatorluğu” vaad eden İngilizlerle anlaşmış Osmanlı’ya karşı isyan etmiş, bir bakıma arkadan vurmuştur.Ancak Şerif Hüseyin tüm Arapların temsilcisi değildir. O bir istisnadır.

              Mesela Filistin’de tek bir Arap ayaklanmamıştır. Suriye’de, Irak’ta, Lübnan’da Türk kuvvetlerini “arkadan vuran” herhangi bir olay olmamıştır. Arapların ezici çoğunluğu, İstanbul’a yani Osmanlı’ya sadık kalmıştır… Arabistan Yarımadası’nın Hicaz bölümünden Akabe’ye kadar olan ‘cephe gerisi’ dışında, Arapların Türkleri arkadan vurduğuna dair tarihte herhangi bir kayıt yoktur.

      Araplara söylenenler ise bunun tam tersiydi: “Türkler sizi yüzyıllar boyu sömürdü” diyorlardı.

Hâlbuki ikisi de doğru değil: Ne Araplar Türkleri arkadan vurdu, ne Türkler Arapları sömürdü. Bu sadece bir İngiliz propagandasıydı. İngilizler petrol yataklarına hâkim olmak için hazırladıkları plânın gereği olarak Osmanlı Devleti’ni parçalamak istiyorlardı. Bunun için de Arapları ayaklandırmaları gerekiyordu. Şerif Hüseyin’i plânlarının piyonu olarak kullandılar.

          Sözün burasında bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum: Araplar arasında ayrılıkçı milliyetçiliği Müslüman Araplar değil, Hristiyan Araplar başlatmıştır.  Müslüman Arapların çoğu “Osmanlı hükümdarlarını yabancı bir sömürgeci güç olarak değil, sadece Arap kökeninden olmayan, iktidarda bir hanedan olarak görüyorlardı ve Osmanlı Devleti ve hanedanı Müslüman kaldıkça ve Arapların hayat tarzına saygılı oldukça, özlemlerini yerine getirmeye söz verdikçe ve onları Avrupa işgaline karşı korudukça, itaat etmekten geri kalmıyorlardı.” (Prof. Dr. Kemal Karpat).

Gerçek bu merkezde olmasına rağmen, Avrupa’nın büyük emperyalist ülkeleri, Papalık ve enternasyonal Siyonizm’in çabalarıyla etkili bir karalama kampanyası açıldı ve maalesef başarıya ulaştı. Araplar hafızamızda “hain” olarak, biz Arapların hafızasında “emperyalist” olarak damgalandık. Bu kara damga zamanla etkisini artırdı: İngiliz siyasetinin kendilerine “ikram” ettiği bölgelerde, kimi “kral”, kimi “emir”, kimi “sultan”, kimi de “başkan” unvanlarıyla hüküm süren diktatörlerle buna paralel olarak Türkiye’de hüküm süren “Şeflik rejimi”, kendi menfaatleri ekseninde Türk-Arap düşmanlığını körüklediler…

Sonunda iş Sayın Başbakan’ın yakındığı noktaya geldi: Kimi bilinçli, kimi bilinçsiz, köpeklerine “Arap” ismi veren Türkler türedi… “Ne Arab’ın yüzü ne Şam’ın şekeri”, “Arap saçı gibi karışık”, “Yalanım varsa Arap olayım”, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” şeklindeki sözler de aynı düşüncenin mirasıdır. Daha da ileri gidilip Türk-Arap düşmanlığı karşılıklı olarak ders kitaplarına işlendi.

Yavuz Bahadıroğlu

Reklamlar

2 thoughts on “Cuma Yazıları / “Araplar Bizi Arkadan Vurmuş Mu?”

  1. Allah razı olsun bilinçli büyüklerimizden..
    Yoksa Arapları,Osmanlıyı sanki düşman gibi algılayıp,onlara karşı suizan beslemek kaçınılmaz olacak ne yazık ki….
    Hep üzülmüşümdür, bu konular karşıma çıkınca..
    Günümüzde bile,özellikle medya öyle yoğun bir çaba harcıyor ki müslümanları birbirine düşman göstermek için,insan belli bir süre sonra bunun ayırımına varabiliyor..
    Yunanlıları ”dost!” Arapları ”kalleş!” diye nitelendiren zihniyet,bizi birbirimize düşürüp,İslamı yeryüzünden silmek isteyen zihniyetin ta kendisi..
    Oyunlara gelmemek lazım,o sebeple de tarihimizi en sahih kaynaklardan öğrenmek lazım..
    Efendimiz s.a.v. Arap kökenli olduğu için bilinçli bir dümen olduğunundan da hiç şüphem yok…
    Rabbim imanımızı,saygımızı ,sevgimizi daim eylesin..
    Kötü niyetlilerden korusun inşallah..
    Dua ve muhabbetle…

  2. İnsanların bilinçaltına yerleştirilmeye çalışılan bu düşmalıklar aslında Müslüman dünyasını birbirine düşürüp birlik halinde olmalarının önüne geçme çabasından başka birşey değil. Müslümanı müslümana kırdırma oyunu oynanıyor şu sıralar Afrika ve Ortadoğu’da. Bilinçlenmemize ve kendimize gelmemize destek verecek bu yazıyı paşlatığınız için Allah razı olsun. Hayırlı akşamlar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s