Dizileri Dize Getirmenin Yolu / Cuma Yazıları

Tüm takipçilere ve inanalara hayırlı ve hakkıyla yaşayacakları bir cuma diliyorum. Bu gün yıllardır içimi yakan bir konu ile ilgili bir kaç kelam edeceğim ve sözü işin uzmanı sayın Sait Çamlıca beye bırakacağım.

Bizim evimizde özellikle çocuklarımız doğduktan sonra malum bazı tv. kanallarını ya sildik ya da bazı karşılaştırmak yapmak üzere kumandanın en dip köşelerine kaydırdık. Asla çocukların ulaşamayacağı yerlere… O kanalların reklamlarını dahi çocuklara izletmizyoruz. Kaldıki o ahlaksız kanallardaki diziler! O dizilerin toplumun ahlaki yapısını nasıl parçaladığı bu dizileri yapanlarında, yayınlayanlarında, uzmanlarında malumu. Bu gerçeği göremeyen nedense bir tek ebeveyinler. İnanın anlamıyorum, bir anne baba gecenin bir yarısı o çirkin sahneler, çarpık ilişkiler, bozuk toplum düzeninin en çirkin yönlerini sergileyen bu dizileri, nasıl olur da yeni yetişen tertemiz bir dimağa izletme gafletine düşer. Canım yanıyor, çünkü bu evlatlar bizim yavrularımız… Bir çocuğun vaktinden önce kadın erkek ilişkilerini öğrenmesi, çeşitli dolandırıcılık, yalan, ve sahtekarlığı öğrenmesi, ona yapılacak en büyük kötülük! Siz o emantin sahibisiniz, size daha bilinçli olmak düşer. Ne olur eğer mutlaka izletecekseniz evlatlarınıza tv. programlarını seçerek izletin.  Belgeseller ve yine seçilmiş çizgi filmler izlettirin. Bunun hesabı bu dünya da da ahiretde de çok büyük olur!

Hava bile haram!

Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, eski adı “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: 

“Her kula helâl, Müslüman’a haram!..” 

Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye… 

Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dîni İslâm, ahâlisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama.

Adam: – “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır…”dedikçe kadı kızmış: 

– “Ne delili, ne ispatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzurunu kaçırdın, katlin vâciptir!” demiş. Demiş ama, bir yandan da merak edermiş:

 – “Nedir gerekçen?..” diye sormuş. Adam:

 – “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş… Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan o da meraklanırmış:

 – “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın,hem de her kula helâl,Müslüman’a haram yazarsın?..” Adam, başı önünde konuşur:

 – “Delilim vardır, lâkin ispat ister.”

 – “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?..”

 – “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım…”

 – “Eeee?!..”-

 ”Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rasgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…” Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, “ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…” Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş… Bir hafta dolunca, adam:

 – “Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler… Az zaman geçmiş ki, adam:

 – “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım” demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar ayininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar… Levantenler din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine… Sultan:

 – “Bitti mi?..” demiş adama.

 – “Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.

 – “Şimdi nedir isteğin?..”

 – “Efendim, pâyitahtımız Bursa’nın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimat edilen âlimini alınız minberinden…” Adamın dediğini yapmışlar, Ulucâmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler…Ve ne olmuş bilin bakalım?.. Bir ALLAH’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış… Geçmiş bir hafta, “Nerde imam” diye gelen-giden yok!.. Aptal ve cahil bir imam tayin edilmiş yerine, ne konuştuğunu kendi kulağı duymayan tam yobaz cinsinden biri… Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta derdest edilen koca âlim için:

 – “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”

 – “Kim bilir ne halt etti de tevkif edildi!..”

 – “Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara…”

 – “Sorma, sorma…”

 Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:

 – “Eee, ne olacak şimdi?.. Adam:

 – “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.” “Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:

 – “Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?..”

Sultan acı acı tebessüm etmiş:

– “Hava bile haram, hava bile!..” demiş…

Tepkisiz olmak, yapılanlara razı olmak demektir. Bilgisayarın başında otururken www.rtuk.org.tr sitesini girerek tepkinizi dile getirebileceğiniz gibi 444 1 178 no’lu telefon numarasına şikayetlerinizi iletebilirsiniz.

Bu dizilere tepki verme niyetinde olmayanlar bilsin ki, bu dizilerin hedef tahtasında “evlatlarınız” var. Bir ülkenin en büyük hazinesi, o ülkenin geleceği olan çocukları ve gençleridir. Geleceğimizi karartanlara karşı sessiz kalmak, suça ortak olmaktır.

 Sait ÇAMLICA

Eğitimci – Yazar www.saitcamlica.com

http://www.saitcamlica.com/dizileri-dize-getirmenin-yolu/

Reklamlar

3 thoughts on “Dizileri Dize Getirmenin Yolu / Cuma Yazıları

  1. Es-Selam..Ne kadar güzel bir paylaşım,dizileri dize getirmenin yolu..
    Dilerim bu okuduklarımızla amel etmek nasip olur cümlemize.Allah razı olsun canım.Hayırlı,tatlı cumalar !

  2. Bu muhteşem paylaşım için Allah razı olsun Lavantincim. Geçenlerde bir arkadaş bir dizide gördüğü ahlaksızlığı anlatıp, tepki olarak izlemeyi bıraktıklarını söyledi. “Bu kadarla kalma, rtük’e mail at” dediğimde ise, “nasılsa bir iş çıkmaz” dedi. Bence böyle düşünmemeli ve ekranları kanalizasyonlardan temizleyip sadece kanalların kalması için üzerimize düşeni yapmalıyız. Taraf olmayanın bir gün bertaraf olacağını unutmamalı.

  3. Lavantin cim,

    İnan ki Tv de ne tür diziler var, hiç bilmiyorum. Sadece izlediğim tek bir dizi var; Hanımın Çiftliği.
    Belli bir dönemi anlatan hikayeleri seviyorum. O yılları anlattığı için, öğretici de oluyor aynı zamanda.
    Neyse yazında çok haklısın. Çocuklu ailelerin tv izleme lüksü olamaz bence. Bizim kocaman evimizde sadece bir tane 37 ekran eski model tv miz var biliyor musun:))) Şimdi mutfakta, bazen yer değiştiriyor, ama hiçbir zaman koltuğa uzanıp da elimizde kumanda tv seyretme lüksüne kapılmadık. Çocuklara örnek olma adına.
    Hamdolsun ikiz oğullarım şimdi liseyi İstanbul da okuyor, ama biz bu arada geçen yıllarda tv sizliğe çok alışmışız ki, birşey değişmedi.
    Çocukları olan ailelere kesin çözüm olarak tv yi kaldırmalarını önerebilirim, işe yarıyor…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s