Ne kadar Anneyiz? (3) / Cuma yazıları

Cumanız mübarek olsun

Annelerin ve anne adaylarının önce kendilerini değiştirmeleri şarttır. Hiç bir sözün o fiilin uygulanarak gösterilmesi kadar yaptırım gücü olamaz. Hoş olmayan konuşmalar ve çirkin bir iletişim şeklinden kaçının. Güzel ve zengin bir kelime haznesi oluşturun. Okuyun ki, ona okumanın önemli olduğu mesajı gitsin. Öğrenmekten yaşınız kaç olursa olsun vaz geçmeyin.Özellikle dini ve ahlaki bilgileri yaşayarak ve ona hep hatılatıp yanlışlıklarına çocuğun yapısına göre müdahele ederk öğretin. Asla çacuk olduğunu ve yanlışlarının zamanla kaybolacağını düşünmeyin. Bir kere yapılan yanlışlığa ikinci kez yapılması için müsade edilirse, aynı zamanda o yanlışın bir alışkanlık haline gelmesine yardım edilmiş olur.
İlk çocukluk döneminde inanmaya hayat boyu olacağı gibi muhtaçtır. En basit sıkıntılarda bile gidilecek makamı, sevinçlerde şükredilecek, hamdedilecek makamı hep yapmanız gerektiği gibi yaşayarak öğretin. Mesela: Başaramadığı bir işe besmeleyle başlayıp Allah’tan yardım istemesi gerektiğini söyleyin ve onunla siz de tekrarlayın. Sık sık onu sevdiğinizi söylerken onu sizden çok daha fazla seven birinin olduğunu ve “Allah seni ben den daha çok seviyor.” diyerek yaradanıyla arasında sevgi bağı kurun. Asla günahlardan ve Allah’ın cezalandırıcı sıfatlarından bahsederek korkutmayın. Bırakın, belirli bir yaşa gelene kadar olması gerketiği gibi sadece sevgiyle büyüsün ki, sağlıklı bir gelişim gösterebilsin. Rabbini önce onu seven, koruyan, yardım eden, hep yanında olan ve ihtiyaçlarını bir şekilde karşılayan bir güç olarak tanıtın. Çocuğun Allah inancıyla büyümesi onu rahatlatan ve huzurlu olmasını sağlayan bir unsurdur.
Tıp otoriteleri, insanın gereken tüm besin öğelerini almadan büyüse bile, ilerki yaşlarda vücutta eksik kalan değerlerin çeşitli hastalık ve zafiyetler oluşturacağını ve o insanın sağlıklı beslenerek büyüyen çocuklar gibi hayatın çeşitli şartlarına karşı gerekli mücadeleyi veremeyeceği gerçeğinde birleşirler. Peki ya manevi ihtiyaçlar? Çocuğunuzun bedenini en iyi bir şekilde beslerken ruhunu gözardı etmek akıl sahibi hangi insana yakışır? Ve ruhu yaratan mutlak bir hakimiyet varken onun ihtiyaçlarını, nelerden yarar nelerden zarar göreceğini, ruhun ve kainatın rabbinden daha iyi kim bilebilir? Bazılarının sandığı gibi okul öncesi çocuklara inançla ilgili konuların anlatılmaması yöntemi amaçlı ve yanlıştır.
Kastamonu’dan sevgili arkadaşım Nazife, güzel bir pasta yapmış ve bana da resmini gönderdi. Bu güzel pastayı ben de sizlerle paylaşmak istedim. Nazife’ciğim ellerine sağlık canım, tadınada bakmak isterdim ama görüşünce inşallah.
Kastamon’ya selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

 

87

Reklamlar

19 thoughts on “Ne kadar Anneyiz? (3) / Cuma yazıları

  1. Merhaba Lavantin’ciğim,Cuma yazıların seviyeli,faydalı ve ihtiyaca göre çok güzel devam ediyor,kalemine ve yüreğine sağlık diyorum.Kızıma hamileliğimden itibaren düzenli olarak kitap okuyor,masal ve hikaye anlatıyorum.Okunanlar ve anlatılanlar hakkında yorumda bulunmasını istiyorum.Şuan yaşıtlarına göre kelime dağarcığı daha geniş ve konuşması çok daha düzgün.Şimdi diyeceksin ki iyi güzel bunları yapıyorsun da maneviyatını eksik bırakıyor musun?Allah’ın izniyle elimden geldiğince Rabbimin sevgisini vermeye ve maneviyatını desteklemeye çalışıyorum.Yaşına göre anlayabileceği şekilde ilmihal bilgisi verdim ve vermeye devam ediyorum(Peygamberimizin (sav) hayatı,sünnetleri vs…).Yazdan beri Elifba çalışıyoruz ve harfleri çok güzel öğrendi,bunları hiçbir şekilde zorla değil kızımın istekleri doğrultusunda,severek öğreniyor.Bazı kolay sureleri,duaları,salavatları severek öğrendi ve kullanıyor.Bunların yanında bazı ingilizce kelimeler ve kalıplar öğreniyor,kendi yaşına göre ve kendimizce evde yapabildiğimiz etkinlikleri yapıyoruz birlikte.Bunları yaparken de Pisikolog bir arkadaşımdan tavsiyeler alıyorum.Lavantinciğim,biz evde çok güzel bir şekilde bu sevgiyi versekte dışarıyla iletişim kurmaya başladığında bazı sorunlar çıkmaya başlıyor.Bir süre önce kızıma bir arkadaşı “Allah seni cehennem ateşinde yakar yaramazlık yaparsan” demiş ve ben bunu fazla üzerine gitmeden silene kadar ne hale geldim anlatamam,sürekli bu cümleyi kullanmaya başlamıştı şu an kullanmasa da bilinçaltına yerleşmiş midir korkusu var bende.Bazı anneler çocukları korkutuyorlar sevdirecekleri yerde…Aslında, çocuklarımıza yaşlarına göre neler verebiliriz gibi konulara da cuma yazılarında yer verirsen çok sevinirim.Çok fazla şey istemiyorumdur umarım.Anlatacak o kadar çok şey var ki aslında,çok uzun oldu farkındayım,hakkını helal et.Dualarım her zaman seninle….sevgiler…

  2. Merhaba yazılarınızı okudum ve çok beğendim size katılmamak mümkün değil.2 yaşında bir kızım var yemeğe otururken besmele çekmesini öğrendi , yemekten sonra da hamd olsun ve şükür olsun diyor ,elbise giyerkende sağ kolunu giymeyi öğrendi ve ben çok mutlu oluyorum.En çok ALLAHIMI VE PEYGAMBERİMİ (S.A.V) SEVİYORUM ,ALLAH BİR DİYOR.Yatarken de ben ona ninni yerine Kelime-i Tevhid Okuyorum nasıl huzurluyuz anlatamam.Biz ne yaparsak oda aynısını yapıyor namaz kılarken oda yanımda benimle duruyor namaza .Oyunla karışık bi şeyler yapıyor.Kızım günden güne büyüyor ve ben çok endişe ediyorum bunların devamını nasıl getireceğim diye çünkü biz çok ünlü bir tatil beldesinde oturuyoruz maalesef burada ortam çok kötü.Bırakın dini bilgileri insanlar besmele çekmesini dahi bilmiyorlar.Çookk üzülüyorum çok.Söylenecek çoook şeyler varama neyse.Emeğinize ,ellerinize yüreğinize sağlık. Görelim bakalım rabbim neyler , neylerse güzel eyler !! BİR FANİ

  3. Hayirli cumalar…Canim emin ol yazilarindan o kadar cok faydalaniyorumki cocuklarim kücük olduklari icin onlari en basindan dogru yetistirmek istiyorum hayirlisiyla,paylasimin icin tesekkürler.Sevgili nazifenin pastasida nefis olmus onunda ellerine saglik sevgiler…

  4. çok haklısın rkadaşım abı hayat gibi bende çok dikkat ediyorum isimsiz arkadaşım adına çok üzüldüm çünkü iyi insan hatta dninne bağlı insan yetişmesi için zaman,mekan,ve insanlar çok önemli.ben hamileyken hatim indirirdim çokça hatta 41 gün üst üste yusuf suresi okudsum yusuf huylu yusuf yüzlü olsun diye hergün 72 gün boyunca yani enbiya okudum dinine bağlı ve dindar olsun diye hatimleri ayrı tabi…hamileyken çok sakindim mutlu ve sakin çocuğumda uslu ve güler yüzlü oldu.ben çok dinlenirdim mide bulantılarım yüzünden çok uyurdum oğlum uyumayı çok seviyor …hani burdan bile anlıyoruz zaten çocuklar hamilelikdeki olayları kesinlikle yansıyor.belki gülüceksiniz ama eşim göbeğimin ortasını açıp sesimi duysun diye çünkü çocuk göbekbağından beslendiği için açık kuran okurdu beni duyup oradan beslensin diye doğunca çocuğa oğlum alim olucak hafız olucak dindar olucak annesini babasını çok sevicek efendi dürüst olucak Allah’a has kul habibine has ümmet olucak diye yüzüne karşı över yusuf yüzlü yusuf huylu olucak diğer blogumdada görürsünüz ailme ve bilenler yusuf sureleri yaramış derler çok farklı çocuk belkide yusuf as. benziyor derler.eşimin ve benim onu överek sevmemizde bir şeyi kırk kere söyleyince dua hükmüne geçer diye dua olsun diye öyle sever.küçük kaynım çok merak ediyorum nasıl çocuğunuz olucak der.bizde çok uğraşıyoruz artık hayırsız olursa bu da bizim sınavmız olur der.biz çocukları çok severiz ama sadece bunu yetiştirirken bile çok yorulduk onu nasıl yetiştiricaz endişesi olduğundan Mevlam bize bıraskırsa istemioruz.tabi yanında namaz kılarız ki f.gülen hocaefendinin kitabındada okumuştum anneler adetliykin çocuklarının yanında namazı taklit etsinler çünkü çocuk namazı canı istenince kılınıp canı istenince kılınmıcak zannetmesin diye dediğini öğrenince bende uğguluyorum abdestsiz iki kere secdeye yatıp kalkıyorum görsün diye tabi namazlığıda serip.eşim cemaate gitmez namaza bazen çocukla cemaatten sonra gidiyim diye camiyi sevdirdir.şimdi caminin yanından geçerken içeri girmessek basar feryadı cami diye.küçük namazlık aldık evde vcemaat yaparız onada küçük namazlığı serip kıları ama o bizi taklit ettiğinden küçükte kılmaz büyük namazlık ister.daha dün gece babannesi tabanca vermişti onu attı eşim.herkeze çuf çuf diye vuruyor diye.çocuğumuz dayak yiyor eğenlerimden annemler sizde öğretin savunsun kendini der.eşimin cevabı çok manidardı melekcik dedi efendimiz torunlarına sence öyle birşey öğretmişmidir dedi.ewet doğru dedim biz kardeşiliği barışı öğretelim.hakkını helal et önlem alması bizden gerisini Mevlamıza bırakıyoruz.O herşeyin hayırlısını versin artık bunları yaptıktan sonra hayırsız çıkarsa bu da bizim sınavımız ne diyelim…

  5. Merhaba Canım, yorumum çok gecikti farkındayım ama 2 gündür hastanedeyiz kayınvalidem ameliyat oldu. Cuma yazını bildiğin gibi çok beğendim faydalı ve uygulamaya yönelik olduğu için bir solukta okudum, üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getirdiğini düşünüyorum.Allah razı olsun, görüşmek üzere…Nazife

  6. Bengisu, yaptıklarının meyvesini inşallah alırsın. Senin gibi anneler insanın ümitlerini yeşertiyor.Kızına baskıyla değilde kendi isteğiyle öğrettiğini söylüyorsun. Ben bu konuda birkaç şey söylemek istiyorum.Bizler eğitmek, ve otorite sağlamak, kararlı ve disiplinli olmak gibi çocuk eğitiminde şart olan kuralları baskıyla karıştırıyoruz. Elbetteki çocuğuna kırmızı çizgileri belirtip bu konularda baskı yapacaksın. Mesela çocuğun deterjan içmeye kalksa, bunu bir alışkanlık yapsa, nasıl bir panikle baskı uygularsın. Onu korumak maksatlı kurallarını koyar gerekirse cezalandırırsın. Elbette ki, bu dünyada yeterince verilmeyen islami bilgi Allah muhafaza gelecek için ateş değil midir? Bu bir temizlik malzemesinin çocuğun vücuduna vereceği zarardan kat kat fazla değilmidir? Bu konuda kimse, “Canım sende bırak bu kadar baskı yapmayı.” diyebilir mi? Tabi ki hayır bu sözkonusu bile olmaz. İşte çocuğumuza islami bilgiler vermekte ve bu yolda kurallar ve otorite çerçevesinde davranmamızda yadırganamayacak bir şarttır. Çocuk istemeyebilir, reddeder, sıkılır vs. Ama çocuğu sıkıldığı için tuvalet eğitiminden vazgeçip çocuk isteyene kadar çocuğu bezleyen anne varmı? Her insana ve çocuğa ulaşmanın onun gönül teline dokunmanın bir yolu vardır. Bu yolu da en iyi anne bilir. Bazan teşvik için hediyelerle-alıştırana kadar- bazan istediği bir şeyeden mahrum ederek, bazan onun mantığına hitap ederek. Bunun hep bir yolu vardır. Benim oğlum kural ve otoriteye uyum sağlayan bir çocuktu. Kızımsa ikna yolu ve sevilerek harekete geçen bir çocuk. Oğluma uyguladığım kuralları kızım asla kaldıramaz.Dememe o ki, beş vakit ibadetten en basit hereketlerimize varana kadar hep kurallar içinde hareket gerektiriyor. Demek ki, insan fıtratı kural içinde yaşamak için yaratılmış. Çocuğa baştan kendi kural ve sınırlarımızı anlatır, yaşına göre karekterine göre kuralların ve yapmak zorunda olduğu şeylerin sebeplerini, yapılmassa sonuçlarının ne olacağını anlatırsak inşallah sorun yaşamayız zaten. Dışardan ne duyarsa duysun çocuk için doğru ailededir. Aile dış etkenlerin etkilerini gerektiği gibi karşılayarak leke tutmadan çocuk üzerinden silebilir.İnşallah çabalarınız en güzel şekilde meyve verir.Selamlarımı gönderiyorum…İsimsiz arkadaşım, ne mutlu ki, çevrenizin olumsuzluğuna karşı siz kendi yapınızı korumaya çalışıyorsunuz.Temeli güzel attıktan sonra devemını getirmek daha kolay olur. Çocuk dış dünyadaki insanların aynı dili konuşsalarda aynı görüşüte olmadıklarını bilerek büyümeli bence. Onlara zamanla bir özenti gelişmemesi için. Ben bunu oğlumda çok uyguluyordum. Onlarda müslüman ama gerekenleri yapmıyorlar diye hep farkı ortaya koymaya çalışıyordum. Ama tabi ki asla kötüleyerek değil.Yoksa zamanla çocuk bizim onlardan ne farkımız var onlarda müslüman Allah’a inanıyor vb. sebeplerle karşıma gelmesin diye. Almanlara karşı eğitmem zor değildi çünkü onlar bizden değil diye biliyordu. Ama müslüman olupta kendi gibi gördüğü insanlardan etkilenmemesi için epey bir çaba gerektiriyor. Ve vatanıma dönenme isteğimde en büyük etken çocuklarımın eğitimi. Sizin yorumunuzu eşime ilk okuduğumda “Hicret etsinler.” demişti. Bu biraz aşırı gibi gelse de çocuk eğitiminde önce çekirdek aile, sonra yakın akraba ve sonrasında içinde olduğu toplumun etkisini düşünce ben de eşime hak verdim. Çocuğu toplumdan tamamen soyutlamak mümkün olmadığı kadar, sağlıksız bir tolumun içinde çocuğun inanç yapısını korumakta çok zordur. Rabbim yardımcınız olsun.Sevgiler…

  7. Seval’ciğim, faydası oluyorsa ne mutlu bana. İnşallah en baştan yapılması gerekenler hakkıyla yapılırsa, sonuda sürekli gayretle güzellikler gelecektir. En azından ben elimden geleni yaptım diyebilmek gerek.Sevgiler…Teşekkür ederim Ümran. Takip ettiğine sevindim canım.Selamlar…

  8. Maşallah Melek, ne güzel çabalar. Rabbim meyvesini yemeği de nasip eder inşallah. Biz ne yapsakta çocuğa imanı rabbim verecek. Ama hiç bir çaba gösretmeden yemek pişip önümüze gelmiyorsa bir insanda sadece rabbimin iman varmesini bekleyerek yetişmez. Dilerse tabi ki olur ama hak etmek, layık olmak, görevin olanı yapmanın rahatlığıyma bir olmaz elbette.Bazan annelerin vurdumduymazlığına bakarak yerimde duramıyorum ama sizler gibi annelerin varlığını düşününce de içime huzurla kaplanıyor. Sevgiler…

  9. Çok güzel bir site hazırlamışsınız,çok beğendim…:) Aymen’in sayfasından sizi ziyarete geldim. Yemek tarifleriniz bizim mutfaga çok yakın, şimdi diğer tariflerinizi de okuyacagım….Bilecik’ten sevgilerimizi gönderiyoruz..Ayca ve Tugce

  10. ben hicri yılbaşına yorum yazarken, burası bende gözükmemişti Halbuki galiba aynı gün yazılmış. Allah Allah.:( Güzel arkadaşım kalemine, eline sağlık. Okul öncesi dönem ve ilk olarak Allah sevgisini öğrenmesi o kadar önemli ki cidden. bizde hep bu yönden yaklaştığımız için bir anımız var anlatayım. tabağındaki yemeğinin suyunu bitirmemiş bizim oğlan.komşunun kızı da bizde. demezmi “bitir onu, yoksa Allah sana taş atar.” bizimkinin aklı durdu, herşeyi unuttu sofra filan bir telaş bir telaş sürekli soruyor aklı almıyor. taş atmayı kötü bir şey diye de öğrenmişti tam o günlerde. “O” bizi çok sever, nasıl atar bize taş? yok dedik,ona yanlış öğretmişler. kıza da ailesini rencide etmiyecek şekilde anlattık filan. Bizim oğlan tek çocuk “küçükken kaynaşsıın diye şöyle yarım gün kreş gibi gitse” dedik. baktık felaket sadece noel baba, yılbaşı,yaşgünü filan filan. arkadaşlar ve büyüklerimizin desteği ile resmi bir kreş açtık. tüzüğe koydum doğum günü filan yok diye. hayatımın en güzel dönemi idi.:)) oyunla karışık hayali musluklarla abdest alıp,namaz kılmayı (bu arada öğretmenlerinin okuduğu sureleri çok küçük olup sadece oyun oynuyanlar bile öğrendi) büyükler Kuran öğrendi.işte böyle.:)

  11. Aymen, inşallah canım. Fazla geciktirme sen bu çocuk meselesini dolayısıyla evlilik.:)) Yiğenime ben bakarım söz.:)))Ayça ve Tuğçe hoşgeldiniz.Güzel sözleriniz için teşekkür ederiim. Bilecik Antep’e yakın ve benziyordur yemekler. Bilecik yemeklerinden paylaşmak isterseniz, severek denerim.Selamlar…

  12. Saliha Abla, ben de aynı sebeplerden buralarda çook yadırganan birşeyi yaptım ve ana okuluna göndermedim ve çok memnununm. Hala çevremde kızımı göndermemem şaşıranlar var. Ama bu bozuk ortamda oğumu göndermediğim biryere kızımı inşallah hiç göndermem.Ben de çok dikkat ediyorum arkadaşlarının söylediklerine ve hemen o izleri silmeye çalışıyorum Mantığına hitap eden bir açıklama yapıyorum. Ana okulu girişiminiz harika birşey. Maşallah ne gayretli insanlarsınız.Sevgiler, selamlar…

  13. merhaba,gelip okuycağımı söylemiştim.geldim.okudum.hatta,odasında tek başına yatmaktan ürken oğluma gidip;’Allah seni benden daha çok seviyor ve benden daha iyi koruyabilir’ dedimde geldim))güzel yazılar için teşekkür ediyorum bir kez daha.ve gidiyorum.aşağılarda okuyacak çok şey var sanırım.selametle kalın

  14. Sevgili Leyya, ne güzel yapmışsın. Çocuklar Allah tarafında çok seviliyor ve korunuyor olmalarını bilmeye muhtaçlar. Çok hoşlarına gidiyor.Ziyaretinin devamını beklerimMuhabbetle…

  15. Lavantincim ayça ve tüğçe kardeşler bilecik’ten yani antep e yakın olan birecikten değiller. bende bu ikisini çok karıştırırdım:))))

  16. iyi günler. Ben bir arkadaşımın sorununu sormak için yazıyorum. Kendisi hamile ve doğumuna 1 ay kaldı. Kendisinin söylediğine göre canı deterjan yemek çekiyor ve yiyormuş. Bu bir vitamin eksikliği midir yoksa başka bir sebebi mi var bana yazarsanız sevinirim. Şimdiden teşekkürler.

  17. Nilgün hanim, yorumunuz saka gibi geliyor insana… Deterjan yemek oldukca tehlikeli hatta ölümcül sonuclari olabilecek bir sey. Hamile bir hanimin deterjan yiyor olabilecegi ihtimalini bile düsünemiyorum.
    Elbette cani isitese de o istege karsi koyarak yememsi gerekir. Misal, biz yurtdisinda yasayanlar hamileliklerimizde domuz salamindan tutunda – elhamdülillah benim basima hic gelmedi-olmadik seyleri görüp canimiz cekebiliyor, ancak elbette ki, bunu denemiyoruz bile…
    Arkadasinizi kesinlikle engellemeye calisin, olacak sey degil bu! Hem bebegine hem kendine büyük zarar veriyor olabilir. Deterjan kalintisi bile kanser riski tasiyorsa varin gerisini siz düsünün…
    Selametle…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s