Cuma Yazıları – Abdest ve Domuz Gribi

13 Nov 2009 at 10:04 | In Cuma Yazilari | 6 Comments

Tüm dostlara hayırlı cumalar dileyerek, sizi çarpıcı bir yazıyla başbaşa bırakıyorum… Lütfen tamamını okuyun!

Abdest alırken ellerinizi kaç kez yıkadığınızı hiç düşündünüz mü? Reklamların etkisiyle olsa gerek, ilk defa abdest alırken ellerimizi ne kadar yıkadığımızı saydım. İsterseniz siz de sayın! Domuz gribine karşı elleri daha sık yıkama tedbiri, bana “Abdest üstüne abdest almak, nur üstüne nur gibidir!” hadisini hatırlattı. Rahmetli Onk. Dr. Haluk NURBAKİ Hocanın, “Namazın Sırları” adlı kitabında, abdestin insan sağlığına faydaları ile ilgili tespitleri çok çarpıcı. Bu tespitleri, hatırlamak ve hatırlatmakta fayda var.

Abdestin Dolaşım Sistemine Verdiği Sağlık Nimetleri:

Özellikle ağız, burun ve boynun iki yanının ile teması, kafa kaidesinin etki ile beyin dolaşımını zenginleştirir.

Bu sayede kalp ve dolaşım basıncı rahatlayacak. Bu sayede beyin ve sinir sistemi tüm uyuşukluklarından kurtulacaktır. Bugün sinir yorgunluklarının tek doğal ilacı olarak da gusül tarzında genel yıkanma en sağlıklı tedavi usulüdür.

Abdestin Korunma Sistemine Verdiği Sağlık Nîmetleri:

Korunma sistemimiz (mikroplara ve kansere karşı) bildiğimiz dolaşım sisteminden farklı; daha ince damar şebekesinden kurulu ayrı bir yapıya sahiptir. Bu sistem beyaz kan sistemi, ya da tıp ismi ile lenf sistemidir. Bu sistemin sağlıklı işlemesi de dolaşım sistemi kadar önemlidir. Üstelik lenf (beyaz kan) damarları kan damarlarından on defa daha incedir. Üşüttüğümüz zaman bir organda meydana gelen lenf damarı büzüşmeleri pek çok mikroplu hastalığın nedenidir (anjin, zâtürre, zâtülcenb vs.).

İşte abdest bu sistem için akıl almaz bir nîmettir. Onun kıldan ince damarlarını da esnek tutar. Hele bu sistemin özel merkezleri olan burun arkası ve boğazın sık sık yıkanması (gusül), korunma sistemimize yeniden güç ve hareketlenme kazandırır. Abdest ve guslün lenf sistemine kazandırdığı uyarı, tüm hastalıklar, hatta kanser gibi konularda fevkalâde ciddi yarar sağlar.

Abdestin Vücudun Statik Elektriğini Giderici Etkisi:

Tüm hücreler çevresinde belli bir statik elektrik vardır. Ancak vücudun tümü bu statik elektriğin olumlu dengesi içindedir. Bunu his dahi etmeyiz. Ne var ki, gerek havada artan iyonlar, gerek özellikle çağımızda bir mesele olan plastik giysiler, vücudun dış yüzünde elektron artmasına neden olur. Bu olay dıştan içe doğru bizi etkilemektedir. Özellikle sinir sistemi üzerinde ciddi rahatsızlıklar yaratır. Bir önemli etki de deri üzerindedir. Bahis konusu olan elektron artışı deri altındaki çok minik kasları yorar ve onların vaktinden önce esnekliklerinin kaybolmasına neden olur ki; bu sonuç yüzde kırışmaların baş nedenidir. Vücut kırışma ve sarkmaları da bu statik elektrikle yakından ilgilidir.

 Vücudun statik elektriğinin aşırısını dışarı atmanın iki yolu vardır. Ya çıplak el ve ayakla toprağı elleyerek bir nevi toprak hattı yapmak. Ya da su ile yıkanarak bu elektronları dışarı aktarmak.

Size daha ilginç bir açıklama yapacağım. Abdest almada bu amaca özellikle dikkat edilmiştir. Bakın nasıl:

1) Su olmadığı zaman yapılan teyemmüm de tam bir elektron boşalmasıdır.

2) Durgun su, güneşte ısınmış su ve kullanılmış su ile abdest olmaz. Bunun bilimsel hikmeti: Bu tarz sular iyonizosyonunu kaybettiğinden, elektron boşaltma kabiliyetini yitirir.

3) Baş mesh edilmesi saçlardaki elektronları atmaktadır. Şu halde abdest, elektronları en tabii yoldan boşaltarak:

Yüze ve genelde derimize zindelik, güzellik verir. Çocukluğundan beri abdest alan nur yüzlü nineler bu sırra ermiştir. Sinirsel gerginliklerimizi, eklem ağrılarımızı yok eden ilâhi bir reçetedir.

Mikroplara karşı abdest silahı!

Hasta olan çocuk, ilaç kullanmak veya iğne vurulmak istemeyince, yavrusunu çok seven anne baba ne yapar? “Çocuğum istemiyorsa içmesin!” diyen bir annenin evladına sevgisini herkes sorgular. “İçmek istesen de istemesen de bu ilacı içecek, bu iğneyi vurulacaksın!” der anne. Çünkü evladının daha büyük acı çekmesini, daha kötü hastalıklara yakalanmasını istemez.

Abdest almanın faydalarını tekrar okuyunca, “Allah’ım, sen bizi ne kadar çok seviyorsun öyle. Bizi her türlü hastalıktan, mikroptan korumak için abdest ve namazı emretmen, bize olan sevginin en güzel ispatlarından birisi” diye düşündüm.   

“Abdest Müminin silahıdır!” hadisi üzerine, yukarıda ki bilgiler doğrultusunda tekrar düşünmek gerek. Bulaşıcı mikroplara, salgın hastalıklara karşı insanı en iyi koruyacak silah, sık sık abdest almak olamaz mı?

Abdest almak, sadece manevi bir kalkan değil, aynı zamanda maddi bir kalkandır. Abdest almak, bulaşıcı mikroplara karşı insanı koruyan en etkili “aşı”lardan birisidir.

“Domuzdan post, gavurdan dost olmaz!” atasözü, içimize o kadar çok işlemiş ki, birçoğumuz batıdan gelen ilaçlara şüpheyle bakıyoruz. Domuz gribine karşı kullanılacak olan aşıların, sağlığa etkisiyle ilgili bir yorum yapacak değilim. Ancak biz, hem kendimize hem çevremize abdest aşısını daha iyi anlatabilmeliyiz.

Bizde Avrupa’ya abdest aşısı mı göndersek?

Sait ÇAMLICA Eğitimci – Yazar

6 Yorum »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri.

  1. Lavantin Allah senden razı olsun canımsın.abdestin domuz gribiyle bu yönlü ilişkisini hiç düşünmemiştim.Hakikaten Rabbimiz bizi çok seviyor.Çok güzel bir yazı.Benim Allah’ın izniyle korkum yok gripten falan.Rabbim sağlıkla yaşatsın.Gerçek imansa en güzel ilaç.Hayırlı cumalar kardeşim…

  2. ALLAH Resûlü sallALLAHu aleyhi ve sellem buyurdu:
    “Yüzleriniz ve kollarınız, abdesti iyi almaktan ötürü, kıyamet gününde pırıl pırıl parlayacaktır. Gücü yeten, bu parıltıyı artırsın.”

  3. Bu guzel yaziyi bizimle paylastiginiz için çok tesekkurler,
    ancak bu kadar guzel anlatilir..

    bu arada blogunuzu cahide ablanin blogundan dolayi buldum vede çok mutlu oldum,butun paylasimlariniz çok guzel,ellerinize saglik olsun,

    sevgiyle kalin…Hayirli bereketli cumalar olsun insaAllah…

  4. Canım Allah razı olsun güzel paylaşımın için Dr. Haluk Nurbakinin benzer bir yazısı vardı sanırım..

    Sevgiler iyi haftalar..

  5. Cahide, seviliyoruz da seviyor muyuz? Her ne kötülük görsem, sikintili bir sey yasansa aklima tek sey geliyor: “Eger islami yasasaydik, sünnetlere sarilsaydik bu böyle olur muydu?”

    Olmazdi elbet. Kullanma kulavuzunu bir kenera firlattigin bir aletten ne kadar saglikli verim alinir sa o kadar iste…
    Muahbbetle…

    Firuze, cok güzel bir hadis paylasimi olmus. Demek ki, yapmamiz gereken tek sey Allah ne diyor, efendimiz neler yapiyor bi göz atmak.
    Muhabbetle…

  6. Hepimizden rabbim razi olsun… Bir aratayim bakalim Haluk Nurbaki ne demeis?

    Sevgiler…

    Tesekkür ederim Miriban…

    Anlatana degil anlattirana bakamak gerek. Rabbim kolayini söyler ama biz hep zor olani seceriz nedense.
    Sevgiler Mihriban…


Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Pool by Borja Fernandez.
Entries and comments feeds.